Bir siyah çıkıyor

Beyler düşünsenize

2020.11.15 14:24 ezici44 Beyler düşünsenize

millet düşünsenize miting alanındayız,etrafta tıklım tıklım olmuş her tarafta abd,ab,ingiltere,israil bayrakları ve sarı siyah bayraklar var etraf amerikan ve ab bayraklarından masmavi olmuş herkes slogan atıyor bireysel silahlanma,damat feritin askerleriyiz diye birden sloganlar türkçeden ingilizceye dönüyor bir kaç kişi anadilimiz ingilizce olsun diye pankart açmış en az 1 milyıon kişi var sonra sahneye hafif kilolu tombul yüzlü biri çıkıyor böyle herkes avazı çıktığı kadar bağırıyor sonra bir bakıyorsunuz o kişi babacan böyle çıkmış sahneye bir şeyler söyleyecek iki üç öksürüyor ve ağzından şu kelimeler dökülüyor "şu an seçimi %52 ile önde götürüyoruz" herkes bir bağırıyor kulaklarınız patlayacak neredeyse...
submitted by ezici44 to KGBTR [link] [comments]


2020.11.14 20:39 SnooTomatoes3856 her gün bir flood #1 eğer (beğenirseniz devam ederim)

babam 10 sene once kanser oldu hala geberemedi amk

amk çıldırcam lan bi dinleyin allahınızı severseniz. inanduk doktorlara, 3 ay yaşar dediler, ayriluk defterini 10 yıldır vermediler. ulan bu gavat ismini vermiym bi tekstil fabrikasında çalışıyodu, akşam eve gelir yüzü gözü pislik içinde, ne yıkanır, ne paklanır. amokaçi gibi gezer amkoduğum. bi de sümsük, sünepenin teki. anam kovardı bunu evden, bu dangalak da kahveye gider, gerçi anam kovmasa da her akşam gidiyordu amkodumun sığırı, bi bok da yaptığı yok haa, kimsenin bunu siklediği falan yok kahvede, yanlarına oturtuyolar, öyle arada bir ağzına iki leblebi atıyolar, demliğin son postasındaki katran gibi çaydan da verdiler mi tamam. maymun gibi alkış tutacak sevincinden dangalak.
ulan bu bi gece eve geldi, biz uyuyoz tabii, tüberkulozlu merzifon eşşeği gibi hönk hönk öksürüyo ama nasıl, binayı inletti şerefini siktiğim. ulan uyandım dedim yarın bi siktir git, dispansere mi gidecen, sağlık ocağına mı, bi baktır. hayvan oğlu hayvan köpek gibi sigara içiyor, bi de 20 senedir 2000 içiyor yamuk kafasını siktiğim, üniversiteli piçler bilmez, en ağır sigara amk bi de pahalı, sanırsın mebus amkodumun oğlu, götündeki asker yeşili don delik deşik oldu, bu sikik hala en kral cuvaradan içiyor, biz de anamla yeni harman içiyoz amk. ayranı yok içmeye, atla gider sıçmaya. neyse bu gavatla gittik üniversite hastanesine, röntgen möntgen çektiler, gavatın ciğeri görünmüyo amk, film de siyah, bu itin ciğeri de siyah, karaelmas sandığına dönmüş sığırın ciğeri, bu götveren doktor, ciğerler iflas etti, 2 aya tüm organlara sıçrar, en fazla 3 ay yaşar dedi. ben tabii sevindim amk kumanda bana kalacak. ama bu götveren hiç oralı değil ki. beni bu hastalık yenemez, moralle falan yenerim ben bunu dedi.
hay demez olaydı. 10 sene geçti, şam şeytanı gibi gavat. hala ayakta, siktiğimin doktoru 10 sene önce ciğerleri bitti dedi, kanını siktiğimde nası bi ciğer varsa bittikçe yenisi mi çıkıyor nedir, hala darıcadaki goriller gibi fosur fosur sigara içiyor amk. 3 sene önce böbrekleri bitti dediler, geçen ay amcasının oğlunda böbrek yetmezliği vardı bi böbreğini ona verdi amk. bağırsağı pankreasına mı nereye düğümlenmiş sıçamıyo. ağzından mı sıçıyo napıyo bilmiyorum, yemek borusunu söktüler gavatın yeni bağırsak yaptılar, yemek borusunun olduğu yere de, kalorifer tesisat borusu gibi bi bok döşediler, katı bi bok yiyemiyor gavat. ağzına plastik huniyle tarhana marhana falan döküyoz, arada milupa aptamil midir ne sikimdir ondan istiyo nabalım alıyoz amk. bi de gırtlak kanseri, bildiğin gırtlağında delik var amk. ablamın küçük kızı var, parmağını falan sokuyo, zincir mincir sarkıtıyo amk, bi de makine taktılar robot gibi konuşuyo, prostat kanseri de var ecdadını siktiğimde, elinde naylon poşetten mesane yapmışlar onla geziyo, eve birini getiremiyoruz amk öyle kesif sidik kokuyor, burnumu kestirsem kulağımla alırım o kokuyu o kadar leş kokuyor şerefsizin sidiği.
ulan bi gece vicdan azabı gibi dikildi tepeme, ben uyuyom, kalk dedi, dedim nooldu, üstü başı sırılsıklam gavatın, gasilhane ibriği gibi sallanıyo. elinde plastik hunisi var, şunu ağzıma daya üç posta su dök abdest alacam, gırtlaktan kaçıyor dedi, delik ya gırtlağı aradan sızmış, sırılsıklam olmuş dangalak. dedim namaz yeni moda mı, ne namazı dedim. namaza başladım dedi. gavat şükür namazı bile kılıyor artık. neyine şükrediyosa, bala göte yaşıyor iman tahtasını siktiğim. allahım üç senelik dicitürk aboneliği almış bi de, gece dörde beşe kadar yabancı film izliyo, herifteki özgüvene bak ya 3 sene daha yaşayacağına inanıyor bildiğin. allahım bi de fix bi lafı var, biri naber nasılsın falan deyince noolsun sabbaha kadar oturiyiruk, akşama kada yatayiruk diyo, bi de şiveli şiveli, hay senin ağzının yayını, dilinin astarını sikiym ya. ulan laptopu alıp yanına oturuyorum, çamlıcada mezarlık, cenaze levazımatçısı falan yazıyorum gogola. ulan hiç oralı olmuyo, internete fazla takılma diye nasihat veriyo gavat.
geçen bizim nalbur cumhur amcanın oğlu vardı dokuz yaşında mete. o lösemiden öldü, ulan bu arsız, başında kasket, elinde bastonla başsağlığına gitmez mi? ulan cumhur'un nasıl zoruna gitti, aile eşrafı buna pis pis bakıyo ama bu gavatta en ufak bir suçluluk hissiyatından emare yok, gayet vakur götveren, ulan o velet bile kaderine razı oldu, sen 60 yaşına geldin, hala direniyon hayata tutunmaya çalışıyon, karaktersiz amk.
ama yeter bıktım amk, bir sene daha beklerim öldü öldü, ölmezse bağışlicam götvereni tübitaka mübitaka, incelesinler sığırı, naapmak istiyolarsa bu gavatın üstünde yapsınlar, nasılsa gebermiyo piç kurusu, bana bi kalp, bi beyin yeter falan diyo zaten götveren. ilime, bilime bi faydası olsun bari. floodu aldığım reddit linki:link
submitted by SnooTomatoes3856 to akagas [link] [comments]


2020.11.01 17:12 griljedi GRRM 2017 Söyleşileri

- Kitaplarınızı okumakla başlayan ve ancak daha sonra televizyon dizisine gelen bu eleştirmenlerden biriyim. Belki de bu yüzden hala kitapları tercih ediyorum. Kendinizi dizideki karakterlerin başarısı ve popülaritesi konusunda kıskanç mı buluyorsunuz, yoksa onları ve diziyi eşit derecede çocuklarınız olarak görüyor musunuz?
Ben de kitaplarla başladım. Sonra on yıl televizyonda çalıştım ve sonra kitaplara geri döndüm ve şimdi her iki tarafta da bir ayağım var.
Kitaplara gelince, belli ki yüzde 100 bana aitler. Televizyon dizisi kısmen benimdir; bu, benim karakterimle benim dünyam ve bunun için bir dizi senaryo yazdım. Dört senaryo yazdım - ilk dört yılın her biri için bir tane ama gerçekten harika bir TV dizisi yapan birçok insan var ve iki yapımcı olan David Benioff ve Dan Weiss olağanüstü bir iş çıkardı ve tüm yönetmenlerimiz, muhteşem oyuncu kadromuz, diğerler çalışanlar da öyle. Kostüm tasarımı, oyuncu seçimi, dublör çalışması, sinematografi ve özel efektler gibi konularda kazandığımız Emmy'lerin sayısı... Televizyondaki diğer programlardan daha fazla Emmy kazandık çünkü bu işlerdeki insanlar işlerini üstün bir şekilde iyi yapmışlardır. Bu yüzden şovla ilişkilendirilmekten çok gurur duyuyorum.
- Yapımcılar sizden ne kadar bağımsız? Basitçe söylemek gerekirse: öldürmeye karar verdiğiniz bir karakterin hayatını kurtarabilirler mi? Ya da kitaplarınızda hala hayatta olan birini öldürebilirler mi?
Bağımsızdırlar. Onlar istediklerini yapabilirler. Gücüm yok… herhangi bir sözleşmeye dayalı [onları durdurma] hakkım yok. Onlara danışmanlık yapıyorum. Onlarla düzenli olarak konuşuyorum. Elbette yıllar önce bir dizi çok uzun toplantı yaptık, onlara son birkaç kitapta gelen bazı büyük kıvrımları, dönüşleri ve büyük olayları anlattım. Yani bunların bazılarına [değiniyorlar] ve bazı açıklamaları yapıyorlar ama aynı zamanda çeşitli şekillerde ayrılıyorlar.
En büyüğü az önce bahsettiğiniz: Muhtemelen şu anda, tam da konuştuğumuz sırada, dizide ölü olan, kitaplarda hala hayatta olan 20'ye yakın karakter var. Bazıları çok küçük karakterler ama aynı zamanda Rickon Stark, Barristan Selmy, Myrcella Baratheon gibi büyük karakterler de var. Hepsi - dizide ölü ama kitaplarda yaşıyor.
Kitaplarda, dizide hiç yer almayan oldukça önemli karakterler de var. Tamamen ihmal edilen karakterler. Mesele onları öldürmek değil; orada değiller. Asla bunun bir parçası olmadılar: Leydi Stoneheart onlardan biri; Bir bakış açısı karakteri olan Dorne'un varisi Arianne Martell ve Quellon Greyjoy'un oğullarından Victarion Greyjoy ve Balon ile Euron'un kardeşi. Tüm bu karakterler kitaplarda oldukça önemli ve dizide tamamen eksik.
- Çalışmanızda, Mikhail Bakhtin'in karakterlerin eşit olduğu ve okuyucunun bunlardan herhangi birini destekleyebileceği çok sesli kurgu kavramını esasen yakaladınız. Bunu dizilere aktarmak imkansızdı.
Tüm karakterlerin eşit olduğunu söylemem ama (umarım) insani özelliklere, özellikle de bakış açısı karakterler, sahipler. İlk kitapta yedi bakış açısı karakterim var ve her kitapta birkaç tane daha var. Yani, şimdiye kadar, muhtemelen 12 veya 13 bakış açısı karakteriyiz ve bunlar aslında onların derilerinin içine girdiğim yerlerdir, yani dünyayı onların gözlerinden görüyorsunuz. Onların düşüncelerini duyuyorsunuz. Onların duygularını hissediyorsun ve bu bakış açısı karakterlerinin üzerini boyamaya çalışıyorum ve bazıları asil ve adil, bazıları biraz bencil ve bazıları çok zeki ve bazıları daha az zeki ve hatta aptal ama hepsi insan ve ben onların insanlığını tasvir etmek istiyorum.
Her zaman "gri karakterler" dediğim şeyi yazmakla ilgilenmişimdir ve siyah veya beyazın tonlarında boyamakla değil. Pek çok fantastik roman, iyi ve kötü arasındaki çatışmayı romanın kalbi - tematik çekirdek olarak tasvir eder ve kesinlikle bunun bir kitap için geçerli bir tematik öz olduğunu düşünüyorum ama buna baktığımda, iyiyle kötü arasındaki mücadele, bir tarafın beyaz, diğer tarafın siyah giydiği bir savaş alanında yapılmıyor ve adamlar siyahlar gerçekten çirkin ve insan eti yiyorlar ve boynuzları falan var.
- Tolkien’de olduğu gibi.
Tolkien bunu muhteşem bir şekilde yaptı, ancak takip eden Tolkien taklitçilerinin elinde klişe haline geldi. Karanlık Lordlar veya dengi hakkında yazmak ilgimi çekmiyordu. Hepimiz bizi tanımlayan ve hayatlarımızı tanımlayan seçimlerle mücadele ederken, iyiyle kötü arasındaki savaşın her gün dünyanın her yerinde bireysel insan kalbinde yapıldığını düşünüyorum ve ne yapacağımızı seçmemiz gerekiyor ve bazen seçim kolay olmuyor; iyi ve kötü adamların bu mutlak yan yana gelmesi değil. Karakterlerimle buna ulaşmak ve karşılaştıkları bazı zorlukları göstermek istedim.
“Game of Thrones” dizisi bu grafik, müstehcen seks ve şiddet sahneleriyle başladı. Bunların bir kısmı yavaş yavaş gösteriden kayboldu, ancak kitaplarınızdan değil. Programcıların bu kararı hakkında ne düşünüyorsunuz?
Ben buna katılmıyorum. Dizi, dizidir. David ve Dan bunu yapıyor ve benim uğraşmak zorunda olmadığım parametrelerle seçimler yapmak zorundalar. İzleyicilerin neyi kabul edip etmeyeceklerine ilişkin sorular, çalışma süresiyle ilgili sorular, gerçekte neler yapabileceklerine dair sorular... Örneğin, ilk sezonda bütçemiz çok daha küçüktü ve gerçekten savaşamazdık. Yani Yeşil Çatal Savaşı gibi bir şeyiniz var. Kitabımda büyük bir savaştı, ancak TV şovunda, Tyrion kafasına çarptı ve savaş boyunca bilinçsiz, çünkü tüm ekstraları işe alacak ve tüm özel efektleri yapacak bütçemiz yoktu.
Kitaplar benim hikayeye dair mutlak vizyonum ve istediğim şeyi sunuyorum, cinsellik ve şiddet dahil. Tolkien dahil birçok fantezide olduğu gibi bu aslında bir savaş hikayesidir. Yüzük Savaşı! Ve bir savaş hikayesi yapıyorsanız, savaşın doğası konusunda dürüst olmanız gerektiğini düşünüyorum ve savaş kesinlikle edebiyat tarihine kadar uzanan güçlü bir temadır. İlyada öncesine ait pek bir şeye sahip değiliz ve İlyada Truva Savaşı'ndan başka bir hikaye nedir? Tolstoy'un Savaş ve Barış hakkında yazması var. Savaş insanlığın en büyük belası ama başından beri bizimle birlikte ve bilmiyorum ama bazen sonuna kadar bizimle olacağından umutsuzluğa kapılıyorum. İster fantezi kurgu ister gerçekçi kurgu olsun, kurguda ele alınması kesinlikle güçlü bir şeydir.
- “Game of Thrones” u sık sık dünyamızla ilgili politik metaforlar koleksiyonu olarak okuruz. Bu hikayede siyasi görüşlerinizi aramakta haklı mıyız? Yoksa bu haksız bir şekilde mi yansıtılıyor?
Sanırım ikisinden de biraz. Kuşkusuz, "Buz ve Ateşin Şarkısı" güç üzerine bir meditasyondur - gücün kullanımları ve suistimalleri, insanların onu elde etmek için yaptıkları ve ona sahip olduklarında ne yaptıkları... Yönetim üzerine bir meditasyon ve elbette savaş hakkında bir hikaye. Bunların hepsi birer faktör ve belki de içinde ne yaptığımı görerek bunların bazıları hakkındaki görüşlerimi hissedebilirsiniz.
Ne var ki 21'inci yüzyıl ve 2017 siyaseti ile ilgili bir alegori değildir. Bunu uygulamaya çalışanlar, Tolkien ile bunu yapmaya çalışanlar kadar yanlıştır, Yüzüklerin Efendisi'nin II.Dünya Savaşı ile ilgili olduğundan bahseder. İkinci Dünya Savaşı ile ilgili değildi; Yüzük Savaşı hakkındaydı. Kitaplarıma yansıyan herhangi bir politika varsa, Yüz Yıl Savaşları, Haçlı Seferleri ve Güllerin Savaşları siyasetidir - 2017'de olan bir şey değil.
- Herhangi bir kitaptaki ana karakterler genellikle yazarın bir yansıması olarak kabul edilir. Bu "Game of Thrones" da doğru mu?
Bakış açısı karakterleri ile diğer karakterler arasında bir ayrım yapmalıyım. Bakış açısı karakterleri, aslında derilerinin içinde süründüğüm ve kafalarında yaşadığım ve size dünyayı gözleriyle gösterdiğim karakterlerdir. Bir bakış açısı karakterini canlandırmak için, karakter sizden çok farklı olsa bile, kendinizin bazı kısımlarını kullanmanız gerekir. Açıkçası, asla sürgün edilmiş bir prenses olmadım, asla cüce olmadım ve hiç sekiz yaşında bir kız olmadım. Ama bence, tüm insanlık için geçerli olan ortak özelliklerle, bizi ayıran şeyden çok daha fazla ortak noktamız var. Milliyet veya din, cinsiyet veya seks veya bu sorulardan herhangi birini göz önünde bulundurarak, tüm bu karakterleri tamamen insan yapmaya çalışıyorum.
- Size en çok hangi karakterin benzediğini hissediyorsunuz? Hikayede en çok hangi karakter olmak istersiniz? Ve hangi karakter olmaktan korkarsınız?
[Gülüşmeler.] Tyrion her zaman yazarken en kolay zaman geçirdiğim karakterdir. Belki de tüm dezavantajlarına rağmen bir anlamda olabilmeyi dilediğim karakter buydu ama tabii ki ben Tyrion değilim. Tyrion'un ona karşı harika bir zekası var ve ortaya çıkması haftalarımı alan her an zekâyı savuruyor. Satırı doğru yapmadan önce onları dört kez yeniden yazmam gerekiyor. Gerçek hayatta ben her zaman "Ah! Bunu söylemeliydim! " derim ama bunu sadece üç hafta sonra düşünüyorum.
Gerçek hayatta muhtemelen en çok sevdiğim karakter Samwell Tarly. Sevgili Sam ve olmak istediğim karakter? Kim Jon Snow olmak istemez ki - kara kara düşünen, Byronic, tüm kızların sevdiği romantik kahraman. Theon [Greyjoy] olmaktan korktuğum kişi. Theon, Jon Snow olmak ister, ancak bunu yapamaz. Yanlış kararlar vermeye devam ediyor. Kendi bencil, en kötü dürtülerine teslim olmaya devam ediyor.
Theon, bazı açılardan kahraman olmak için baştan sona mücadele ediyor. İkisi de aynı durumdan çıkıyor: İkisi de Kışyarı'nda Eddard Stark tarafından büyütülüyor, ancak gerçek, çekirdek ailenin bir parçası değiller. Theon bir esir ve Jon Snow piç bir oğul. Yani ikisi de biraz dışarıda ama Jon bunu başarıyla hallediyor ve Theon bununla başa çıkamıyor. Kendi kıskançlığı ve ait olmama duygusuyla zehirlenir.
- En sevilen kahramanlarınızın çoğu dışlanmışlar: çocuklar ve kadınlar, eşcinseller ve cüceler, yabancılar ve entelektüeller. Edebiyat dünyasında bir yabancı gibi, belki bugün değil ama kariyerinizin erken dönemlerinde, hissediyor musunuz? Görünüşe göre bilim kurgu ve fantezi yazarları genellikle çok popülerdir, ancak bazen hala "gerçek yazarlar" olarak kabul edilmemektedirler.
Değişiyor. Rusya adına konuşamıyorum - Rusya'da neler olup bittiğini bilmiyorum - ama İngilizce konuşulan dünyada durum yavaşça değişiyor. Kariyerime 70'lerde, ilk satışlarımda başladığımda ve hatta ondan önce, 60'larda, küçük amatör hikayeler okurken ve yazarken, bunun kesinlikle çok farkındaydım. Bilimkurgu ve fantezi, gerçek edebiyat olarak görülmedi ve kanonun(kabul gören yazar eserleri listesi) bir parçası değildi. Öğretmenlerim bana "Neden bu saçmalığı okuyorsun? İyi notlar alıyorsun, iyi yazıyorsun ve büyük ustaları okuyor ve o şeyleri yazmamalısın. " derdi.
En azından Amerika'da değişen şey, Amerika'nın her yerindeki kolejlerde ve üniversitelerde öğretilen bilim kurgu ve fantezi kurslarının olmasıdır hatta bazıları kitaplarımı öğretiyor. Son birkaç yılda, Michael Chabon'un Pulitzer'i ve Stephen King'in Ulusal Kitap Ödülü'nü kazandığını gördük. Bunlar, 30 yıl, hatta 10 yıl önce bir fantezi yazarına asla verilemeyecek çok çok prestijli ödüller. Birdenbire bu engeller aşılmaya başlıyor ve ayrıca edebiyat yazarlarının bilimkurgu ve fantezi yazarlarının tekniklerini ve ortamlarını ödünç aldıklarını görüyorsunuz. Bu yüzden duvarların yıkılmaya başladığını düşünüyorum ama henüz tam olarak değil.
Örneğin, yüzlerce kolej ve üniversite bilimkurgu ve fantezi dersleri vermesine rağmen, 20. yüzyıl Amerikan edebiyatını ve kanonunu öğretirken bilim kurgu veya fantezi kitaplarını dahil etmiyorlar. Kanon yine Fitzgerald, Hemingway ve John Updike olacak. Tam olarak birleşeceğimizi düşünürsem, olması gerektiği gibi Ursula K. Le Guin veya Robert A. Heinlein'i içermeyecektir. Ancak bunların hepsi tüm tür yazarları için geçerlidir. Sadece biz değiliz. Gizemli yazının iki büyük devi olan Dashiell Hammett veya Raymond Chandler da bunlara dahil değil.
Elbette herhangi bir kitabın gerçek testi, kendi zamanında hayatta kalacak mı ve yazar öldükten sonra okunacak mı? 20 yıl sonra okunacak mı? Ya da 100 yıl sonra? Bence bilim kurgu ve fantezi bu açıdan oldukça iyi gidiyor. İnsanlar hâlâ H. G. Wells ve Jules Verne'i okuyorlar ve hala Tolkien'i okuyorlar. The Guardian, 20. yüzyılın en büyük romanları hakkında bir okuyucu anketi yürüttüğünde, Yüzüklerin Efendisi, 20. yüzyılda yazılmış İngilizce konuşulan dünyanın tüm sözde büyük edebi romanlarından önce bitirdi. Sanırım işler değişiyor.
- Hiç Rus edebiyatından bir şey ödünç aldınız mı? Klasiklerimizden biri?
Rus edebiyatından aklıma gelen tek bir şey ödünç aldım, "Karamazov Kardeşler" den alınan Tywin Lannister'ın cesedi için yaptığım küçük parçaydı ama Rusça okumadığım için çok fazla Rus edebiyatı okumadım. Üniversitede Dostoyevski'nin "Suç ve Ceza" ve "Karamazov Kardeşler" ve "Savaş ve Barış" adlı klasiklerini okudum ve daha sonra "Doktor Jivago" yu okudum. Biraz Rus bilim kurgu okumaya çalıştım ama çoğunlukla sahip olduğumuz tek şey Strugatsky Kardeşlerdi. Hiç Rusça bilmiyorum, maruz kalmam sınırlıydı.
- "Game of Thrones" dünyası çok inandırıcı ve çok gerçekçi, öyleyse neden bu dünyaya sihir getirmeye karar verdiniz? Yürüyen cesetlere ve ejderhalara ihtiyacı var mıydı? Yazar olarak sizi büyülü unsurlar sunmaya iten nedir?
Ejderhaların orada olmamasını erken dönemlerde düşünmüştüm. Targaryen’in sembolünün ejderhalar olmasını istedim ama bunun bir psiyonik güç gibi, pirokinez olduğu, zihinleriyle alevler çıkarabilecekleri fikriyle oynadım. İleri geri gittim. Arkadaşım ve diğer fantazi yazarı Phyllis Eisenstein, beni ejderhaları yerleştirmeye ikna eden kişiydi ve üçüncü kitabı ona ithaf ettim ve bunun doğru karar olduğunu düşünüyorum. Bu arada Phyllis, büyük Rus filmleri “Battleship Potemkin” ve “Alexander Nevsky” nin yapımcısı Eisenstein'la uzaktan akraba.
Fantezinin içinde sihire ihtiyacı var ama ben sihri çok sıkı bir şekilde kontrol etmeye çalışıyorum. Fantazide çok fazla büyüye sahip olabilirsiniz ve sonra her şeyi alt eder ve tüm gerçekçilik duygunuzu kaybedersiniz ve sihri büyülü tutmaya çalışıyorum - gizemli, karanlık ve tehlikeli bir şey ve asla tam olarak anlaşılmayan bir şey. Bu altı kelimeyi söylerseniz, güvenilir bir şekilde bir şeylerin olacağı sihir okulları ve sınıfları olma yolunda ilerlemek istemiyorum. Sihir bu şekilde çalışmaz. Sihir, tam olarak anlamadığınız güçlerle oynamaktır ve belki de varlıklar veya tanrılar hakkında tam olarak anlamadığınız... Bu konuda bir tehlike hissi olmalı.
- Yani Hogwarts yok mu?
Hayır. [Kahkaha.]
- Son bir şey: "Buz ve Ateşin Şarkısı" serisindeki bir sonraki kitabını ne zaman bitireceğini birisi George Martin'e her sorduğunda, başka bir Stark'ı öldürürmüş. Bu söylentiler gerçek mi?
Bu doğru olsaydı, geriye Stark kalmazdı çünkü bu soruyu sürekli alıyorum ama hala ortalıkta sağlıklı sayıda Stark'ımız var.
- GRRM, kitapları yazarken Amerikan tarihinden hiç etkilenmedi ama Ortaçağ Avrupa, bilhassa İskoçya, tarihinden çok etkilendi.
- Daenerys’in kırmızı kapılı evi terk ettiğinde kaç yaşında olduğu ve kaldığı yerin Deniz Lord’unun sarayına yakın olup olmadığı sorusunu yanıltısız bıraktı ama gelecekte kitaplarda “kırmızı kapılı ev” hakkında daha fazla açıklama olacağını söyledi.
- Rickon, yeni kitapta görünecek.
- Ejderhaların cinsiyeti konusunun tam olarak anlaşılmasının zor olduğunu, bazen ejderhaların dahi bilmediğini, yumurta bıraktığında dişi oldukları varsayıldığını söyledi.
- GRRM, Ramsay’in yaratma ilhamını “Theon’un kıçıcı ısıracak bir şey gerekiyordu” şeklinde cevap verdi. Özetle Ramsay, Theon için yaratılan bir karakterdir.
- Diğerleri’nin gerçek dünyadaki eşdeğeri soruldu ve buna en yakın olanın iklim değişikliği olacağı yanıtını verdi. Bunun hakkında epeyce konuştu ve insanlığın bu tehditle yüzleşmek için birleşmesi gerektiğini ve bunun acil olduğunu söyledi.
- Ötekilerin kökenleri hakkında, ileride, daha fazla şey öğreneceğimizi söyledi.
- GRRM, eğer Sansa, doğruyu söyleseydi Lady hala hayatta olur muydu sorusuna “bu mümkün” cevabını verdi. Robert bir düşünür değil, duyguları tarafından yönetilen aceleci bir adamdı, bu yüzden öfkesini ulu kurtlar yerine Joffrey'e yönlendirebilirdi. Ancak bu kesin değil çünkü Robert evliliğinde barışı korumak istiyordu ve yine de ulu kurtlar konusunda Cersei'yi mutlu etmeye karar verebilirdi.
- Yazma süreci hala sana doğaçlama geliyor mu? Aklınızda bir son olsa bile, hala Westeros dünyası hakkında bir şeyler öğreniyormuş gibi hissediyor musunuz?
Evet. Bu, Westeros veya Game of Thrones'a özgü bir şey değil. Bu sadece benim çalışma şeklim ve her zaman yaptığım bir şey.
Romanlarımdan herhangi biri söz konusu olduğunda, nereden başladığımı biliyorum, az çok nerede sona ermek istediğimi biliyorum. Yol boyunca bazı büyük dönüm noktalarını biliyorum, benim için inşa ettiğim şeyler ama yol boyunca çok şey keşfediyorsunuz. Karakterler yükselir ve daha önemli görünür ve büyük bir dönüm noktası olacağını düşündüğünüz şeye ulaşırsınız ve ... iki yıl önce düşündüğünüz şey pek işe yaramıyor, yani daha iyi fikir gerekir! Benim için her zaman böyle bir keşif süreci vardır. Yazarların hepsinin bu şekilde çalışmadığını biliyorum ama ben hep böyle çalışıyorum.
- Bu yeni fikirler, Game of Thrones TV şovuna tepki olarak ortaya çıkıyor mu? Kendinizi TV'de yayımlananları karmaşıklaştırmaya veya bunlardan uzaklaşmaya ya da şovda çok fazla yer almayan karakterlere dalmaya çalışırken mi buluyorsunuz?
Bunu o terimlerle düşünmüyorum. Dizi, dizidir ve bu noktada kendi başına bir yaşam geliştirdi. Elbette dizinin içindeyim ve başından beri de öyleyim ama asıl odak noktam kitaplar olmalı. Bu hikayeyi 1991'de yazmaya başladığımı hatırlamalısınız ve ilk olarak David ve Dan [yapımcılar; Benioff ve Weiss] ile 2007'de tanıştım. Dizide çalışmaya başlamadan önce 16 yıldır bu karakterlerle ve bu dünyayla yaşıyordum. Aklımda oldukça sabitler ve dizi, dizinin tepkisi ya da hayranların düşündükleri yüzünden hiçbir şeyi değiştirmeyeceğim. 1990'ların başında yazmaya başladığım hikayeyi hâlâ yazıyorum.
- Kadın karakterleriniz güçleri ve karmaşıklıkları için öne çıkıyorlar, ancak çoğu zaman cinsel şiddetin kurbanı olarak, erkek karakterler tarafından yapılan muameleler, yıllar içinde öfkeyi artırdı. Bu tepki sizi şaşırttı mı?
Evet, şaşırttı aslında ve ben bazılarıyla sorun yaşıyorum. Eleştirilerin doğru veya uygun olduğunu düşünmüyorum. Herkesin kendi fikrini alma hakkı olduğunu biliyorum ama… her neyse. Esasen bir savaş hikayesi yazıyorum - Güllerin Savaşları. Yüz Yıl Savaşları. Buradaki ilham kaynağımın her birinin başlığında "savaş" var. Tarih kitaplarını okuduğumda tecavüz tüm bu savaşların bir parçası. Tecavüzün olmadığı hiçbir zaman savaş olmadı ve buna bugün devam eden savaşlar da dahildir. Bana öyle geliyor ki bir savaş hikayesi yazarsan ve onu dışarıda bırakırsan temelde dürüst olmayan bir şey var demektir.
- Bir dereceye kadar da trajik ve ne yazık ki karakter geçmişleriyle o kadar iç içe geçmiş durumda ki. Daenerys çocuk gelin olarak satılmadıkça, yani köle olarak satılmadıkça, şu anda olduğu yere varamaz.
Ve şunu belirtmeliyim ve muhtemelen bunu biliyorsunuzdur, eğer kitapları okuyup diziyi izlediyseniz, Daenerys'in düğün gecesi kitaplarda anlatıldığından oldukça farklıdır. Yine, gerçekten de Daenerys'in parçasının yeniden canlandırıldığı orijinal bir pilotumuz vardı ve ilk kez, Tamzin Merchant rolünü oynadığı sırada çektiğimiz şey, kitaplar için çok daha doğruydu. Kitaplarda yazıldığı şekliyle sahneydi. Böylece orijinal pilot ve sonraki pilot arasında bu değişti. Bunun hakkında David ve Dan ile konuşmalısın.
- Hayranlar tarafından oldukça sevilen bir hale geldikleri için karakterleri özgürce hareket ettirememek çifte bir engel gibi görünüyor.
Okuyucunun karakterlerinizi önemsemesini istiyorsunuz - eğer yoksa, o zaman duygusal bir ilişki yoktur ama aynı zamanda karakterlerimin nüanslı olmasını, gri olmasını, insan olmasını istiyorum. Bence insanoğlu inceliklidir. İnsanları kahramanlık ve kötülük yapma isteği eğilimi var ve bence gerçek hayatta kötü adamlar var ve gerçek hayatta kahramanlar var, ancak en büyük kahramanların bile kusurları vardır ve kötü şeyler yaparlar ve en büyük kahramanlar bile sevgi ve acı çekebilir ve bazen onlara sempati duyabileceğiniz anlar yaşarlar. Ne kadar bilimkurgu, fanteziyi ve yaratıcı şeyleri sevsem de mihenk taşınız olarak her zaman gerçek hayata geri dönmeli ve `` Gerçek nedir?” nedir diye sormalısınız.
- Cat hakkında...
"Evet, birisi ölümden dönerse, özellikle de şiddetli, travmatik bir ölüme maruz kalırsa, her zamanki kadar güzel bir şekilde geri gelmeyecekler." Lady Stoneheart karakteriyle yapmaya çalıştığım ve hala yapmaya çalıştığım şey buydu.
- Ve Jon Snow da dizide ölümden dönme deneyimiyle bitmiştir.
Doğru... Ve tüm bunların habercisi olarak kurulan zavallı Beric Dondarrion, her seferinde biraz daha az Beric... Hafızası kayboluyor, tüm bu yara izleri var, fiziksel olarak giderek daha çirkinleşiyor çünkü artık yaşayan bir insan değil. Kalbi atmıyor, damarlarında kanı akmıyor, wight ama buz yerine ateşle canlandırılan bir wight, şimdi tüm ateş ve buz şeyine geri dönüyoruz.
submitted by griljedi to asoiaf_tr [link] [comments]


2020.09.20 18:01 voghbum babam 10 sene once kanser oldu hala geberemedi amk

amk çıldırcam lan bi dinleyin allahınızı severseniz. inanduk doktorlara, 3 ay yaşar dediler, ayriluk defterini 10 yıldır vermediler. ulan bu gavat ismini vermiym bi tekstil fabrikasında çalışıyodu, akşam eve gelir yüzü gözü pislik içinde, ne yıkanır, ne paklanır. amokaçi gibi gezer amkoduğum. bi de sümsük, sünepenin teki. anam kovardı bunu evden, bu dangalak da kahveye gider, gerçi anam kovmasa da her akşam gidiyordu amkodumun sığırı, bi bok da yaptığı yok haa, kimsenin bunu siklediği falan yok kahvede, yanlarına oturtuyolar, öyle arada bir ağzına iki leblebi atıyolar, demliğin son postasındaki katran gibi çaydan da verdiler mi tamam. maymun gibi alkış tutacak sevincinden dangalak.
ulan bu bi gece eve geldi, biz uyuyoz tabii, tüberkulozlu merzifon eşşeği gibi hönk hönk öksürüyo ama nasıl, binayı inletti şerefini siktiğim. ulan uyandım dedim yarın bi siktir git, dispansere mi gidecen, sağlık ocağına mı, bi baktır. hayvan oğlu hayvan köpek gibi sigara içiyor, bi de 20 senedir 2000 içiyor yamuk kafasını siktiğim, üniversiteli piçler bilmez, en ağır sigara amk bi de pahalı, sanırsın mebus amkodumun oğlu, götündeki asker yeşili don delik deşik oldu, bu sikik hala en kral cuvaradan içiyor, biz de anamla yeni harman içiyoz amk. ayranı yok içmeye, atla gider sıçmaya. neyse bu gavatla gittik üniversite hastanesine, röntgen möntgen çektiler, gavatın ciğeri görünmüyo amk, film de siyah, bu itin ciğeri de siyah, karaelmas sandığına dönmüş sığırın ciğeri, bu götveren doktor, ciğerler iflas etti, 2 aya tüm organlara sıçrar, en fazla 3 ay yaşar dedi. ben tabii sevindim amk kumanda bana kalacak. ama bu götveren hiç oralı değil ki. beni bu hastalık yenemez, moralle falan yenerim ben bunu dedi.
hay demez olaydı. 10 sene geçti, şam şeytanı gibi gavat. hala ayakta, siktiğimin doktoru 10 sene önce ciğerleri bitti dedi, kanını siktiğimde nası bi ciğer varsa bittikçe yenisi mi çıkıyor nedir, hala darıcadaki goriller gibi fosur fosur sigara içiyor amk. 3 sene önce böbrekleri bitti dediler, geçen ay amcasının oğlunda böbrek yetmezliği vardı bi böbreğini ona verdi amk. bağırsağı pankreasına mı nereye düğümlenmiş sıçamıyo. ağzından mı sıçıyo napıyo bilmiyorum, yemek borusunu söktüler gavatın yeni bağırsak yaptılar, yemek borusunun olduğu yere de, kalorifer tesisat borusu gibi bi bok döşediler, katı bi bok yiyemiyor gavat. ağzına plastik huniyle tarhana marhana falan döküyoz, arada milupa aptamil midir ne sikimdir ondan istiyo nabalım alıyoz amk. bi de gırtlak kanseri, bildiğin gırtlağında delik var amk. ablamın küçük kızı var, parmağını falan sokuyo, zincir mincir sarkıtıyo amk, bi de makine taktılar robot gibi konuşuyo, prostat kanseri de var ecdadını siktiğimde, elinde naylon poşetten mesane yapmışlar onla geziyo, eve birini getiremiyoruz amk öyle kesif sidik kokuyor, burnumu kestirsem kulağımla alırım o kokuyu o kadar leş kokuyor şerefsizin sidiği.
ulan bi gece vicdan azabı gibi dikildi tepeme, ben uyuyom, kalk dedi, dedim nooldu, üstü başı sırılsıklam gavatın, gasilhane ibriği gibi sallanıyo. elinde plastik hunisi var, şunu ağzıma daya üç posta su dök abdest alacam, gırtlaktan kaçıyor dedi, delik ya gırtlağı aradan sızmış, sırılsıklam olmuş dangalak. dedim namaz yeni moda mı, ne namazı dedim. namaza başladım dedi. gavat şükür namazı bile kılıyor artık. neyine şükrediyosa, bala göte yaşıyor iman tahtasını siktiğim. allahım üç senelik dicitürk aboneliği almış bi de, gece dörde beşe kadar yabancı film izliyo, herifteki özgüvene bak ya 3 sene daha yaşayacağına inanıyor bildiğin. allahım bi de fix bi lafı var, biri naber nasılsın falan deyince noolsun sabbaha kadar oturiyiruk, akşama kada yatayiruk diyo, bi de şiveli şiveli, hay senin ağzının yayını, dilinin astarını sikiym ya. ulan laptopu alıp yanına oturuyorum, çamlıcada mezarlık, cenaze levazımatçısı falan yazıyorum gogola. ulan hiç oralı olmuyo, internete fazla takılma diye nasihat veriyo gavat.
geçen bizim nalbur cumhur amcanın oğlu vardı dokuz yaşında mete. o lösemiden öldü, ulan bu arsız, başında kasket, elinde bastonla başsağlığına gitmez mi? ulan cumhur'un nasıl zoruna gitti, aile eşrafı buna pis pis bakıyo ama bu gavatta en ufak bir suçluluk hissiyatından emare yok, gayet vakur götveren, ulan o velet bile kaderine razı oldu, sen 60 yaşına geldin, hala direniyon hayata tutunmaya çalışıyon, karaktersiz amk.
ama yeter bıktım amk, bir sene daha beklerim öldü öldü, ölmezse bağışlicam götvereni tübitaka mübitaka, incelesinler sığırı, naapmak istiyolarsa bu gavatın üstünde yapsınlar, nasılsa gebermiyo piç kurusu, bana bi kalp, bi beyin yeter falan diyo zaten götveren. ilime, bilime bi faydası olsun bari.

EDİT: Arkadaşlar postun bu kadar tutacağını tahmin etmediğim için yazmamıştım. Yazı benim değil incisözlüğün efsane yazarı biyikligencforvete aittir. Paylaştığım diğer yazılar da aynı şekilde.
submitted by voghbum to KGBTR [link] [comments]


2020.09.18 03:33 RaufYildirim Türkiyede yaşanılabilecek ortalama br hayatın özeti.

48 saat içerisinde seni ortaya çıkaracak olan iki gamet hücresi birleşiyor ve anlık kimyasal reaksiyonlar ile seni sen yapacak bir zigot ortaya çıkıyor. Büyüyorsun, hücrelerin sayılarını çoğaltıp yavaş yavaş doku topluluklarını oluşturmaya başlıyor, seni karnında taşıyan annen ve seni her daim koruyacak olan ya da bunu beceremeyecek ve hatta sana karşı gaddarlaşacak olan baban senin varlığınla mutlu ve heyecanlılar, imkanları el verdikçe kendilerini ve senin yaşam alanını hazırlıyorlar.
Koskoca 9 ay geliyor anneni yatırıyorlar, senin kalp atışlarının 200'ün üstüne çıkmasını bekliyorlar ve damar yoluyla Pitocin vererek doğumunu hazırlıyorlar ya da bunların hiçbirisini yapmıyorlayapamıyorlar ya da tıpkı benim yaşadığım gibi hayati bir risk taşıyan gebelik hastalığı seni vuruyor, sersemletiyor ve ilk yaşam sınavını veriyorsun. Ama sen ne olursa olsun doğuyorsun, kordonunu kesiyorlar, seni kontrol ediyorlar, burnunu açıyorlar, annene ve sana bez bağlayıp koruyucu bir cihazın içine koyuyorlar, baban sana bakıyor ya da kucağına alıyor, önce seviniyor ve gururlanıyor, ardından gerçekler yüzüne vurduktan sonra aklını binbir türlü düşünceler ve endişeler kaplıyor ne de olsa burası Türkiye nam-ı diğer Dert kafesi ya da Tımarhane artık ne diye çağırırsan.
İlklerle dolu yıllarını geçirdikten sonra 7 yaşına kadar kişiliğin değişiyor, Almanyada kutlamalarla insanlar okula giderken sen endişeler, baskılar içerisinde ve ağlayarak gidiyorsun, baskı görüyorsun hem ailenden hem dışarıdan çünkü Türkiye tımarhaneler ülkesi. 9, 10, 11, 12 yaşlarına kadar geldin derken cinsel organını keşfediyorsun ama o esnada parasızlık, hayaller, baskı, başarısızlık, eziklik, güçsüzlük ve aile bireyleri seni daha çok genç olmana rağmen senin kişiliğini yok ediyorlar ve sen organınla adeta bir enstrüman gibi oynamaya başlıyorsun. Keman ile Paganini çalmak nasıl bir duygu ise sende organınla hayallerine erişiyorsun ve tebrikler! Yepyeni alışkanlıklar kazandın artık Avustralya da yaşıtların haftasonu surf yaparken sen kendini saatlerce kötü bir bilgisayarda takılarak ve kendine ister istemez dikkat edemeyerek kilolu, asosyal, umutsuz ve hayattan beklentileri olmayan bir kişiliğe dönüşüyorsun ve böyle olman çok normal çünkü dışarıda insanlar zaaflarını kullanarak zorbalıkta çığır açmış, kimse seninle ilgilenmiyor, ailen geleceğin hakkında seni çok korkutuyor ve yetmezmiş gibi gereksiz baskılar uygulayıp seni adeta bir köleye çeviriyor. Hayatını ya asosyal ve dejenere bir et parçası olarak ya ders çalışmaktan insanlarla sosyalleşmeyi, merak etmeyi, keşfetmeyi ve aşık olmayı unutmuş ya da sosyal çevresi olan ve yine zorluklata kafa tutan bir şahıs olarak geçireceksin, üçünden birini seçmen gerekiyor, hepsinin bir kötü yanı var ve Avrupaya gözünü çevirdiğinde insanlar rahat rahat hem mutluluğu ve hem keşfetmeyi hemde başarıyı yakalarken sen bunlardan birini seçmelisin. Eğer ders çalışmazsan 50 yaşında, bej renginde gömlek giyen, açlık ve sindirim sistemi rahatsızlıklarından ağzı sarımsak kokan, damağı ve ağız kenarlarında tarhana kalıntıları bulunan, vücudu 14 gün önce sanki parçalarına ayrılıp bir kenara atılan bir leş ya da Hindistan'ın Kolkata şehrinde 300 yıldır aktif olarak insanların malum amaçlar için kullandığı göl ya da sulama nehri gibi kokan, konuşmayı, düşünmeyi, tartışmayı ve anlamayı beceremeyen, gerici ve primitif bir zihne sahip bir yaratık tarafından sana sadece iş olarak teklif edilen, ama Rusya da Sosyalist Devrim için Lenin ve Plehanov'un örgütlediği 11 saat boyunca soğuk ve sıcak arasında çalışan ve Sibirya ile cezalandırılan işçilerden bile daha kötü bir şartlarda, dinlenmeksizin 14 saat boyunca, basık, rezalet ve pislik içerisinde ya da kavurucu Ankara(Bir diğer ismiyle "Atatürk'ün kurduğu Riyad") sıcağında, sadece ekmek ve sarımsak ya da şanslıysan soğan, domates ve çürümüş peynir gibi lükse kaçan yiyeceklerle ve 250 mililitreden daha az su içerek Mısırlı bir kölenin günlük sarfettiği eforun iki ya da üç katını sarfedeceksin ya da hayatı boyunca durmaksızın ve dinlenmeksizin ders çalışarak sosyalleşemeyecek, keşfedemeyecek ve hayatı anlayamayacaksın. Ama bu sefer iyi bir maaşı, statüsü ve bolca vakti olan ama sosyalleşemediğin için arkadaşı, tanıdığı, sevdiği, baktığı kimsesi olmayan, zevksiz, vizyonsuz, mutsuz, soğuk, utangaç, evlenmesi için arkadaşlarından, ailesinden ve akrabalarından inanılmaz seviyede baskı gören ve çekingen bir beyaz yakalıya/memura/akademisyene dönüşüyorsun. İş yerinde durmaksızın ve dinlenmeksizin çalışırken ve işyerinin en parlak çalışanıyken her nasılsa arkadaşların senin için doğum günü partisi düzenliyor, bakımlı erkekler ve güzel kadınlar senin zaaflarını kullanarak binbir türlü bir şekilde seni kutlama yapacakları yere götürüyorlar. Sen çocukluğundan beri sabaha kadar ders çalışmaktan eğlence ve kutlamanın daha ne demek olduğunu bilmiyorken insanlar büyük, süslü ve eğlenceli bir odada bütün ışıkları bir anda açarak "Doğum günün kutlu olsun!" diye bağırıyor, sen korku içerisinde insanları ve onların giyim tarzını anlamaya çalışırken arkadan iki kişi seni pastanın önüne doğru sürüklüyor, bir diğeri elindeki DuPont çakmak ile mumları yakıyor ve bir diğeri "Instagram" denilen bir uygulamaya story denen bir hareketli görüntü yanı "video" atıyor, sen daha çakmağın ismini anlayamamışken senden pastayı üflemeni istiyorlar, yavaşça üflüyorsun, ama ateşi söndüremiyorsun ve mumlar zamanla erimeye başlıyor. Üfleyemediğin için bir başkası etraf yanmasın diye bir yelpaze ile bütün mumları söndürüyor ve herkes tebrik etmeye ve sarılmaya başlıyor o esnada konfeti ve volkanlarla görsel şölen oluşturuluyor. Konfetinin yivsiz namlusundan aniden püsküren kırmızı güller ve partiküller ilgini çekiyorken bir anda iş arkadaşların sana hediyelerini getiriyorlar. Patronun sana dört tane çok pahalı ve ismine "Sauvignon Blanc" denilen bir şarap getiriyor ve kapağını patlatıp içmeni istiyor. Sen daha "Sa, sa, savin-" diye kekelerken bardak çoktan dolmuş oluyor ve bir yudum içmen isteniyor, herkes sessizce sana bakıyor. Ailenin baskıları ve ülkenin gerçekleriyle adeta kurtuluş kapısı olarak gördüğün Fen Lisesine girebilmek için ölümüne çalıştığın liseye geçiş sınavından önce kahvaltıda içtiğin şekerli çayın tadını hala unutamamışken o şaraptan küçücük bir yudum alıyorsun ve alır almaz çok ilginç, farklı ve aromatik bir tat aldığın için aniden patronunun beyaz trikosuna tükürüyorsun, bir anda saniyede iki defa özür dilemeye ve korkudan titremeye başlıyorsun ama patronun gülümsüyor ve omzunu sıvazlıyor ve sen korku ve panikten terlemeye ve titremeye devam ediyorsun ve ikinci bir yudum almanı istiyorlar, azıcık içiyorsun ama tadı çok farklı ve alışılmışın dışında olduğu için bu sefer yine yere tükürüyorsun ve içemiyorsun patronun sana bir başka ve bu sefer daha büyük bir kutu veriyor. Kutudan 4 tane her birinin içinde 9 tane şişe bulunan kutular var, her birinin üzerinde sırasıyla Provence France, Naples Italy ve Novi Sad Serbia yazıyor ve bir diğerinin üstünde ise koskoca harflerle "Don Julio" yazıyor patronun yanına yaklaşıp bunların şarap olduğunu ve "Don Julio" denen şeyin ise "Tekila" olduğunu söylüyor. Koca bir paketle yanına kafadar bir çocuk geliyor, senin eline bir kutu veriyor ve açmanı istiyor ki o da ne! daha çıkalı 3 hafta olmamış arkadaşın sana PlayStation 5 hediye etmiş! Başta her zaman olduğu gibi analiz ediyorsun ama nasıl kullanıldığına dair bir anlam çıkaramıyorsun ama neyse hediye hediyedir bir kenara koyuyorsun. Bir diğer iş arkadaşın geliyor ve sana 25.000₺ değerinde bir şekilli çanta hediye ediyor, içini açıyorsun ve üzerinde 6 teli olan, 90 cm uzunluğunda ve bayağı ağır olan bir metal yığını hediye ediyor, ve senden eline almanı istiyor, düzgünce tutmak yerine gövdesinden tutuyorsun ama arkadaşın sağ elini klavyeye, sol elini tellere koymanı istiyor ve tellerden birine parmağınla dokunmanı daha doğrusu vurmanı istiyor dediğini aynen yapıyorsun elin çok acıyor ve bir anda metal yığınını düşürüyorsun ve arkadaşın tekrardan eline geri veriyor ve bu gitarı düşürmemen gerektiğini söylüyor, bu gitar denilen alet hoşuna gidiyorken bir anda yapılı, selvi boylu, güzel sesli, bakımlı ve zarif bir kadın muhtemelen topukları çok sert bir tahtadan yapılmış, bileklerine kadar uzanan ve siyah renkte bir topuklu ayakkabıyla tahta zeminde bacaklarını öne atarak yürüyüp ses çıkartarak insanlara doğru geliyor. Görünüşe bakılırsa iri postürlü, güçlü ve çok zarif bir vücudu olduğu ve ince tabanlı topuklusuyla ses çıkartarak diğerlerinin ve senin ilgini çekmiş durumda. Bir anda insanların karşısına çok farklı bir enstrüman ile geliyor ve anlaması güç ama inanılmaz derecede etkileyici bir ses çıkartıyor bu sefer elindeki şeyin tahta olduğunu ve diğer elinde bir çubuk ile gövdeyi sürterek ses çıkarttığına hayret ediyorsun ve sen utancından başını yere eğip yüzün kızarmaya ve vücudun titremeye başlıyor. Sonra kadın sana yaklaşıp ilginç bir hediye veriyor ve bu sefer hediyenin içinden büyük bir paket çıkıyor, paketin içerisinde CD ve USB disk var ve kadın bu aygıtların içinde çoğu bestecinin icra ettiği besteler olduğunu söylüyor. Dış ambalajında kıvırcık saçlı adamlar, kimilerinin ellerinde kadının elinde gördüğün tahta parçasının aynısını onların ellerinde olduğunu farkediyorsun ve üzerlerinde "Etude, sonata, nocturne, concerto" yazdığını farkediyorsun. Bir diğer arkadaşın sana "Ayfon" denen bir cihaz veriyor ve sen önceden ailen tarafından sadece iletişim için kullanılan eski Nokia telefonunu neredeyse 18 yaşından beri kullanıyorken bu alet sana çok yabancı geliyor ve saatin yaklaştığını aniden farkedip odadaki bütün insanlardan özür dileyip sadece "Ayfon" denen bir cihazı eline alarak apar topar taksi yakalayıp evine gidiyorsun ve bütün görevlerini şimşek hızında tamamlayıp yatıyorsun ve yıllardan beri hep aynı tempoda olan zevksiz ve tatsız hayatına aynen devam ediyorsun. Gençlik yıllarında sadece sosyalleşir ve başka uğraşlarla ilgilenmezsen maalesef ders çalışmayanlarla aynı kaderi paylaşıyorsun ve bir anda "tanıdık" denen birisi görünüşe bakılırsa içler acısı olan haline üzülüp senden "KPSS" denen bir sınava girmeni ve eğer kazanırsan o sınav sayesinde 14 saat boyunca çok kötü şartlar altında çalışmaktansa 7 saat boyunca huzur içinde rahat rahat çalışabileceğini söylüyor ve KPSS ye çalışmak senin için bir ikinci mesleğe dönüşüyor, hayatın bütün bu seçeneklerden ibaret.
submitted by RaufYildirim to KGBTR [link] [comments]


2020.08.15 21:23 karanotlar İlkel Bir Toplumdan Uygarlık Dersi: Amişler

Günümüzde ABD denilince birçok insanın aklına, ileri teknolojiyi yaşamın her alanında kullanan, bireyci ve rekabete dayanan bir toplum yapısı gelir. Oysa nüfus bakımından dünyanın en büyük ülkelerinden biri olan ABD’de, tek tip bir toplum yapısı bulunmamaktadır. Daha başka bir deyişle söylemek gerekirse bir ABD stereotipi yoktur. Tipik ABD’li imajına uyanlar ABD nüfusunun çoğunluğunu oluştursa da, bu imajın dışında kalan pek çok topluluk da ABD’de yaşamaktadır. Bu topluluklar içinde en dikkat çekicilerden birisi de, sanayi devriminden hemen önce Amerika’ya yerleşmeye başlayan ve inançları gereği o dönemim düşünce tarzını günümüzde de devam ettirdiğinden sanayi devriminin doğurduğu toplumsal yozlaşmanın etkilerinden uzak kalan Amişlerdir.
Amişlerin geçmişi 16. yüzyıl İsviçre’sine kadar uzanıyor. Dinde reformun tartışıldığı bu dönemde, başını gezici rahibi Menno Simons’un çektiği bir grup Hristiyan, çocukların doğar doğmaz takdis edilmesine karşı çıkıyor. Çünkü onlara göre Hristiyan bir anne-babadan doğmuş olsa bile bir çocuğun doğumda dinin gereklerini anlaması yani Hristiyan kabul edilebilmesi olanaksızdır. Bu yüzden bir insan ancak bilinçlenmiş kabul edileceği 18 yaşında kendi isteği ile takdis edilerek ya gerçek bir Hristiyan olabilir ya da inandığı başka bir dini kabul edebilir. Doğal olarak bu durum Katolik Kilisesi tarafından hiç hoş karşılanmıyor ve Mennocular adı verilen bu grup için bir insan avı başlatılıyor, yüzlerce Mennocu acımasızca öldürülüyor.
Mennocular daha sonra kendi aralarında bölünüyor ve Amişler, Mennocular ve Bretenler olarak üçe ayrılıyor. 18. yüzyılda baskılar artıp, yaşam daha da çekilmez hale gelince o dönemde insanlara dinsel özgürlük vaat eden yeni dünyaya yani ABD’ye yelken açıyorlar.
Günümüzde dünyanın birçok ülkesine dağılmış olarak yaşayan Mennocuların sayısı 1 milyonun üzerinde. Amişler ise çok az bir kısmı Kanada’da olmak üzere neredeyse tamamı ABD’de yaşıyor. ABD’deki nüfusları yaklaşık olarak 250.000 kadar. Yani sayıca oldukça az sayılırlar. En yoğun olarak bulundukları bölge ise Pennsylvania eyaletinin Lancaster kenti. Burada yoğunlaşmalarının nedeni ise ABD’ye ilk göç ettikleri tarihte Pensilvanya’nın efsanevi valisi William Penn’in onlara kucak açıp barınacak yer ve yaşamlarını kazanacak toprak vermesi.
Teknolojiyi Reddeden Topluluk
Amişler sayı olarak az demiştik ama Batı toplumlarında ender rastlanabilecek bir nüfus artış hızına sahipler. Elizabettown Üniversitesi’nden Amişler uzmanı Donald B. Kraybill’in araştırmasına göre Amiş toplumunun yıllık nüfus artık hızı %4 gibi çok yüksek bir düzeyde. Her Amiş ailesinin ortalama 5-6 civarında, bazılarında ise 15’e ulaşan çocuğu bulunuyor ve hesaplamalara göre 2025 yılı civarında nüfuslarını iki katına yani 500.000’e ulaşmış olacak. Kısacası böylesine yüksek bir nüfus artışı nedeniyle Amiş toplumunun nüfusu yaklaşık olarak her 20 yılda bir 2 katına çıkıyor.
Amişleri diğer topluluklardan ayıran en sıradışı özellikleri ise nüfus artış hızları değil elbette. Onları farklı kılan, ABD gibi ileri teknolojinin yaşamın tüm alanlarında egemen olduğu bir ülkede yaşamalarına karşın teknolojiyi neredeyse hiç kullanmıyor oluşları. İnsan ilişkilerini ve toplumu bozduğuna, gerçek bir Hristiyan’ın Hz. İsa dönemimdeki gibi yaşaması gerektiğine inandıkları için elektrik, telefon, otomobil, bilgisayar, internet gibi çoğumuz için vazgeçilmez sayılabilecek hiçbir teknolojik yeniliği kullanmıyorlar. Ulaşım gereksinimlerini otomobil yerine “buggie” adını verdikleri at arabaları, ışık gereksinimlerini güneşin doğuşu ve batışı arasındaki zamanı değerlendirerek, iletişim gereksinimlerini ise yüz yüze görüşerek karşılamak Amişlerin tipik yaşam tarzı.
Bu düzeni korumak ve çocuklarının erken yaşlarda dış dünyanın olumsuz etkilenmelerini önlemek için ise Amişler temel ilköğretimin ardından çocuklarını devlet okullarından alıp kendi kilise okullarında eğitiyorlar. Onlara göre ABD eğitim sistemi karşı çıktıkları bir rasyonaliteyi çocuklarına aşılamaya çalışıyor çünkü. Öğretmenleri ise yine bu okullardan mezun olmuş çoğu 17-18 yaşlarındaki bekar Amish kızları. Kendi toplumları dışındaki insanları “Englishman” olarak adlandırıp onlarla olan ilişkilerini mümkün olduğunca asgari düzeyde tutmaya çalışıyorlar. Hepsi çok iyi İngilizce bilmelerine karşın kendi aralarında kullandıkları dil Pensilvanya Almancası.
Amişler günümüzde de inançlarına son derece bağlı biçimde yaşıyorlar. Kendilerine özel bir kiliseleri var ve ibadetlerini toplu olarak bu kiliselerde yapıyorlar. Her Pazar ayininden sonra topluluktan bir üyenin evinde toplanıp birlikte yemek yiyorlar. Pazar ayini dışındaki tüm ibadetlerini de evlerinde yapıyorlar. Yaşamın her alanında da inançlarının emrettiği kurallara uymaya çalışıyorlar. Yazılı bir kuralları yok ama “Ordnung” adı verilen bir kurallar silsilesi var.
İnançlarına bu kadar sıkı sıkıya bağlı olmalarına karşın Amiş toplumu bağnazlıktan son derece uzak. Ne de olsa yeni dünyaya göç etmelerinin temel nedeni bağnazlığın geçmişte onlara yaşattığı acı. Öyle ki, 16 yaşına gelen çocuklarını dış dünyayı ve diğer yaşam tarzlarını tanımaları, neyin doğru neyin yanlış olduğunu kendilerinin belirlemesi ve özgür iradeleriyle bir sonuca ulaşmaları için tamamıyla serbest bırakıyorlar.
Her Amiş Kendi Yolunu Belirlemeli
Kullandıkları Pennsylvania Almancasında “dolaşmak” anlamına gelen “rumspringa” denilen bu dönemde gençler uyuşturucu, alkol, seks dahil istedikleri her şeyi serbestçe, sınırsızca deniyor ve yaşıyorlar. Sonra kendi tercihlerini yapıp isterlerse Amiş toplumuna geri dönüyorlar, isterlerse denedikleri bu yaşam tarzına uygun başka kentlere yerleşebiliyorlar. Geri dönenlerden ise, ki istatistikler gençlerin %93’ün geri dönmeyi tercih ettiklerini göstermektedir, Amiş toplumunun kurallarına uymaları bekleniyor.
Amiş toplumu, diğer Anabaptist topluluklar gibi, çoğu Hristiyan mezheplerin aksine doğar doğmaz vaftiz olayına karşı. Çünkü doğan her çocuğun masum olduğuna inanırlar. Kişi, yetişkin olduğunda ne zaman vaftiz olacağına kendisi karar verir. Ancak evlenmek isteyen her Amişin vaftiz olması zorunludur.
Günlük yaşam tarzları da oldukça sade sayılabilir. Örneğin kadınlar kesinlikle makyaj yapmıyor, mücevher takmıyor. Buna evlilik yüzükleri de dahil. Giydikleri uzun kollu ve tek parça etekler gösterişten uzak ve tek renk. Evlenene kadar başlarını siyah bir örtü ile kapatan kadınlar evlendikten sonra beyaz başörtüsü takmaya başlıyorlar. Erkekler de keza aynı şekilde sade giyiniyorlar: Sade renkli bir gömlek, yakasız bir pardösü ve bunları tamamlayan bir şapka. Evlendikten sonra ise sakal kesmeyi bırakırlar.
Amiş Toplumunda Evlilik
Evlilikler de yine Amiş toplumunun kendi içinde yapılıyor. 18 yaşını dolduran kızlar ile 20 yaşını tamamlayan erkekler eşlerini kendileri belirliyor ve ailelerinden izin alarak evleniyor. Yalnız burada da Ordnung kurallarına uymaları gerekiyor. Şöyle ki; bir Amiş ancak başka kendi cemaatinden ya da başka bir cemaat üyesi Amişle evlenebilir. Yabancı biriyle evlenmek kesinlikle yasak. Ayrıca ilk kuzenlerin evlilikleri de yasaktır, ikinci kuzen evlilikleri de sıcak karşılanmaz.
Evlenmeye karar veren Amiş gençleri rahibe veya rahip yardımcısına giderek o zamana kadar zina yapmadıklarını ve evliklerinin Ordnung kurallarına uygun olduğunu belirtirler. Eğer gençler evlilik öncesi seks yapmışlarsa ve bu durumu itiraf etme cesaretini gösterebilirlerse bazı değişiklikler olur. Gençler önce altı haftalık bir ceza ile önce günahlarının kefaretini öderler. Ve gelinin, normalde düğün sırasında giymesi gereken beyaz önlük ve göğüslüğü giymesine izin verilmez. Bir kadının düğünü sırasında giydiği beyaz önlük ve göğüslük öldüğünde de üzerinde olur. Dolayısıyla bir genç kız düğün gününde giydiği beyaz önlük ve göğüslüğün aynı zamanda kefeni olduğunu bilir. Bir tarım toplumu olmalarından dolayı da evliliklerin neredeyse tamamına yakını hasat mevsiminin sonunda yani sonbahar ya da kış aylarında gerçekleşir. Ve evlilikler ya Salı ya da Perşembe günü gerçekleşir.
Boşanma ya da doğum kontrol konusu da tıpkı Katoliklikte olduğu gibidir. Hiçbir gerekçe boşanma için yeterli bir neden değildir. Evlilikle başlayan bir birliktelik, ancak ölüm nedeniyle sona erebilir.
Amiş toplumunun temel geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Makineleşmeye geçmedikleri ve dolayısıyla daha yüksek maliyetli olduğu için ürettikleri tarımsal ve hayvanlar ürünler diğer üreticilerin ürünlerine göre daha pahalı. Fakat daha pahalı olmalarına karşın neredeyse yok satıyor. Çünkü teknolojinin neredeyse tüm nimetlerini reddeden Amişlerin ürettiklerinin gerçekten organik ve doğal ürünler olduğunu bütün tüketiciler biliyor ve özellikle tercih ediyorlar. Kriz dönemlerinde bile fiyatları yüksek olmasına rağmen Amiş ürünlerine yönelik talepte bir azalma olmaması tüketicilerin onlara duyduğu güvenin en bariz göstergesi. Amişlerin bir diğer bir geçim kaynağı ise marangozluk. Tamamen el emeği olan bu ürünler toptancılar tarafından anında kapışılıp piyasaya sunuluyor. Çünkü bir malı değerinden fazla paraya satmanın günah olduğuna inanan Amişler ürettiklerini maliyetinden çok az bir farkla veriyorlar.
Amişleri ABD’deki diğer topluluklardan farklı kılan bir diğer özellik de, ABD gibi vergi sisteminin son derece sıkı olduğu bir ülkede devlete tek kuruş vergi vermiyor olmaları. Gerçi hükümet birkaç kez vergi alma girişiminde bulunmuş ama kamuoyu baskısı nedeniyle geri adım atmak zorunda kalmış. Vergi vermedikleri gibi herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna da bağlı değiller. Onlara göre en iyi sosyal güvenlik yöntemi, kendi toplumlarının kurmuş olduğu sosyal güvenlik sistemi ve aile kurumudur. Örneğin bir Amiş’in eve gereksinimi varsa hep birlikte karşılıksız imece usulü ona ev inşa ediyorlar. Genelde doktora gitmeyip doğal yöntemlerle tedavi oluyorlar ama gitmek zorunda kalanların tüm masraflarını da yine topluluk karşılıyor. Askere gitmedikleri gibi Amiş toplumu genelde sorunlarını kendi içlerinde hallediyor ve hiç bir suçu polise bildirmiyor.
Amişlerin toplumsal dayanışma anlayışını gösteren en güzel örneklerden biri belki de Amish Grace (Amiş Merhameti) adlı filme ve kitaba da konu olan yaşanmış katliamdır. Bu olayda Amiş toplumu dışından bir kişi, bilinmeyen bir nedenden bir Amiş okulunu basarak 5 küçük kız çocuğunu öldürür ve ardından intihar eder. Katliamın ardından bir araya gelen mağdur Amiş anneleri katliamı gerçekleştiren kişinin evini ziyaret ederek ailenin acısını paylaştıklarını ve yaşananların “sorunlarını çözmekte aciz kalmış bir Tanrı evladının talihsiz bir eylemi” olduğunu söylerler. Ayrıca katliamı gerçekleştiren kişinin ardında yetim bıraktığı çocukları için de bir yardım kampanyası başlatırlar.
Amişler belki de bu yüzden, bireysel kapitalizmin ve yozlaşmanın en vahşisinin yaşandığı ABD’nin en sıradışı toplumudur. Onlar her ne kadar teknolojiden uzak durup modern dünya için ilkel sayılabilecek bir yaşam tarzı benimsemiş olsalar da, çoğu uygar toplumlara ders verecek bir ahlak anlayışları vardır.
http://www.serenti.org/ilkel-bir-toplumdan-uygarlik-dersi-amisle
submitted by karanotlar to u/karanotlar [link] [comments]


2020.08.10 18:10 griljedi GRRM - 2013 Söyleşileri

- Sam’in Gece Kalesi kütüphanesinde bulduğu “Maester Thomax’in Ejderha Ailesi, Targaryen Hanesi’nin Sürgünden Yükselişi ve Ejderhaların Yaşamı ve Ölümü Üzerine” kitabıyla Tyrion Lannister’ın bahsettiği “Ejderhaların Ölümü” kitabı, farklı iki kitaptır.
- İnsan psikolojisinin katmanları ilginç. Jaime Lannister'ı ele alalım, ilk başta aşağılıktır ama sonra ondan hoşlanmaya başlarsınız.
Bence insanlar böyle. Karakterlerime gri diyorum çünkü insanların gri olduğunu düşünüyorum. İçimizde kahramanlık ve asalet kapasitesine sahibiz, hepimiz asil şeyler yapıyoruz ve hepimiz daha sonra utanacağımız şeyleri yapma yeteneğine sahibiz. İnsanlarda bu karmaşıklığı seviyorum ve bunu karakterlerde yakalamaya çalışıyorum. İyi ve kötü olmadığını söylemem. Elbette iyilik ve kötülük vardır, mutlak değildir. Siyah ve beyaz değil - gri, açık gri veya koyu gri olabilir.
- Bu karakterleri ne zaman bitireceksin?
Kim bilir, tahmin yapmaktan vazgeçtim. Son iki kitap yıllar önceydi. Bir tahmin yaparsam ve yanlış çıkarsam, binlerce insanın bana kızgın e-postalar göndermesini sağlarım. Asıl endişem teslim tarihlerime uymak ya da kitapları yılda bir çıkarmak değil, kitapların ne kadar iyi olduğu. Tolkien gibi öldüğümde ve gittiğimde, umarım insanlar geriye dönüp bakacaklar ve yine de bunu okuyacaklar ve “İyi miydi yoksa kötü müydü?” diye sorucaklar, “Düzenli olarak zamanında çıkardı mı? ” değil. Shakespeare'in her oyunu yazmasının ne kadar sürdüğünü bilmiyorum ama sonuçta önemli olan işin kendisidir.
- Seriyi yazarken Robb ve Cat’in ölümünü ne zamandır biliyordunuz?
Bunu neredeyse başından beri biliyordum. İlk gün değil ama çok erken bir dönemde. Birçok röportajda kurgumun öngörülemez olmasını sevdiğimi söyledim. Orada ciddi bir gerilim olmasını seviyorum. Ned'i ilk kitapta öldürdüm ve birçok insanı şok etti. Ned'i öldürdüm çünkü herkes onun kahraman olduğunu düşünüyor ve tabii ki başını belaya sokacak ama sonra bir şekilde bundan kurtulacak. Bir sonraki öngörülebilir şey, en büyük oğlunun ayağa kalkıp babasının intikamını alacağını düşünmektir ve herkes bunu bekleyecek. Böylece hemen yapmam gereken bir sonraki şey [Robb'u öldürmek] oldu. (Bundan şunu çıkartabiliriz; en tahmin edilebilir, en ön görülebilir şeyleri gerçekleştirmemeyi tercih ediyor, çoğu zaman en azından.)
- Song of Ice and Fire okuyucu beklentilerini sık sık alt üst ettiğinden ve geleneksel fantastik hikaye anlatma yapılarından kaçındığından, hayranların bu masalın mutlu bir sonla biteceğine dair gerçek bir umutları olmalı mı? Bir oğlanın kısa süre önce Thrones'ta söylediği gibi, "Bunun mutlu bir son olduğunu düşünüyorsanız, dikkatinizi vermemişsinizdir."
Acı tatlı bir son beklediğimi defalarca söyledim.
- Yıllar boyunca okuyuculardan sahne(Kırmızı Düğün) hakkında ne tür tepkiler aldınız?
Aşırı. Hem olumlu hem de olumsuz. Yazmak zorunda olduğum en zor sahneydi. Kitabın üçte ikisi ama ona geldiğimde atladım. Böylece tüm kitap bitti ve hala bir bölüm kalmıştı. Sonra yazdım. Çocuğunuzdan ikisini öldürmek gibiydi. Okuyuculara kitabın olaylarını yaşadıklarını hissettirmeye çalışıyorum. Bir arkadaşınız öldürüldüğünde üzüldüğünüz gibi, kurgusal bir karakter öldürülürse yas tutmalısınız. Umursamalısın. Biri ölürse ve sen biraz daha patlamış mısır alırsan, bu yüzeysel bir deneyim değil mi?
- Neden bu kadar güçlü bir tepki aldığınızı düşünüyorsunuz? Robb, kitaplardaki "bakış açısı karakterlerinizden" biri değildi ve Catelyn gerçekten sevilen bir kişilik değildi.
[Uzun duraklama] Bu ilginç bir soru. İyi bir cevabım var mı bilmiyorum. Belki benim yaptığım yol yüzündeydir. Buna yol açan belli bir miktar önsezi var. Bu bir ihanettir. Savaş alanından çıkıyorsun, bu bir düğün ziyafeti. Robb huzurunu sağladı ve sen en kötüsünün bittiğini düşünüyorsun. Sonra birdenbire bu ortaya çıkıyor. Ayrıca öldürülen ikincil karakterler de var. Sonra dışarıda yüzlerce Stark insanı öldürüldü. Sadece iki kişi değil.
- Bana göre Robb ve Catelyn'in aile olması durumu daha da kötüleştiriyor ve Catelyn çok fazla acı çekti ve etrafındaki pek çok kişiyi kaybetti ve aslında sahip olduğundan daha fazlasını kaybettiğini düşünüyor çünkü Arya, Bran ve Rickon'un hayatta olduğunu bilmiyor. Sonra bu olur.
Ayrıca yalvarmak ile ilgili bir an var. Bir de rehineyi öldürüyor. Frey'in özellikle değer verdiği bir oğul değil. Yani sonunda blöfü boştu. Ve o yine de yapıyor. O devam ediyor. Bunun da belirli bir gücü var.
- Bunun cevabını bildiğimden oldukça eminim ama sahneden hiç pişmanlık duydunuz mu?
Hayır. Yazar olarak değil. Muhtemelen kitaplardaki en güçlü sahne. Bana bazı okuyuculara mal oldu ama bana çok daha fazlasını kazandırdı. Televizyonda izlemek benim için zor olacak. Zor bir gece olacak çünkü bu karakterleri de seviyorum ve bir TV şovunda oyuncuları tanıyorsunuz. Sevdiğiniz bir oyuncuyla olan ilişkinizi de bitiriyorsunuz. Richard Madden ve Michelle Fairley harika bir iş çıkardılar.
- Sahneden rahatsız olan okuyuculara ne dersiniz?
Ne söylediklerine bağlı. Kitabınızı bir daha asla okumayacağını söyleyen birine ne söyleyebilirsiniz? İnsanlar kitapları farklı nedenlerle okurlar. Buna saygı duyarım. Bazıları rahatlık için okur... Ve eski okuyucularımdan bazıları hayatlarının zor olduğunu, annelerinin hasta olduğunu, köpeklerinin öldüğünü ve kaçmak için kurgu okuduklarını söylediler. Ağızlarına korkunç bir şeyle vurulmasını istemiyorlar... Ve erkeğin her zaman sevdiği kıza sahip olabildiği ve iyi adamların kazanacağı bir tür kurgu okumayı ve hayatın adil olduğunu size yeniden teyit edilmesini istiyorlar. Hepimiz bunu bazen isteriz. Bu yüzden bunu isteyen insanları küçümsemiyorum ama çoğu durumda bu, yazdığım türden bir kurgu değil. Kesinlikle Buz ve Ateşin olduğu şey bu değil. Hayatın ne olduğu konusunda daha gerçekçi olmaya çalışırım. Sevinci var ama aynı zamanda acı ve korku da vardı. Bence en iyi kurgu, hayatı tüm aydınlık ve karanlığında yakalar.
- Buz ve Ateşin Şarkısı dizisinde 20 yıl önce hayalini kurduğunuz, sonunda yazdığınız sahneler var mı? Sonunda ulaşmak için heyecanlandığınız anlar?
Evet. İlk başta, 91'de bilmiyordum - henüz neye sahip olduğumu tam olarak bilmiyordum. İlk başta bunun bir roman mı yoksa bir kısa roman mı olduğunu bile bilmiyordum. Ben de bunu biraz zamanla keşfettim. Ama '91 yazında, bilirsiniz, birdenbire bana geldi ve ben onu yazmaya ve nereye götürdüğünü izlemeye başladım ama o yazın sonunda büyük bir serimin olduğunu biliyordum. Başlangıçta bunun bir üçleme olduğunu düşünmüştüm ama bunun ötesinde büyüdü. Fakat boyut farklı ve kitaplara başka unsurlar ekledim ama yine de hala aynı karakterler, '91’in karakterleri.
- İlk romanın ortasında bunun bir üçlemeden daha fazlası olması gerektiğini fark etmenize neden olan şey neydi?
Tam anlamıyla sonlardaydı, 95'te bir üçlemeden daha fazlası olması gerektiğini fark ettim çünkü 1.500 sayfa el yazmam vardı [ve] ilk kitabın sonuna yakın bir yerde değildim. Ben de dedim ki "Bunun burada üçe sığamayacağını biliyorum. Hepsini bitirmek için bu ilk kitabı iki kitaba ayırmam gerekecek." Bu belli bir miktar yeniden yapılandırma gerektiriyordu, ama geri döndüm ve bunu yaptım, yaklaşık 300 sayfa çıkardım ve bu ikinci kitabın başlangıcı oldu... Ve bir şeyleri hareket ettirdim.
Ve bir süre "Bu dört kitaplık bir üçleme" dedim. Bunun için bir emsal vardı. Bir arkadaşım olan Gene Wolfe dört kitaplık bir dizi yazdı, “dört kitaplık bir üçleme” diye şaka yapardı. Ve sonra, sürecin sonunda Clash of Kings'te aynı şey olduğunda, "Eh, belki de altı kitaptır" olduğunu fark ettim. Hiç beş demedim, dörtten altıya atladım. Ve sonra yıllarca altı kitap olduğunu söyleyebilirim. Sonra karım Parris yedi parmağını kaldırarak arkamda dururdu. Şimdi yedi diyorum ama artık kanla hiçbir şey yazmıyorum.
- Her zaman söylediğin söz, "hikaye anlatıldıkça büyüdü."
Tolkien'in sözü aslında, onu çaldım çünkü Yüzüklerin Efendisi başlangıçta Hobbit'in devamı olarak başlamıştı. Ve başlangıçta başka bir çocuk kitabı olması gerekiyordu, bir Hobbit'in küçük bir macerası. Ve açıkça bundan çok, çok daha büyük hale geldi.
- Aşık olduğunuz, artık heyecanlanmadığınız, bilirsiniz, hiç karakteriniz var mı?
Hala tüm karakterleri seviyorum. Hatta bazıları çok sevimli değil. En azından bakış açısı karakterleri. Bu karakterlerden birinin bakış açısıyla yazdığım zaman, gerçekten onların içindeyim. Yani, yaptıkları şeyleri neden yaptıklarını anlamak için dünyayı onların gözünden görmeye çalışıyorsunuz. Ve hepimiz var, kötü adam olduğu düşünülen, kötü adam olan karakterler bile nesnel anlamda kendilerini kötü adam olarak görmüyorlar.
Bu, Kızıl Kafatası'nın sabah kalkıp "Bugün ne kötülük yapabilirim?" Diye sorduğu çizgi roman türünde bir şey değil. Gerçek insanlar böyle düşünmez. Hepimiz kahraman olduğumuzu düşünüyoruz, hepimiz iyi insanlar olduğumuzu düşünüyoruz. Kötü şeyler yaptığımızda rasyonalizasyonumuz olur. "Pekala, başka seçeneğim yoktu" veya "Birkaç kötü alternatifin en iyisi" veya "Hayır, aslında iyiydi çünkü Tanrı bana öyle söyledi" veya "Bunu ailem için yapmak zorundaydım." Neden boktan şeyler, bencil şeyler ya da acımasız şeyler yaptığımıza dair hepimizin rasyonelleştirmeleri var. Bu yüzden bunları yapan karakterlerimden birinin bakış açısından yazarken, bunu kafamda tutmaya çalışıyorum.
Ve seviyorum, bu yüzden orada bana Victarion Greyjoy gibi temelde bir ahmak ve kaba olan insanları bile sevdiren bir empati var. Ama kendini mağdur hissediyor ve dünyayı belli bir şekilde görüyor. Ve Jamie Lannister ve Theon Greyjoy, hepsinin kendi bakış açıları var. Hepsini seviyorum. Bazılarını diğerlerinden daha çok seviyorum sanırım.
- İnsanlar, Ice and Fire’a bir üçleme olarak başladığında, tek bir satırın olduğu bir taslağınız vardı, "Ve bu arada, Westeros'ta soylular güç konusunda tartışıyorlar." Ve bu satır, serinin ortadaki üç veya dört kitabına dönüştü. Bunun doğruluğu var mı?
Bu grotesk bir abartı ama bunda en azından bir parça doğruluk var, evet. Karakterleri tanıtıyorsunuz ve bazen kendi başlarına bir hayat sürüyorlar.
Bazı büyük karakterler için - evet, her zaman planlarım vardı, Tyrion'un hikayesinin bundan sonra nasıl olacağını, Arya'nın hikayesinin ne olacağını, Jon Snow'un hikayesinin ne olacağını biliyordum. Başlıca ölümlerin ne olacağını ve ne zaman geleceklerini biliyordum. Bu en yakın şey olacaktır.
Ancak Tyrion'un uşağı Bronn gibi çok popüler bir karakter haline gelen bazı ikincil karakterler de olacaktır. Aniden çıktı. [Düşünüyordum], "Tamam, Tyrion bu iki paralı askerle karşılaştı, Bronn ve Chiggen. Ve biri onun için savaşacak. Hangisi olacak? Tamam, Bronn ile gideceğiz." Ama onun hakkında yazdığım gibi, kendine özgü bir kişilik geliştirdi ve geçmişi süper gizemlidir, nereden doğduğunu, nereden geldiğini bilmiyorsunuz ama hakkında yazmak eğlenceli. Bir sahneye çıkıyor - bir kez bir TV şovunda rol aldığında, onu oynayan harika bir aktör var - gerçek oluyor.
- Dizideki Margaery ile – benim Margaery Loras'tan daha genç, Loras'tan daha yaşlı değil. Yani o gerçekten on altı yaşında bir çocuk gibi ve Natalie harika biri ama açıkça on altı yaşında bir çocuk değil. O çok zeki. Neredeyse benim Margaery'min on yıl içinde olacağı hal (kızı yaşatırsan :D ).
- Arya'yı ilk tanıştırdığınızda, onun bir suikastçı olacağını biliyordunuz?
Henüz suikastçı değil. Sen öyle olacağını varsayıyorsun. O bir çırak.
- Ama zaten insanları öldürmeye başladı ve birçok sırrı öğrendi.
Sadece Ice and Fire'da değil - Wild Card serisinde de bunu biraz yaptık, çocuk askerinin her şeyi büyüleyici bir yapı. Elimizde çok tatlı ve masum bir çocuk resmi var. Bence Afrika'daki yakın tarihin bir kısmı ve daha uzun tarihin bir kısmı, doğru koşullar altında, bunların (yetişkin) erkekler kadar tehlikeli ve bazı yönlerden daha tehlikeli olabileceğini gösterdi. Bir düzeyde, bu onlar için neredeyse bir oyun.
- Serinin ortasında planladığınız beş yıllık boşluğa takıntılıyım. Bu nasıl oldu?
Başlangıçta herhangi bir boşluk olmaması gerekiyordu. Kitap ilerledikçe, sadece bir zaman geçmesi gerekiyordu. 1991'deki orijinal konseptim, bu karakterlerle çocukken başlayacaktım ve yaşlanacaklardı. Arya'yı sekizde alırsanız, ikinci bölüm birkaç ay sonra olacak ve o sekiz buçuk olacak ve [sonra] dokuz olacak. Hepsi bir kitabın alanı içinde olacaktı.
Ama onları yazmaya başladığımda olayların belirli bir ivmesi var. Yani bir bölüm yazarsınız ve sonraki bölümünüzde bu altı ay sonra olamaz çünkü ertesi gün bir şeyler olacak. Yani ertesi gün ne olacağını yazmanız ve ondan sonraki hafta ne olacağını yazmanız gerekiyor. Ve haberler başka bir yere taşınır.
Ve çok geçmeden, yüzlerce sayfa yazdınız ve geçmek istediğiniz altı ay veya yıl yerine bir hafta geçti. Yani bir kitabı bitiriyorsunuz ve muazzam miktarda olay yaşadınız ama bunlar kısa bir zaman diliminde gerçekleşti ve sekiz yaşındaki çocuk hala sekiz yaşında.
Böylece bu ilk üç kitap için beni gerçekten etkiledi. Bunun beni ele geçirdiği anlaşılınca, beş yıllık boşluk fikrini buldum. "Zaman burada istediğim gibi geçmiyor, bu yüzden zamanda beş yıl ileri atlayacağım." Ve biraz daha büyüdüklerinde bu karakterlere geri döneceğim. Feast for Crows'u yazmaya başladığımda yapmaya çalıştığım şey buydu. Yani [boşluk] Kılıçların Fırtınası'ndan sonra ve Kargalar Ziyafeti'nden önce gelecekti.
Ama kısa süre sonra keşfettiğim şey - ve bununla bir yıl uğraştım - [boşluk], Fırtına Fırtınası'nın sonunda Braavos'a giden Arya gibi bazı karakterlerde işe yaradı. Beş yıl sonra geri dönebilirsiniz ve o beş yıllık bir eğitim aldı ya da Orman Çocukları ve yeşil görüleri tarafından ele geçirilen Bran, [böylece ona beş yıl sonra geri dönebilirsin]. Bu iyi. Onlar için çalışıyor.
Diğer karakterler hiç işe yaramadı. King's Landing'de Cersei bölümlerini yazıyorum ve "Evet, beş yıl içinde altı farklı adam El olarak görev yaptı ve bu komplo dört yıl önce vardı ve bu şey üç yıl önce oldu." Ve bunların hepsini geri dönüşlerde sunuyorum ve bu işe yaramadı. Diğer alternatif ise, bu beş yıl içinde hiçbir şeyin gerçekleşmemiş olmasıydı, bu da tahminlere aykırı görünüyordu.
Jon Snow meselesi daha da kötüydü çünkü Fırtına'nın sonunda Lord Commander seçildi. Orayı kaldırıyorum ve "Beş yıl önce Lord Komutan olarak seçildim. O zamandan beri pek bir şey olmadı, ama şimdi bir şeyler yeniden olmaya başlıyor." Nihayet, bir yıl sonra "Bu işi yapamam" dedim. (Yalnız 4 kral eli olacak bilgisini mi vermiş bu? Huuuu)
- Beş yıl olacak ve sonra Kış mı gelecek yoksa Kış mı olacaktı?
Kış’ın gelişi süreci...
- Öyleyse, sonbahar 5 sene sürecekti?
Evet. Seriyi kurduğum şekilde bunun için pek çok emsal var. Yaz on yıl sürdü. Beş yıllık bir Sonbahar pek bir şey değil.
- Beş yıllık aradan sonra yazmak için yazdığınız bazı şeylerin Dance with Dragons da dahil, kitaplarda olduğunu biliyorum.
ADwD ve AFoC. Bir kısmı orada. Bazılarını elden geçirdim. Onun bir versiyonu var ama aynı versiyon orada değil. Bazıları henüz çıktı. Sadece işe yaramadı.
- Sihir kullanmanın tehlikeleri nelerdir? Ne yanlış gidebilir?
Sihir asla sorunun çözümü olmamalıdır. Yazar olarak inancım her zaman Faulkner’ın Nobel Ödülü kabul konuşması olmuştur ve burada “Yazmaya değer tek şey, kendi kendisiyle çatışan insan kalbidir”. İyi kurgu, iyi drama bununla ilgilidir: Başı dertte olan insanlar. Bir karar vermelisin, bir şeyler yapmalısın, hayatın tehlikede ya da namusun tehlikede ya da kalp krizi yaşıyorsun. Tatmin edici bir hikaye oluşturmak için, kahramanın problemi çözmesi veya problemi çözmede başarısız olması gerekir - ancak problemle bir tür rasyonel yolla uğraşması gerekir ve okuyucu bunu görmelidir. Ve kahraman sonunda kazanırsa, zaferin kazanıldığını hissetmek zorundadır. Büyü ile ilgili tehlike, zaferin kazanılmamış olmasıdır. Birdenbire son bölümdesin ve kendini bir deus ex machina ile sonlandır. Kahraman birdenbire, eğer bu özel büyülü bitkiden biraz alabilirse, bir iksir hazırlayıp problemini çözebileceğini hatırlar. Ve bu bir hile. Bu çok tatmin edici değil. İşi ucuzlatıyor. İyi yapılmış fantezi - Tolkien gibi bir şey - Yüzüklerin Efendisi'ni tam başlangıçta mükemmel bir şekilde kurar. Yüzükten kurtulmanın tek yolu, onu Hüküm Dağı'na götürmek ve geldiği ateşlere atmaktır. Bunu ilk andan itibaren biliyorsun. Ve eğer tüm bunları yaşasaydık ve sonra kitabın sonunda aniden Gandalf dedi ki, bekle bir dakika, yeni hatırladım, işte bu diğer büyü, oh, yüzükten kolayca kurtulabilirim! Bundan nefret ederdin. Bu tamamen yanlış olurdu. Sihir işleri mahvedebilir. Sihir asla çözüm olmamalı. Sihir, sorunun bir parçası olabilir.
submitted by griljedi to asoiaf_tr [link] [comments]


2020.08.08 10:45 NaytSeyd Bilgisayar dizme macerası aybalam

Kardeşim bak 10.nesil i9 işlemci senin bilgisayarını kastırır sana 1.nesil atom taktım. Bu daha iyi. Birinci olan daima iyidir.
Kardeşim 32GB DDR5 Ram var ama bu senin bilgisayarına uyumlu 4 GB DDR3 Ram taktım performansın iyileşicek
Kardeşim bana verdiğin Windows 10 Kutusundaki Anahtar bozuk çıktı sana Windows 7 yükledim birebir orjinal gibi miss.
Kardeşim senin bilgisayardaki thunderbolt 3 ve usb 3.1 senin bilgisayardan keyif almanı engeller. Thunderbolt 3 çıkardım usb 2 taktım.
Kardeşim senin 10 bin ₺ye aldığım dediğin kasada fan var. O bilgisayarı ısıtır. Sana temizinden sleeper kasa yaptım. Haa şuranın sökülmesine ve buraların ezik olmasına bakma. Fabrika çıkışı o.
Kardeşim sende GTX2080Ti varmış ancak bunla oyun oynayamazsın. Bunu çıkardım. 1.nesil Atom işlemcinde bir ekran kartı var offf
Senin Steam hesabında varmış. 20 tane öyle en pahalı oyunları kullanmışsın bilgisayarın bozulmasın diye onu kaldırdık.
Bu arada sende 5 TB SSD varmış o yavaşlatır bilgisayarı sana kralından 320 GB HDD taktım. HDD hem daha iyi teknoloji hemde GB TB'den üstün.
Kardeşim bilgisayarın vidaları da gereksizdi anakarta zarar verirdi onları da çıkardım bu sisteme uygun bir anakart taktım sana.
Bu arada senin bilgisayarın 4k 144hz kıvrımlı monitöre uygun değil sana en güzelinden kral vga çıkışlı monitör kullandırdım. Haa şu çatlak ve etrafındaki siyah çukurlar görsel amaçlı
Kardeşim telefonunu da vermişsin orda birsürü gereksiz vida vardı temizledim. Sendeki 512 GB SD Kartı da çıkardım attım Onun yerine sana güzelinden 512 MB SD Kart taktım. İçindeki silenemeyen fotoğraflar demo fotoğraflar. Salt-Okunur olması da özel teknoloji.
2K Amoled ekranı bu telefon şirketleri ilerde sen telefon değiştiresin diye takıyorlar. Ona da el attım ve güzelinden 800x600 TFT Ekran taktım.
Birde senin pilin 4000 mAh patlar o. Sana güzelinden 1200 mAh batarya taktım. Şişerse merak etme. O daha fazla kapasiteye çıkıyor.
Senin telefonu tamir ederken fabrika ön ve arka kameraya mühür basmış onlar artık çalışmıyor attım.
Eski parçalarım nerde mi? Kardeşim onları çöpe attık biz ya belediye aldı.
Borcun ise toplamda maliyet 45000₺ ee kârımızı da ekle taş yemiyoruz sonuçta sana 46000₺e olur
submitted by NaytSeyd to kopyamakarna [link] [comments]


2020.07.31 17:10 karanotlar İTTİHAT TERAKKİCİLİK VE KEMALİZMİN TONLARI

Dursun Ali Küçük
Kemalistler sadece CHP değildir. 1950 ye kadar sadece CHP idi ve her tür CHP nin içindeydi. 1945 den sonra ortaya çıkan DP de kemalisttir. ERbekan ve Türkeş, Süleyman Demirel, Ecevit bunlar sağlı solllu ve islamcı kemalistlerdir. Özü itibarı ile cumhuriyetle anılır. yeşil, beyaz, siyah ve gri kemaliszmi sayabiliriz. BİR ŞEMA ÇİZERSEK: 1-iTTİHAT VE TERAKKİ PARTİSİ Osmanlıcılık-Pan islamizm-Pan türkizm süreçlerini yaşar. Bu üç kesimde itihat ve Terakki partisinin içindedir. Enver ve Talat ile birlikte Pantürkizme yönelirler. Osmanlıcılar-Pan-islamistler Pantürkiz ile birleşiyor. Aynı cephelerde yer alıyorlar.. 2-İttihat ve Terakki partisinin devamı CHP Mustafa kemal samsun ve Anadolu ya padişahın onayı ile gider. vahdetti'in yaveridir. O'nu samsuna İngiliz gemisi getirir. 40 kişi ile birlikte.. Cumhuriyetin kuruluşunda hala CHP yoktur. Osmanlıcılar ve İslamcılar, İttihat ve terakki hareketinin devamı olan CHP de Türk milliyetçileri olarak bir araya gelirler. CHP kurulunca ve Cumhuriyet ilan edilince diğer kesimleri kemalizm yasaklar. Bu kesimler CHP içindedir. Fevzi çakmak, Celal Bayar, kazım Karabekir, Cebesoy vb vb CHP içinde kümelenirler. Mustafa kemal zamam zaman bunlara yönelir. osmanlıcılık ve İslamizm ikinci plana düşer. Türk milliyetçiliği, Türklük be Türkiye öne çıkar. Tatliter bir toplum kurulur. Sınıflar yok başka haklar yok, kaynaşmış ve birleşmiş Türklük var.. kemalizm toptancıdır; yokedici ve tekçidir. Diyanet İşleri başkanlığını kurarak dini devletin denetimine alır. Ecdad unutulmaya çalışılır.. tek parti diktatörlüğü ve bir nevi faşizm kurulur. Kürdistan yeniden işgal edilir. soykırmlar yapılır, inkar ve asimilasyon başlatılır. Kürdistan sömürgelerdeki gibi umumi müfettişler genel valilerle yönetilir. Sıkyönetim ve olağanüstü hal vb sıradanlaştırılır. CHP tek parti diktatörlüğüdür. 3-CHP den türeyen partiler:DP vb CHP ve DP dönemi başlar. DP nin tepesi CHP den gelen kadrolardır. kemalizmin içinde bastırdığkları yeni döneme göre daha büyüyen Kemalistler ve burjuvazi öne çıkar. CHP ve DP Kürdistan sorunu konusunda anlaşırlar. Kimse gündem yapmayacak. devlet poltikasını izleyecekler. Birlikte yok etmeye devam edecekler.. Bu politika günümüze kadar sürmektedir. Kemalizmin yeşili , karası, beyazı, islamı vb vb buna uyar ve devlet poltikasına ve sömürgeciliğe katılıtr ve uygularlar. Kürtler sözkonusu olunca gerisi teferuattır meselesi gibi... 4-1960 Kemalist askeri darbe.. CHP-AP-Türkeş ve Erbekanın partileri.. 5-12 Mart askeri darbesi. Ordu kemalist.. CHP-AP-MHP-MSP ile yola devam.. 6-12 Eylül askeri darbesi-Kemalist ve faşist darbe... Türk-İslam sentezi resmen oturuyor.ANAP Büyük Türkiye patisi, SHP,CHP,DYP, MHP, Refah partisi vb vb 12 Eylükl anayasası olduğu gibi duruyor. Türk-İsİslam sentezi devletin resmi ideolojisi.. tekçilik devam ediyor.. Tek bayrak, tek vatan, tek ulus, tek kültür.. AKP iktidara gelince buna tek dini ekledi. Yeşil Kemaalizm öne çıktı. TC palazlanıyor, burjuvazi vb büyüyor. klasik CHP dönemi gibi işlerin yürüyemeyeceği ortaya çıkıyor.. Yeşil faşizm ve Mustafa kemal gibi Erdoğan tek kişi diktatörlüğü kurmuştur. MHP ve AKP aynılaşmıştır. CHP bunların yedek gücüdür. Her yerde Kürdistan ve Kürtlere saldırmakta anlaşıyorlar.. Cuyhuriyetin kurumlarını yoketmiyorlar. Bu kurumlarda ecdad-yeni osmanlıcık ve Türk-İslamizmi öne çıkarılıyor. kemalist Türkçülükle işi götüremiyorlar. CHP hiç bir zaman toplumun yarısının oylarını alamıyor ve alamaz. Kıbrıs işgali sırasında şövenizm ve ırkçılık dalgası ile %42 sanırım çıktı. Onun dışında hep % 30 larda veya altında seyrediyor. 7-Ordu CHP orduda çoğunluğu 12 Mart darbesi ile kaybetti. Bu süreçten sonra üst komuta ve generallerin çoğu CHP li değildir. Ap,ANAP, AKP li ve MHP lidir. Mustafa kemal ve kendisini 1945 e kadar olan CHP ve TC ile sınırlayan bir CHP asla iktidar olamaz. Bir dıştan baskılar olursa ve devleti ellerine verirlerse o ayrı.. *Kemalizm İttihat Terakkiciliktir. Türkiye Türkçülüğüdür. osmanlıcılar, Pan-İslamistler, pan-Türkistler CHP süreçlerinde yer almıştır. 1945 ile birlikte Kemalizmin ve ittihat terakkiciliği farklı tonları sahnedeki yerlerini almaktadır.. *Kemalizm =CHP diyen ve görenler yanılgı içindedir.zaten 1945 lerden sonra giderek iktidar diğer kemalist çevrelere geçmiştir. Bunlar kemalizmi güncelemiş ve harmanlıyarak kitlenin çoğunu yanına almıştır. İktidar da kilit noktalara yerleşmiştir. Ergenekoncu olarak bilinenler Kemalisttir ama çoğu CHP li değildir. Erdoğan da yeşil Mustafa kemal olmak istemektedir. osmanlıcılık, ümmet vb ide kullanarak. Türk-islam sentezini uygulayarak.. AKP tekçidir. özünde Kemalisttir.Pan Türkist ve Pan islamisttir MHP kmalisttir kemalizmin siyahıdır.Pantürkisttir. Bu günkü CHP Kemalizmin beyazıdır.Onlarda Kızıl Elmacıdır..
submitted by karanotlar to u/karanotlar [link] [comments]


2020.07.25 10:41 Asusnur GRRM - 1999 Söyleşileri - 2

Bu çeviri @griljedi tarafından yapılmıştır
25 Mayıs 2020
Bronn, 30’ların başlarında.
Eğer her bir şövalye başka bir kişiyi şövalye ilan edebiliyorsa Ser Osmynd Kettleblack gibi vicdansız şövalyelerin yahut toplumsal değerleri küçümseyen hanelerin bu durumu suistimal etmesine engel olan nedir?
Sosyal baskı. Bir şövalyenin akranları bunu yapana kötü gözle bakar. Evet, belli bir miktar para kazan olabilir ama şerefi kalmazdı ve şeref, bu kültürde hala çok önemlidir.
Ser Osmynd neden para için başkalarını şövalye ilan etmedi ya da en azından kendi kardeşlerini şövalye ilan etmedi? Aileler içinde bile şövalye olmayan kardeşler var, neden?
Şövalye olmak sadece basitçe “şeref” meselesi değildir, bu bir iş, yükümlülükleri var. Zırh ve en azından savaş atı için belli bir miktar servete ihtiyacını var. Savaşmanız, efendiniz çağırdığı zaman gitmeniz gerekir; insan eğitmeniz ve yönetmeniz beklenir. Bazı insanları (Willas Tyrell, Sam Tarly gibi) bunu yapamaz; bazıları sadece rahip, üstat gibi şeyler olmak için donanımlıdır. Şövalyelik de kısmen dindar bir parçaya sahip, bu yüzden eski ilahların takipçileri şövalye olmaya pek eğilimli değillerdir yoksa faturayı ödemek zorunda kalırlar.
Soylu doğumlu piçler şövalye olabilir mi?
Herkes şövalye olabilir.
Manderly’nin nasıl 40 yaşlarında yaverleri olabiliyordu?
Yaverleri, şövalyelik eğitimi alan, genç erkekler olarak görme eğilimdeyiz bu, gerçeğin sadece bir parçası. Tarihsel olarak hayatlarını tamamen yaver olarak geçiren kişiler de var; 30’larında, 40’larında hatta bazen 50’lerinde yaverler gayet yaygın bir şeydi. Bu insanlar belki şövalye olacak zenginliğe sahip değildi ya da eğilimleri yoktu. Onlar, teğmenliğe terfi etmek istemeyen kariyer ordusu çavuşunun orta çağ muadilleriydi.
Tyrion, babasının Fırtına Burnu’nuna yürümeden önce Robb’u yenmesi gerektiğini düşünüyordu. Stannis’in her an kaleyi terk edip, KL’ye saldırması açısından bu büyük bir risk değil mi?
Fırtına Burnu çok zorlu bir kale. Tywin ve Tyrion, Stannis’in cesurdan ziyade metotik bir adam olduğunu biliyor, bu yüzden düşman kalesini arkasında bırakması mümkün olmayacaktı. Stannis’in Davos’a açıkladığı gibi; psikolojik bir yönü de var dı, küçük de olsa “yenilgi” görmeyi kabul etmedi. Tywin’in Batı’ya yürümesi bir risk mi? Evet. Bu yüzden Harranhall’da uzun bir süre kaldı, Robb’un ona saldıracağını ümit etti ama olmadı, hesaplanmış bir kumar oynadı. Üç taraflı bir mücadelede (Renly ile beraber 4) herhangi bir belirleyici hareket bir risktir ve kazanmak için bazı riskler alınmak zorundadır.
İsyan sırasında Tyrell ve kuvvetleri, neden Fırtına Burnu’nu kuşatıp zamanlarını boşa harcadı? Bilhassa onların azam lordları savaşı kaybederken?
Targaryenler bir takım savaşları kaybetmişlerdi (ve bazılarını da kazanmışlardı), ancak Üç Dişli Mızrak ve King’s Landing Kuşatmasına kadar savaşı gerçekten kaybetmiyorlardı. Ve sonra kaybetti. Ve kuşatmalar orta çağ savaşının çok önemli bir parçasıydı. Fırtına Burnu coğrafi olarak stratejik değildi, ancak Kışyarı Starklar için önemli olduğu gibi Baratheon Hanesi için de önemli olan Robert’ın gücünün temeliydi. Düşmüş olsaydı, Robert evini ve topraklarını kaybederdi … ve iki erkek kardeşi düşman elinde rehine olurdu. Tüm önemli kişiler. Ayrıca Fırtına Burnu’nun düşüşü, fırtına lordlarının çoğunu onu dizini bükme zamanının geldiğine ikna edebilir. Yani kaleler nadiren önemsizdir.
Tyrellerin büyük bir ordusu vardı ama güçlerinin önemli bir kısmı Rhaegar ile birlikteydi. Prensin ordusu, Robert’ın ki daha çok savaş tecrübe etmesine rağmen, Robert’ın ordusundan daha fazlaydı. Savaşın tüm tarihini girmedim ama sadece iki büyük ordunun dövüşmesinden fazlası vardı; kuşatmalar, pusular, kaçış, düello, yağma ve Vadi ile Dorne Hudutları gibi bir dizi uzak yerde savaşlar…
Bir diğer ihtimal olarak Mace’in Aerys’in içten içe kaybetmesini umarken, ikili oynadığı söylenebilir mi? Böylece Ned gelir gelmez sancaklarını indirip, teslim olmuştur.
Ned geldiğinde Aerys ve diğerleri ölmüş, Viserys kaçmıştı; savaşacak kimse yoktu ve savaş her şekilde kaybedilmişti. Modern çağın “toplu savaş” kavramı o dönemler yoktu. Sadakat gibi ordular da kişiseldi. Tyrell’in teslim olması her zamanki gibi bir savaştı. Eğer bir nedenden ötürü Ned’e karşı boş bir savaş vermeyi denerse = daha fırsatçı sancaktarlarını diğer tarafa geçmiş olarak bulabilirdi.
Cat’in Jon’a karşı kötü davranışları hakkında bir soruya cevaben… “Kötü davranış” abartılı bir kelime. Cat, Jon’u kan gelinceye kadar dövdü mü? Hayır. Kendisinden uzaklaştırdı mı? Evet. Sözlü olarak onu suistimal edip, saldırdı mı? Hayır. Bran’ın hasta yatağında olanlar özel bir durumdu ama kendi çocuklarının haklarını konusunda çok koruyucuydu ve kral’ın ziyafetinde meşru doğumlu çocukları ile onun arasında keskin bir çizgi çekti. Jon kesinlikle onu başka yerde görmeyi tercih edeceğini biliyordu (Bu açıklamayı her daim biraz eksik ve yanlış bulmuşumdur çünkü Jon’un duygu ve düşüncelerine baktığımızda tam tersi bir resim çıkıyor; tamam, sürekli bir sözlü saldırı ve dayak gibi şeyler kuşkusuz yok ama basit bir soğuk bakıştan fazlası olduğu aşikar, yoksa en basitinden bu oğlan niye sürekli bu kadından korkup, ağlasın?)
Kanlı Oyuncular, diğer paralı asker birliği kadar eski değil ama çok yeni de değil, isimleri muhtemelen Vargo’dan öncesine dayanıyor. Bir Qohorik şu an onlara liderlik ediyor, sonrasında muhtemelen bir Lys’lı veya Dorne’lu ya da Ibbenli liderlik edebilir.
POVlarını nasıl yazdığı ile ilgili sorusu üzerine… Genelde bir karakteri seçiyorum ve bir duvara toslamadan önce onunle ilgili birkaç pov yazıyorum ve sonra bir başka pov’a geçiyorum ve bu şekilde devam ediyor. En zor POVlar, sanırım büyü elementleri yüzünden de Dany ve Bran ve Bran’ın ayrıca en genç POV olması ve sakat olduğu için kısıtlı olması gibi bir durum da var. Diğer tarafta Tyrion ve Ned’in bölümleri… kendilerini yazıyorlar gibi görünüyor.
Jon’un doğum zamanı ile ilgili bir soru üzerine… Jon ile Dany arasında muhtemelen 8-9 ay gibi bir zaman var… Cat ve Ashara söylentileri üzerine… Söylemeye gerek yok, hepsi zamanla açıklanacak. Ashara Dayne, Kayanyıldız’da yere çakılmadı çünkü bana yazan okuyucular böyleymiş gibi varsayıyor. Dorne’da da atlar var, biliyorsunuz ve tekneler… kendilerine ait olmasa da…Elia’nın Rhaegar ile evlenmesinden sonraki ilk birkaç yıl içinde Prenses’in KL’deki birkaç kadın eşlikçilerinden biriydi. Kalanını kitaplar için saklıyorum.
Greyjoy saldırısı sonrası Tywin, Lannister filosunu yeniden inşa etti. Burada 20 ya da 30 tane gemiden bahsediyoruz. Buna karşın Greyjoy filosuna denk olabilecek yegane deniz filosu Arbor’un kraliyet filosu ve Redwyne filosudur. Greykoy ve Redwyne, Westeros’un geleneksel deniz güçleridir. Lannister gemileri, Demir filonun dar gemilerinden daha heybetli ve büyük; çarklar, karyolar, akrepler gibi şeylerle beraber. Tyreller de Lannisterlarla aşağı yukarı aynı durumdadır ama onlar sancaktarlarına biraz daha bağımlıdır; bilhassa Kalkan Adalarındaki… Hightowerların, ticaret gemilerini korumak için, sadece birkaç savaş gemisi vardır.
Ned’in ordusu ona Dorne’a kadar eşlik etmedi, orada savaş yoktu ama şüphesiz sınırlarda küçük çatışmalar vardı. Lakin Martellerin savaşın dışında kalması tamamen doğru değil, Prens’in ordusunda KM Prens Lewyn komutasında Dornelu askerler vardı. Lakin Dornle’lar prensi olması gerektiği şekilde desteklemediler, bu kısmen Elia yüzünden öfkeli olduklarından kısmen de Doran’ın doğuştan gelen ihtiyatından.
Sevginin bir çok çeşidi var. Robert, kardeşlerini şüphesiz bir şekilde seviyordu ve onlara karşı dürüsttü ama onlardan tamamen hoşlanmıyordu. Stannis ile ilişkileri her zaman dikenliydi. Renly ise ailenin bebeği idi ve saraya gelene kadar Robert ile çok az zaman geçirdi. Robert’ın ona düşkün olabileceğinden şüpheleniyorum ama yakın değillerdi. Stannis, Fırtına Burnu dururken Ejderha Kayasının verilmesinden hiç hoşlanmadı ve bunu hakaret algıladı… ama Robert’ın bu amaçla yaptığı doğru değil. Targlar varislerini her daim Ejderha Kayası prensi olarak atamıştır. Joffrey doğana kadar da Robert, Stannis’i varisi olarak seçmişti. Robert iki kaleyi de kardeşlerine vermek yerine oğullarına verebilirdi ama bunun yerine kardeşlerine verdi ve ellerinde tutmalarına izin verdi, dikkatsiz cömertliğinin bir başka göstergesidir.
Valyria ve kıyameti hakkında ilerleyen ciltlerde daha fazlasını öğreneceksiniz ama illa Kılıçların Fırtınasında olacağını söyleyemem.
Jaime’nin Aerys’i öldürürken ki duyguları konusunda fikirleri var. Bazıları onun acılık hissettiğini düşünüyor, şahsen ben biraz eğlendiğini de düşünüyor.
İki görüş de doğru.
Westeros'da Evlilik ve Nişan Yaşı 6
8 bin yıl önce Ötekiler nasıl yenilgiye uğradı? Sayılarına bakınca yenilmez gibi görünüyorlar? İnsanlar karşı saldırıda bulundu mu?
Binlerce yıl önce olan bir şey, bazı gerçekler sisin arasında kayboldu ve zamanla efsaneye dönüştü. İlerleyen ciltlerde daha fazlasını öğreneceksiniz ama muhtemelen her şeyi değil, hayır.
Yüzsüz İnsanlar, önceden bir tarife listesi asmaz. Onlara ölmesini istediğiniz kişiyi söylersiniz ve onlar da kim olduklarına ve zorluğuna göre durumlara göre fiyat üstüne tartışıp, karara bağlar. Ne kadar zorlu ve üst seviye kişiyse fiyat da o kadar yüksek olacaktır.
Arya’nın yakaladığı siyah kedi, Rhaenys’in kedisi Balerion olabilir mi?
Olabilir.
Westeros’ta erkekler 17 yaşında yetişkin kabul edilir. Yaş kaç olursa olsun yemin edildiğinde (NW veya KM için şeylerde) iş bitmiştir, kaçış yoktur, yaşın gençliği bir kurtulma aracı olmaz. Ayrıca NW, 12 yaş gibi oldukça genç bir kişiye yemin ettirmez.
Sorunun özeti: Hornwood mirası; Lord Hornwood’un kız kardeşi mirası devralacak kişi olarak düşünülmedi ama onun oğlu ve lordun piçi düşünüldü. Elimizde birkaç kadın lord (Mormont, Dustin ve Whent) olduğu düşünülürse bu pek mantıklı gelmiyor. Lord Hornwood ‘un karısı ve gelecek kocası mirası elinde tutacak kişi olarak tasvir edildi. Ayrıca Leydi Whent’in bir Frey ile evlenmiş olmasına rağmen hanesinin son üyesi olması üzerine bir soru soruldu ama GRRM buna cevap vermedi.
Bu soruya kısa cevap; Westeros miras hakkı gerçek orta çağ dönemine göre modellendi. Yani belirsiz, kodlanmamış, farklı yorumlara tabi ve çoğu zaman da çelişkili. Adamın ilk doğan oğlu varis olur, sonra bir sonrakine geçer. Yaşayan bir erkek varken Dorne hariç kızlar, miras konusunda pek göz önüne alınmazlar. Erkek evlatlardan sonra kız evladın mirası alacağı söylenir ama ölü adamın kardeşlerinden biri buna itiraz edebilir. Kız mı erkek mi daha önceliklidir? İki tarafın da bir talebi var.
Ya hiç çocuk yoksa ve geriye sadece torun ve büyük torunlar varsa? Öncelik ve yakınlık daha öncelikli bir prensip midir? Piçlerin hakkı var mı? Meşrulaştırılmış piçler, meşru doğumlu çocuklardan sonra mı yoksa doğum sırasına göre mi sıraya giriyorlar? Dullar ne olacak? Ve ölen kişinin iradesi ne olacak? Bir lord, oğlunu mirastan menedip diğer oğlunu varis yapabilir mi? Yahut bir piçi?
O dönemler de Westeros’ta da keskin, net bir cevabı yok. Olaylara genelde vaka bazında karar verilir, her bir dava bir sonrakine emsal teşkil edebilir ama çoğu zaman emsaller, taleplerle çatışabilir. Orta Çağ’a baktığınızda “çatışan hak talepleri” savaşların nedenin 4’te 3’ünü kapsar. O dönemlerin dünyası yasalarla değil erkeklerle yönetiliyordu. Yasaların belirsizliği lordun bir yerde tercih ettiği bir şey olabilir çünkü bu, onlara güç sağlıyordu. Hornwood davasında kararı sonuçta bir “lord” verecekti ve daha güçlü hak sahipleri karardan memnun değilse, silahlarını çekebilir. Yani kısaca miras meselesi, yasalar kadar politika ile de alakalı bir şekilde karara bağlanıyordu.
Renly, kaygısız ve dikkatsiz bir kişiydi ve geniş genellemerle konuşuyordu (Renly’nin taht talebiyle ilgili konuşmasıyla ilgili). Bağlamdan görebildiğimiz üzere abisinin yasal dayanağını hiçbir şekilde umursamadı, onun ilgilendiği tek şey ordusunun ne kadar büyük olduğuydu.
The Hedge Knight’ta binlerce yıllık yaşta olan kadim ejderhalardan bahsediyor. Targaryenler getirmeden önce Westeros’ta ejderha var mıydı? Yoksa Targlar gelirken ejderha iskeletlerini de mi getirmişti?
Bir zamanlar ejderhalar vardı. (Buz ve Ateşin Şarkısı 'Ejderhalar' 4 )
Kitaplar için sakladığınız bir şey olabileceğini düşündüğüm takip sorusu, Westeros dışındaki Ejderhalara ne oldu? Eğer doğru anladıysam, Simyacılar hiçbir yerde ejderha olmadığını söylüyorlar. Öyle miydi?
Artık var olduğu bilinen ejderhalar yok … ama bu bir ortaçağ dönemi ve dünyanın büyük bölümleri hala terra incognita, bu yüzden gizemli yerlerde çok uzakta her zaman ejderha manzaraları hikayeleri var. Üstatlar bunları kaile almama eğilimindedir.
Ben Tad Williams’ın büyük bir hayranıyım. Tolkien’i yıllarca sevmeme rağmen, modern fanteziyi okumayı bıraktım çünkü çoğu korkunç türev şeylerdi. Sonra Tad’in DRAGONBONE CHAIR’ini denedim ve oturdum ve kendi kendime “Evet! Bu doğru bir yazarın elinde müthiş olabilir!” dedim. Bu ilham olmadan hiçbir zaman BUZ VE ATEŞİN ŞARKISINI yazmazdım. Eğer bulabilirseniz metinlerde bu seriye dair bazı şeyler var. (Azor Ahai Efsanesi 'Sahte Ulak' 1 )
Eğer Dany kısırsa (varisi olmayacağı için) neden Westeros’u işgal etmek istediğine dair bir soruya, cevap vermedi.
submitted by Asusnur to asoiaf_tr [link] [comments]


2020.06.25 17:21 griljedi (Kuram) Daario Naharis ve Euron Greyjoy

Daario Naharis karakterleri 3. kitapta Dany’nin Yunkai saldırısı öncesi ortaya çıkıyor. Dany ile görüştükten sonra yanındaki diğer iki kaptanı öldürüyor ve Fırtına Kargalarının yegane kaptanı olarak taraf değiştirip, Dany’nin safında yer alıyor.
Dany, ilk gördüğü andan itibaren bu paralı askeri çekici buluyor hatta aşık oluyor ve Meereen’i ele geçirdikten sonra birlikte olmaya başlıyor. İlişki başlamadan önce Dany, onu aylar süren bazı vazifelere gönderiyor. En son evlendiği zaman efendilere rehin veriliyor ve onu bir daha ne görüyoruz ne de haber alıyoruz.
Yıllar evvel Daario’nun Euron olduğuna dair bir kuram ortaya çıktı. Bunun temel sebeplerinden biri de GRRM’in şu açıklaması.

GRRM, Ejderhaların Dansı’nın yayımlanmasından önceki röportajlarında “Daario, görebildiğinizden daha fazla görüldü,” demiştir.

Sizi bilmem ama bu kuramı gerçekten çok severim, üyelerimizden biri konuyu yeniden ele almamı rica edince forumda daha önce tartışılmışsa da daha derli toplu ve güncel bir başlığa ihtiyacı olduğunu düşündüm. Reddit 1 ve asoiaf 1 ‘den faydalandım.
Başlayalım.

Görünüş ve Kişilik

Aslında Euron ve Daario’nun görünüşleri birbirine hiç benzemiyor; birinin saçları siyah iken diğerinin kıvırcık ve maviye boyuyor. Bunun dışında fiziksel yapıları hakkında bilgi pek verilmediği için fikir yürütmek güç. Buna rağmen ikisinin de gözlerinin mavi olduğu bilinmekte. Euron ayrıca bir gözüne bant takmaktadır ve o gözün “siyah” olduğu söylenir. Bu da ona “Karga Göz” lakabını vermiştir.
Elbette eğer iki karakter de aynı kişi ise onu tanıyan birileri tarafından tanınmamak adına görünüşünü değiştirmesi beklenir. Euron’un çevresinde büyücülerden bol bir şey yok ve büyücülerin, yanılsamalar yaratarak kişilerin görünüşlerini değiştirme yetenekleri olduğunu görüyoruz (Bknz: Melisandre ve Mance/Çıngıraklı).
Diğer yandan kendisini boyaması yüzünden Tyroshi olduğu düşünülse de ortak dile çok hakim olması dikkat çekici bir ayrıntı. Dahası kendisinin daha Valyria dili konuştuğunu da duymadık Tyrosh halkı Valyria’nın bir versiyonunu konuşur.
Dany’nin POVlarında şu ana kadar adamın dikkat çekici bir aksanı olduğunu okumadık ama Dany’nin Tyroshi aksanı olduğunu biliyoruz, okuduk. Yani Dany bile tamamen Westeros aksanıyla konuşmuyor. Bilmiyorum ama (GRRM bu ayrıntıyı unutmadıysa) Dany’nin Tyroshili Daario’nun aksanına dikkat etmesi beklenirdi, diye düşünüyorum.
Euron, Demirdoğumlu adamlarını Eski Şehir’e Tyroshlu olarak sokmaya çalışmıştı. Daario da Tyroshlu.
İki karakterin de tehlikeli, inançız ve acımasız olması dikkate değer noktalardan biridir ve elbette ki hilekar, güvenilmez.

Kargalar

Yukarıda da bahsettiğim gibi Euron’un lakabı “Karga Göz” çünkü Theon’un söylediğine göre gözleri bir karganın gibi siyah ve kötülükle parlıyormuş.
Başlığın hemen altında bir gözüne bağlı lekeli,beyaz deriden bir sargı Theon’a amcası Euron’u hatırlatmıştı. Sargıyı Umber’in gözünden söküp çıkarmak ve sargının altında sadece boş bir göz çukuru olduğunu görmek istemişti, kötülükle parıldıyan siyah bir göz yerine. Kış Rüzgarları – Theon
Ayrıca Euron’un 4. kitapta ortaya çıkan kişisel bir arması da mevcut; siyah taçlı kırmızı tek bir gözün iki yanında kargalar. (Aslında Targaryen renkleri olması ilginç.)
Armanın ilk defa görünmesi ve kimse tarafından tanınmaması, Euron’un bu armayı nispeten yeni seçtiğini gösteriyor. Bu da bizi başka bir şeye götürüyor; Daario’ya.
Daario Naharis, Fırtına Kargaları isminde 500 kişilik bir paralı asker birliğinin üç komutanından biriydi, ta ki diğer ikisini öldürene kadar.
Fırtına Kargaları’nın kumandanları aynı anda ayağa kalktı. “Cevabımız hayır,” dedi Prendahl na Ghezn. Diğer iki adam Prendahl’ı takip ederek çadırdan çıktı ama Daario Naharis dışarı çıkarken arkasına baktı ve kafasını öne eğerek nazikçe selam verdi.
Fırtına Kargalarının arması da yıldırım ve dört karga barındırır. (Bununla beraber son kitabın Selmy POV’unda daha farklı bir şekilde tasvir edilmiştir; bir düzine siyah flamanın olduğu, tepesine tahtadan oyulmuş bir karganın olduğu uzun bir direk.)
Fırtına Kargaları geldiği zaman hepsi adına konuşan Prendahl idi; her ne kadar üç kumandan olsa da bu kişinin daha kıdemli olmasından dolayı daha baskın bir hakimiyeti olduğu düşünülebilir. Bu da Daario’nun nispeten daha kıdemsiz, daha yeni biri olduğu havasını veriyor ki görüşme boyunca hiç konuşmadı.
“Ben fırtınayım, lordlarım. İlk ve son fırtınayım,”
Bu, Euron’un adamlarına kendisini tanıtma şekli. Karga Göz ve Fırtına olarak kendini ifade etmesi okuyucuların Fırtına Kargalarına gönderme olduğunu düşünmesine neden olmuştur.

Diğer İşaretler

…üç at sürmelisin… biri yatağa, biri dehşete, biri aşka.
Ölümsüzler Sarayındaki uyarılardan biri de Dany’nin yatağa, aşka ve dehşete at süreceği idi. Kehanetlerin yorumu asla %100 şu denemez ama tahminlere göre ilerlersek Dany’nin “at sürmesi” muhtemelen birlikte olduğu, olacağı erkeklerle ilgili…
Biri yatağa idi; kocası Hizadar. Diğer ikisi de aşka ve dehşete… Daario’ya aşık olduğu ve birlikte olduğu bilinmekte, bu yüzden bunu “aşka at sürmek” olarak yorumlayabiliriz ama iki karakter bir karakterse bile Dany, Daario olduğunu bildiği adam ile beraber oldu. Euron olarak da Dany’nin aklını çalma şansı var. O zaman dehşete at sürmüş olacak.
Aslında Selmy, Dany’nin Daario’ya duyduğu aşkı ölümcül bir zehir olarak tanımlamıştı bile.
Daario’ya olan aşkı bir zehir. Çekirgelerden daha yavaş bir zehir ama sonuçta ölümcül.
Tyrion POV’da son kitapta Moqorro’nun uyarısına göre Euron, Dany’nin peşinde. Kral şurasında gördük ki onunla evlenmeye niyetli ve dahası bundan çok emin ama kendi yerine kardeşi Vic’i gönderiyor.
“Kaptanımız denizin elli mil açığında, o lanetli kıyının iyice uzağında olmayı tercih eder ama ona en kısa yoldan gitmesini emrettim. Başkaları da Daenerys’i arıyor.” … “Alevlerinde, başkaları dediğin insanları da gördün mü?” diye sordu ihtiyatlı bir şekilde. “Sadece gölgelerini,” dedi Moqorro. “En çok da birini. Kan denizinde yol alan, bir tek siyah gözü ve on uzun kolu olan uzun boylu ve çarpık bir yaratık.”
Daario’nun motivasyonları çok net değil, aslında amaçsız görünen bir karakter. En başta Dany’nin yanına “kaybeden tarafta” olduğunu düşünerek geçmiş olsa bile sonrasında İkinci Oğullar bile Dany’yi kaybeden taraf olarak görüp, taraf değiştirmişti. Daario ise evlenmesine rağmen Dany’nin yanında olması hatta “rehine” olmayı kabul etmesi düşündürücü.
Euron Greyjoy “Ateş mi Buz mu?” 1 başlığımı hatırlar iseniz Euron’un ateş tarafında Dany’nin yanında olmaya çalıştığını anlatmıştım. Zaten (Targ renkleri) kan ve ateş; kırmızı ve siyah renkler (Dans 2’nin siyahlar tarafı da akla gelsin) ile referansı olan bir adamdan bahsediyoruz. Yani Euron gerek arması gerekse giydiği kıyafetlerle (hatta saç rengine ve bantlı göz rengine kadar) Dans 2’de siyahların tarafında Dany’nin yanında yer alacak kişi olduğunu ilan etmiş.
Euron, Dany’nin kendisi ile evleneceğinden çok emin konuşuyor ve onu, emelleri için kendisine istiyor. Vic’e güvendiğini sanmıyorum ama öyle yahut böyle Dany’nin yanına gideceğinden ve teklifi ileteceğinden şüphesi yok. Menzil saldırılarının Diyar’ı parçalayıp, Dany’nin işgaline hazırlamak için olduğu fikrindeyim ki Sam de bunu ifade ediyor.
eğer Kral Toprakları, Eski Şehir’i ve Arbor’ı kaybederse bütün diyar parçalara ayrılır, diye düşündü.
Dany ise Daario ile son günlerini yaşarken paralı asker, Dany’yi kendisiyle evlenmesi için ikna etmeye çalışmıştı.
“Bu gecenin bitmesini istemiyorum.” “Neden kraliçem?” “Biliyorsun.” “Düğün mü?” Daario güldü. “Onun yerine benimle evlen.” “Bunu yapamayacağımı biliyorsun.” “Sen kraliçesin. İstediğin her şeyi yapabilirsin.” Daario, Dany’nin bacağını okşadı. “Bize kaç gece kaldı?” İki. Sadece iki. “Sen de benim kadar iyi biliyorsun. Bu ve sonraki gece. Sonra bu işi bitirmeliyiz.” “Benimle evlen ve sonsuza kadar bütün geceler bizim olsun.”Yapabilseydim, evlenirdim. … “Evlenemeyiz aşkım. Sebebini biliyorsun.” … “Evlenilecek kadar güzel değilim.” Daario, kılıç kemerini, asılı olduğu kancadan aldı.
Aslında en çok kafa karıştıran kısım burası. Euron ortada görünür iken Daario, Meereen’de değildi ya da rehine verilmişti; Dany’nin fetihleri devam ederken de kimse Euron’un nerede olduğunu bilmiyordu. Dany, Lekesizleri satın almak istediğinde efendiler onları isteyen başka bir alıcıdan bahsediyordu; bir korsan kral. Bu kişinin Euron olabileceği söyleniyor. Euron’un Qarth’dan beri Dany’yi, öldürmek için, takip eden büyücülerin gemisini yakalayıp, yağmaladığı ve esir ettiği düşünülür ise bu gayet mümkün. Ayrıca Euron’un gemisi Ibben’den Asshai’ye kadar ünlüdür.
Balon suikastı ve kral şurası sırasında Daario, Meereen’de değildi. Daario, Yunkai saldırısında büyük ganimetler elde etti ve Euron da kral şurasında yanında büyük ganimetler getirip, dağıtmıştır. Bu iki karakterlerin eylemleri arasında her zaman aylarla ifade edilecek boşluklar, atlamalar mevcut.
Illyrio ve Varys, Dany’nin Meereen’de olduğunu biliyordu ama güncel bilgilere sahip değildi; Batı’ya doğru yola çıktığını farz ederek Jon Conn. ve tayfası ile Volantis’te bekleme planları yapıyordu. Buna rağmen Euron, Dany’nin nerede olduğunu gayet iyi bildiği gibi olduğu yerde kaldığından çok emin olmalı ki Vic’i gönderiyor.
“Yine yanılıyorsun kızım. Üç ejderha var ve ben onları nerede bulacağımı biliyorum. Bu malumatın değeri ahşap bir taçtır şüphesiz.”
“Sana ihtiyacım var. Köle Körfezi’ne gidip bana aşkımı getirebilir misin?”
Bu mekan atlamalarında sorun şu ki bu zaman aralığında Euron’un bir oraya bir buraya gitmesi güç görünüyor, haliyle kuramın en zayıf noktası burası gibi görünmekte. Eğer hayranların yayımladıkları zaman çizelgesi doğru ise Vic’in Meereen’e varması (yakalandıkları fırtınalar vb. şeyleri katarak) ortalama 3 ay sürüyor. Sorunsuz gittiğini farz etsek ortalama 2 ay falan vakit alabilir (en iyi tahminle). Olaylar arasındaki zaman kronolojisi de biraz muamma olduğu için biraz esnek tutmakta sorun olmaz.
Yine de bu konuda da değişik “olası” açıklamalar söz konusu.
1- Ateş ve Kan kitabında yazdığına göre, kuzey denizlerinde “kestirme yol” olarak tarif edilen bir geçidin olduğuna inanılmakta. Bazı denizciler bu geçidi bulmayı denemişler ama buz dağlarından başka bir şey bulamamışlardır. Bu efsane gerçek ise Euron’un burayı bulmuş olması mümkün.
2- Ateş ve Kan Büyüleri
Büyü ile çok güçlü ve sert rüzgarlar oluşturarak Euron’ın normalden çok daha hızlı bir şekilde Meereen’e ve Demir Adalar arasında birkaç gel git yapmış olabileceği iddia ediliyor.
Sukunet’in kan kurbanları yüzünden kırmızıya boyanmış olabileceği zaten konuşulan bir şey ki Euron’un gemisinde büyücüler var.
Büyü ile rüzgarları kontrol edilebildiğine dair birkaç sahnemiz var.
Benden önceki El. Melisandre, Alester Florent’i Ejderha Kayası’nda ateşe vermişti. Bunu, onları kuzeye götüren rüzgârı uyandırmak için yapmıştı. Lord Florent, kraliçenin adamları tarafından direğe bağlanırken güçlü ve sessiz durmuştu, yarı çıplak bir adamın olmayı umabileceği kadar vakurdu, fakat alevler bacaklarım yaladığında bağırmaya başlamıştı ve kırmızı kadına inanılacak olursa lordun çığlıkları o gün orada olanları Kıyıdaki Doğugözcüsü’ne kadar uçurmuştu.
Üstadı işaret eden parmaklarından duman yükseliyordu. “Şu adam. Boğazını kesin ve onu denize atın. Rüzgârlar Meereen’e kadar bizim yanımızda olacak.” Moqorro bunu ateşlerin içinde görmüştü.
Dumanlar çıkaran tekne deniz tarafından yutulurken, Victarion, yedi güzel kızın çığlığının neşeli bir şarkıya dönüştüğünü duydu. Sonra sert bir rüzgâr geldi, yelkenleri doldurdu, gemileri önce kuzey doğuya, sonra yine kuzeye sürdü. Onları Meereen’e ve çok renkli kiremitlerden inşa edilmiş piramitlere doğru götürdü. Bir şarkının kanatlarında sana uçuyorum Daenerys, diye düşündü demir kaptan.
Yazımız şimdilik burada sonlanıyor. Belki daha sonra eklemeler yapabilirim. Yazının aslı buradan yayımlandı.
submitted by griljedi to asoiaf_tr [link] [comments]


2020.06.06 21:59 itinbiri Güzellik Uykusu - Bölüm 6

Miyavlama sesleriyle açtım gözlerimi. İlk başta rüya sandım ama kedi üzerime çıkınca gerçek olduğunu anladım. Bu kedicik hala bizim evimizdeydi. Annemin onu görmemiş olması imkansızdı ama hala burdaydı işte.
Kedi yüzüme doğru yaklaşıp küçük bir öpücük kondurdu bana. (yani ben öyle anlamak istedim) Sonra göğsümde bir küçük yuvarlak çizip kıvrıldı ve uyumaya başladı. Siyah ve yumuşacık tüyleri vardı. Yine de battaniyeyle üstünü örttüm ve bir öpücük de ben kondurdum ona. Annem bunu görse iğrenirdi herhalde ve kızardı bana. Şimdi, annem hayvan düşmanı falan değil. Hatta hayvanları çok sever ama uzaktan.
Okul saati yaklaşıyordu. Günlük rutini tamamlayıp yola koyuldum. Yine kafamda değişik senaryo ve fikirler birleşip dalgınlığıma sebep oldular. Okula geldiğimde dersler başlayalı 10 dakika olmuştu. Gözlüklü, hafif kel ve sert mizaçlı olan müdürümüz (klasik müdür tipi) merdivende geç gelenleri ağırlıyordu. Bende kurbanlar arasına katıldım. Güzelce fırçamızı yedik ve sınıfa doğru yürümeye başladık. Sınıfa giderken, bu adamın birçok şeye kızdığını ve bize patladığını düşündüm. Çünkü herkes öyle. Bir şeylere kızar ama sesini çıkaramaz, sonra kendisinden güçsüzlere yüklenir. Güçsüz olduğumuzdan değilde, işte...
Fizik öğretmeni geç kalmama çok kızmadı. Kendisi sınıf öğretmenimizdir. Yine en arkaya geçtim. Fizikten hiç anlamam ama hocayı sevdiğim için nezaketen soruları çözmeye çalışırdım. Fakat müdüre aklım takılmıştı iyice. Yanımdaki camdan hafiften yere düşmeye başlayan yağmur damlalarını gördüm. Sonra derin düşüncelere daldım yine.
Suratsız insanların katlanılmaz tripleri, seni önemsermiş gibi dır dır eden öğretmenler, açıkta kalmamak için rehberlik bölümünü okuyup hiç işe yaramayan insanlar, birkaç kişi hariç, hiç sevmediğin yüzlerce çocuk ve hepsini bir arada bulunduran kocaman bir binaydı okul.
Eğitim sistemi, balıkların ağaca tırmanmasını istiyordu. Başaramayanlar hayatlarına niteliksiz, daha doğrusu işsiz olarak devam ediyorlardı. Sadece sayısalcıların kazandığı bir dönemdeydik çünkü. Sporcu olmak isteyen işsiz, sözel okuyan işsiz, meslek lisesine giden de "serseri" olarak çıkıyordu içeriden.
Daha doğru düzgün Türkçe bilmeyen çocuklara, 2. sınıfta ingilizceyi dayatıyorlar. Tüm çocukların öğrenmesi gereken şeyler, kadın erkek eşitliği, aile kavramı, vatan millet sevgisi ve din iken, yaş ağaçların hepsine matematik aşılamaya çalışıyorlar. Çocuk dışarda top oynamak isterken, tonlarca ağırlığın altında eziliyor ve bunu ailesi dahil kimse anlamıyor. Bir yerden sonra kimsenin kendisini anlamadığını ve yardımcı olamayacağına ikna oluyor çocuk. Ardından vurdumduymaz bir nesil yetişiyor. Bırakın çocuklar sevdiği türkülerle büyüsün.
Ayrıca ailelerde 3 kuruş parasının yarısını kitaplara harcayıp, çocuklarının başarısız olduğunu görünce, çocuklara bağırıp çağırıyorlar. Çünkü çocukların suçu, yatkın olmadığı bir konuda başarısız olmak. Oysa herkes yatkın olmadığı bir konuda çok başarılı olur. Sıkıntı biz gibi çocuklarda galiba değil mi ? Çoğunun ailesi de şey zaten, kendisi bir yere varamamış ama çocukları doktor, mühendis falan olmalı. Tabi kimse fabrikadan hangi özelliklerle çıktığımıza bakmıyor.
Memlekette herkesin fikir özgürlüğü var ama kimsenin fikrini açıklama özgürlüğü yok. Çünkü sizin yerinize konuşan ve sizin yerinize kararlar alan bir sürü insan var. Herkes haklı bu toplumda. Haksız olan yok. Zaten kimseyi de haksız olduğuna ikna edemezsiniz. Çünkü bilenler susuyor, bilmeyenlerse çenesini kapatmıyor. Herkesin kusursuz fikirleri var ama ne hikmetse hiçbiri o fikirlerle yol almamış. Zaten okuyan da yok. Galiba yönetimin hedefi bu. Okuyan cahiller yetiştirmek. Baya da başarılılar aslında. Okuma yazma oranı %99 iken, okumuş işsiz sayısı milyonlara dayandı. Toplum olarak bize tokat atana diğer yanağımızı çeviriyoruz maalesef. 4 - 5 yılda bir akıl almaz fikirler ve yeniliklerle karşımıza çıkıyor siyasiler. Bir daha ki 4 - 5 seneye kadar aynı tas aynı hamam.
Hak edenin değilde torpilin kazandığı bir yerdeyiz. Ben gibi kimi kimsesi olmayan garibanlar işsiz kalıyor işte. Bize dini öğütleyen, kötülüklerden uzak durmamızı isteyenin neden ruhu şeytanda? İnsanları koyun gibi kullanmaya çalışıyorlar. Garip olan, çoğu insan bu durumdan memnun. Kurunun yanında yaş da yanıyor. Kimse görmese ya da görmek istemese de, koskocaman bir gençliği alevlerin arasına atıyorlar. Miting meydanlarında önemsermiş gibi halkı dinleyen siyasiler, ateşler içinde yanıp bağıran gençliğin seslerini duymuyor.
Bazı çocuklar var tüm bunlara boyun eğen. Eğitimin ve toplumun istediği gibi olamayınca kendini değersiz hissediyor hepsi. Birer birer kaybediyoruz herkesi.
Tenefüs ziliyle kendime geldim. Bunca fikir ve düşünceyi kimseye anlatamamanın verdiği yükle ezilmiştim. Tabii kimse farketmemişti. Herkes kendi derdiyle meşgul sonuçta. Herkes sevgi ve saygıya aç. Çünkü sevilmeden sevmesi ve saygı görmeden saygı göstermesi isteniyor çocuklardan. Onlarda insanların kendilerini sevmesi için bir sürü şey deniyorlar. Ama bilmiyorlar ki, insanlar seni sevsin istiyorsan, yol yapacaksın.
submitted by itinbiri to u/itinbiri [link] [comments]


2020.03.28 19:39 HellhoundBee gececilere yaşanmış paranormal olay anıları #14

Bu subredditteki hokkavuran adlı arkadaşın başına gelmiş bu olay özelden attı bana dün:
Başkan buda benim başımdan geçti anlatayım Lise 1 yada 2 deyiz yıl 2008 civarları neyse din kültürü dersine yavşak bi adam giriyor zaten dersten zor geçtiydik sınavlardan 30 üstü alan yok nerdeyse... Neyse bu aralar astral seyahat filan baya rövaçta,bizde ergen zamanlar deniyoruz filan başaramıyoruz. Bu adam bize dediki cinleri yönetmek için 3 tane kitap var biri kırmızı biri yeşil diğeri de siyah dedi bunları sakın okumayın dedi. (Aq oğlu liseli birine böyle bişey denirmi) Benim de piç bi arkadaş var,kanka ben okucam bunu dedi. Dedim yapma etme filan dinlemedi. Bu salak okudu aq sonra gece bunun yatağının üstünde göçükler filan oluyor sesler geliyor korkuyor filan. Bende dinledim bunu sonra buna git bi hocaya görün yoksa yarrağı yicen dedim. Çocuğun psikoloji ciddi anlamda bozulmaya başladıydı. Bu kurtuldu o olaydan sonra. Neyse ben yine bu astral seyahati kasıyorum. Bu salak bu kitapları okuduysa bende bi bakayım beğenmezsem okumam dedim. 2-3 sayfa okudum sonra götüm yemedi. Okulda bir gün astral seyahat kasıyorum. Başardım kendimi görebiliyor ve canlıyım. Ananı sikiyim benim üstümdeki ceket niye renkli filan dedim. Sonra uzaklaşmaktan korkup vücuduma döndüm. Yine aynı gün okul çıkışı antrenmana gidiyorum. Atletizm sporu ile ilgileniyorum. 8-17:00 arası okula gidip akşam 19:00 a kadar idman yapıyorduk. Ben idmandan çıktım eve gitmek üzere minibüse bindim. Tabi haliyle hem okul hem idman olunca yoruluyordum. Bende minibüste uyuya kalıyordum. Eve gitmek 30-45 arası sürüyordu. Neyse mahallenin içine girmişiz bi an uyandım. Bi etrafa baktım nerdeyiz amk dedim eve 5dk yol kalmış o zaman uyanık kalıyım da dedim evde son durakta, minibüsün içinde kalmayalım filan dedim. Şoföre doğru bi baktım, bu para koyduğu yer yokmu oradan yukarıya doğru ışık hüzmesi çıkıyor. Lan noluyo dedim acaba hala uyuyormuyum dedim. Sonra kendimi kontrol ettim sıkıntı yok. O ışık hüzmesinin içinden yarım bir vücut çıktı kafası keldi. Sonra bu vücut öne doğru bakarken birden kafası 180 derece döndü vücut sabit bana baktı güldü amk. (Şuan bile içim ürperiyor) neyse eve geldim ben. Açtım pc yi takıldım biraz yattım uyudum. O aralar da bana karabasan çok geliyordu. Neyse rüyamda bi tane kuyunun üstünden tam atlayacağım arkadan bi amk evladı laaaaan ! Diye bağırıp balta fırlatıyor. Göt korkusuyla uyanmaya çalışıyom karabasanı bilen bilir zor uyanıyorsun AQ. Sonra uyandım bi şekilde saat gece 5:30 civarları. Şıngır şıngır ses gelmeye başladı bi anda. Dolabın üstünde benim madalyalar asılıydı. Madalyalar birbirine çarpıp oynuyordu aq. Sonra ananı sikim deprem mi acaba dedim ışığa baktım ışık sabitti. Vay aq yarrağı yiyoruz iyice dedim.Sonra zaten okula minibüsle git gel yaptığım için sabah 6 da uyanıyordum. La zaten yarım saat var pc de az takılayım dedim pc yi açtım. Neyse bakıyorum öyle facede filan takılıyom. Birden benim odanın kapısı yavaşça açılmaya başladı. Ben gözleri kapıya diktim arkasından ne çıkacakta ben bayılcam diye bekliyorum. Sonra arkası boş aq. İçimden hatim indiriyom o ara. Sonra pc ye döndüm 10dk sonra annem uyandı, bana kahvaltı hazırlamak için. Anne dedim cam kapı filan mı açtın. Yok dedi, iyi dedim. Sonra olay belirli zamanlarla oluşan karabasan olayları ile yavaş yavaş son buldu.
submitted by HellhoundBee to KGBTR [link] [comments]


2020.03.27 04:52 grafik-tasarim Hublot Eta Saat

Hublot Eta Saat ile kıyafetlerinizi tamamlayabilir ve son derece güzel bir kombin oluşturabilirsiniz. Her türlü beğeni ve zevki tam olarak karşılayabilecek kapasitede olan markanın en güncel ve yeni ürünlerini uygun bir fiyat üzerinden satın alabilirsiniz. Bunun için watchesboss.com sitesine giriş yapmak yeterli olacak.
HublotEtaSaat Kalitesinden Vazgeçmeyin
· Hublot Eta Saat birden fazla türüyle sitede dikkat çekmekte.
· Bunlardan birisi Bing Bang olarak bilinmekte.
· Classic Fusion ise çok büyük ilgi görüyor.
· Aynı zamanda King Power Eta türleri arasından dilediğiniz gibi seçim yapabilirsiniz.
· Son olarak Tourbillion Eta gibi daha farklı bir alt kategorinin olduğunu ifade etmek gerekiyor.
· Her türlü beğeni için son derece uygun olan saatlerde farklı renkler öne çıkıyor.
· Bunların içinde sarı yani gold, gümüş ve siyah en popüler olanları.
· Kordon kısmı ise tamamen deri olan özel bir malzeme kullanılarak tasarlanmış.
· Suya karşı dayanıklı olan ürün, değişik miktarlardaki indirimleriyle beklentileri karşılamakta.
Hemen Hublot Eta Saat satın alma işlemini çok hızlı şekilde gerçekleştirebilirsiniz. Ürünlerin tümünde ücretsiz kargo olarak bilinen bir seçenek söz konusu. İndirim her daim yapılıyor. Satın alma çerçevesinde üyelik alın ve ödemeyi gerçekleştirin. Tamamen özel olan kutusu içinde ürün size en kısa süre içinde yollanır. Böylelikle şıklığınızı tamamlamış olacaksınız. Tamamen orijinal olan saatlerin sertifikası da vardır. Yüzde yüz gerçektir.
submitted by grafik-tasarim to u/grafik-tasarim [link] [comments]


2020.03.27 04:43 haber7-24 Audemars Piguet Eta Saat

Audemars Piguet Eta Saat, piyasanın en farklı tasarımlarına sahip olan markalarının arasında öne çıkmakta. Hem sportif hem de daha resmi giyinenler için değişik birçok ürün mevcut. Son derece kaliteli olan saatlerin çok uzun yıllar boyunca kullanılması mümkün. Bunun için online bir şekilde watchesboss.com üzerinden satın alma gerçekleştirebilirsiniz.
AudemarsPiguetEtaSaat Özellikleri Neler?
· Audemars Piguet Eta Saat iki farklı alt kategoriye sahip olmasıyla öne çıkıyor.
· Bunlardan birisi Royal Oak Eta Saat iken diğeri ise Royal Oak Offshore Eta Saat şeklinde.
· Ürünlerin özellikleri ise doğal olarak türüne göre değişmekte.
· Klasik olanlarda tatmin edici renk çeşitliliği var.
· Özellikle saatin üst kısımları gold, silver ve siyah olarak tasarlanıyor.
· Bazı modellerde ise daha koyu bir gri renkten yanı seçim yapılmış.
· Hem metal hem de derinden tasarlanmış olan kordonlar büyük bir fırsat demek. Beğeninize göre seçim gerçekleştirebilir ve hemen satın alabilirsiniz.
· Bunun yanı sıra ürünlerin bir kısmında çelik malzeme dikkat çekmekte. Böylelikle dayanıklılık süresi tam anlamıyla ömür boyu olarak ifade edilmekte.
· Kadran rengi konusunda da bir çeşitlilik sunan markanın ürünlerini satın almak çok zor değil.
· Audemars Piguet Eta Saat ürünlerinden faydalanmak ve beğendiğiniz bir tanesini elde etmek için siteye üye olun.
Daha sonra seçiminizi gerçekleştirin. Bunun ardından ödemeyi internet üzerinden yapmanız yeterlidir. Ürünlerin tümü ücretsiz kargo seçeneğiyle sizlere yollanır.
submitted by haber7-24 to u/haber7-24 [link] [comments]


2020.03.27 04:42 haber7-24 Dainese Mont

Motorcuların vazgeçilmez aksesuarı olan mont, birçok farklı faydayı sağlamasıyla dikkat çekmekte. Her daim kaliteden yana tercihte bulunan kişiler; motor envanter üzerinden istediği ürünü çok kısa süre içinde ve uygun fiyatla satın alabilir. Renk, desen ve model anlamında beklentileri karşılayan bir skala söz konusu. Daniese mont türleri, sitede indirimli bir fiyat üzerinden satılıyor.
Daniese Mont Özellikleri
Dainese mont şu özellikleriyle dikkat çekmekte;
· Firmanın kendisine ait olan 8 farklı mont modeli satışa sunulmuş durumda.
· Bunların tümünün bedenleri var.
· Ayrıca renk anlamında farklı birçok opsiyon söz konusu.
· Tek renk isteyenler için gri, siyah öne çıkıyor.
· Kombin olarak tasarlanmış ve birden fazla renkten oluşan modeller de mevcut.
· Her birinin farklı özellikleri söz konusu.
· Genellikle yüzde yüz sığır derisi kullanılarak üretilmiş. Bu da motor tutkunları için harika bir avantaj. Böylelikle rüzgarı hiçbir şekilde geçirmiyor
· Ürünün farklı yerlerinde ise cordurae ve boomerang tercih edilmekte.
· Tüm mont türlerinde çok başarılı bir koruma performansı var.
· Bunun yanı sıra bel ayarını rahatlıkla yerine getirebilirsiniz.
· Aynı zamanda ısı dengesi de mevcuttur.
· Hem şık hem de başarılı bir tasarıma sahip olan ürünleri siteden online bir şekilde sipariş etmeniz mümkün.
Özellikle indirimin çok sık yapılması, daha az ödemenizi sağlayacak.
submitted by haber7-24 to u/haber7-24 [link] [comments]


2020.03.05 17:17 tasarim Best10

Best10, Türkiye'de çok uzun süreden beri hizmet veren bir bahis işletmesi. İlk defa 2001 yılında sektöre giriş yaptı. Siyah ve yeşil renklerin öne çıktığı resmi bir sayfası var. Site Türkçe olarak tasarlanmış. Malta oyun komisyonu yasalarına göre hareket etmekte. Spor, canlı bahis, canlı casino, sanal bahis üzerinden para kazanma şansını sunuyor.
Bets10 Oyun Hizmetleri Neler?
Best10 firmasının spor bahisleri alanı son derece geniş. Birçok farklı spor dalı var. Canlı ve sanal casino kısmından da şansınızı deneyebilirsiniz. Canlı bahis ise anlık olarak tahmin yapma fırsatını sunuyor. Tüm bunlara ek olarak Türk pokeri ve sanal bahis de mevcut.
Best10 Promosyonları
· İlk üyelik bonusu tam 5000 TL'dir.
· Sanal spor oyunları üzerinden 100 TL alınabilir.
· Ön ödemeli kartlarla yatırım yapanlara yüzde 10 hediye sunulur.
· Şirkete arkadaşınızın üye olması sizin için farklı bir promosyonun verilmesi demektir.
· Aynı zamanda poker özel bonusları da mevcuttur.
Bets10 Para Çekme Yöntemleri
Best10 para çekme yöntemleri içinde Ecopayz ve Jeton Cüzdan sistemleri mevcut. Minimum 50 maksimum ise 20000 TL çekebilme şansınız var. Banka havalesi ise bir diğer yöntem olarak karşımıza çıkıyor. En az alabileceğiniz para miktarı 250 TL iken üst sınır 20000 TL. Transfercard sayesinde de işlem yapılabilir. 100 TL ile 10000 TL arasında değişen tutarlar söz konusu.
submitted by tasarim to u/tasarim [link] [comments]


2020.02.01 23:37 nihilnia Ny'alotha, The Waking City Strateji Rehberi

Ny'alotha, The Waking City Strateji Rehberi
8.3 Yaması ile gelen ve dört gözle beklenen "Ny'alotha, The Waking City Raid"i sonunda bizlerle. Raid' i başarı ile bitirmeniz için sizlere bir rehber hazırladık. Yanlış bulduğunuz yerleri düzeltmemiz veya eklenmesini istediğiniz bilgilerle rehberi zenginleştirmemiz için yorum yapmaktan çekinmeyin!
https://preview.redd.it/sqpsuex83ee41.jpg?width=1181&format=pjpg&auto=webp&s=0b3c4ef00c0a092842fb3b1b902ee7d18efe556d
Rehberdeki bilgiler: Burak (Thorwyin)
Düzenleme, görsel zenginleştirme ve paylaşım: Nihil (Lilystheme)
Evet, hadi başlayalım!

WRATHION
https://preview.redd.it/5n8ka4aa3ee41.jpg?width=1280&format=pjpg&auto=webp&s=147e720895e2fa21c08c530fc0336a7e5d8de769
🔥 PHASE 1
  • Tüm dpsler bossun yanında stackleniyor, arkasında değil. Rangeler ise bir nokta da stackleniyor.
  • Tanklar 2 stackde bir ( SearingBreath ) taunt değiştiriyor.
  • Oyuncular Incineration debuffunu aldığında raidden uzaklaşmaları gerekiyor (cd süresi 8 saniye).
  • Wrathion havaya kalkıp tekrar yere düşüyor (Gale blast) ve oyuncuları geri savuruyor.Geri savurduğu alanda bekleyip damage yedikten sonra tekrar bossa attack yapmaya devam edebiliriz
  • WrathionRaid alanının herhangi bir köşesine uçuyor ( BurningCataclysm) ve tüm raid alanını ateşe veriyor. Raid bu esnada wrathionun bulunduğu köşenin tam karşıt noktasında konumlanmalıdır. Çünkü sadece çok küçük bir alan safe de kalacak.
  • 🔥 PHASE 2
  • Wrathionraid alanında sütunlar ve yuvarlak kırmızı alanları oluşturuyor (Burning Madness).
  • Bu yetenek ile eş zamanlı olarak ortaya çıkan addleri de kesmemiz gerekiyor.
  • Mobilitysi olan classlar kırmızı alanlara girmeleri ve debuffu almaları gerekiyor.
  • Bu debuffla sütunların üzerinden geçerek sütunları yok etmeleri gerekiyor.
  • Kırmızı alanlara girmeyen oyuncular ise sütunlara attack yaparak sütunların tamamını yok etmeye çalışıyorlar. Sütunları yok ettikten sonra yerde çıkan alanların soaklanmaması gerekir.
⭐️ Hazel' in videolu bir şekilde anlattığı "Wrathion" kısmı: https://youtu.be/joKnHlp5QoM

MAUT
https://preview.redd.it/b49nv1tb3ee41.jpg?width=1280&format=pjpg&auto=webp&s=130b614bd5263e59a934f7fd082f1ee360e93236
🔥 PHASE 1
  • Tankların Shadow Claws stacklerini kontrol ederek her 3-5 stack de ya da her add geldiğinde taunt değiştirmesi gerekir.
  • Maut DevourMagic debbufunu raidin belli bir kısmına atıyor. 6 saniye sonra bu alanlar patlayıp belli bir damage atıyor ve yerde siyah alanlar bırakıyor. Bu alanların %90 ınınraidin uzağına çok az bir kısmının da bossa yakın bırakılması gerekiyor. Çünkü Maut belli bir süre sonra Stygian Annihilation castlemeye başlayacak. Bu castin bitmesine kısa bir süre kala bütün raidin daha önce yerde açmış olduğu siyah alanlara girmesi gerekiyor. Ancak erken girerseniz damage yersiniz ve mananız biter. Bu yüzden castin sonunda içine girmemiz gerekiyor.
  • Add’in mutlaka alanların yanında tanklanması gerekiyor. Çünkü caste başladığında add’in alanın içine sokulması gerekiyor. Ayrıca add ve boss arasında en az 20 yard olması gerekiyor.
🔥 PHASE 2
  • Bossun manası fullendiğinde bu phase başlıyor.
  • Bossa vurduğumuz da bossun canından değil manasından gidiyor.
  • Bossun mana çektiği oyuncu raidden uzaklaşması gerekiyor.
  • Raid alanın da orblar spawnlanacak.
  • Bu orbları healerların alması gerekiyor. Çünkü bu orblar healerlara %150 mana yenilenmesi ve %50 healing buffu sağlıyor.
⭐️ Hazel' in videolu bir şekilde anlattığı "Maut" kısmı: https://youtu.be/8cdc5ZpxU2A

PROPHET SKITRA
https://preview.redd.it/zn253bfd3ee41.jpg?width=1920&format=pjpg&auto=webp&s=f807d343922b037fc6a71966e79c8f8c1cca17c0
🔥 PHASE 1
  • Tanklar her 3-4 stackde (ShadowShock) bir taunt değişmesi gerekiyor.
  • Shred Psyche debuffu alan oyuncu debuffu grubun biraz dışına bırakması gerekiyor.
  • Debuffı bıraktığı yerde bir add spawnlanıyor. Bu addincastini bitirmesini bekliyor ve sonrasında kesiyoruz.
  • Images of absolution:Raidin bir kenarında addlerspawnlanıyor. Bu spawnlananaddler diğer kenara doğru yürümeye başlıyor. Raidin o an ki konumuna göre önümüzdeki addleri cc leyip geçiş için yol oluşturmamız gerekiyor (Antorus' daki Shivarra bossunda olduğu gibi).
🔥 PHASE 2
  • Bossraidi ikiye bölüyor ve kendi ilizyonlarını oluşturuyor. Her iki gruba da farklı ilizyonlar gösteriyor. Gruptan sadece bir oyuncu bütün ilizyonları marklıyor ve diğer grup hangi markı görüyorsa söylüyor ve raid o ilizyonu kesiyor. Buradaki amaç hangisinin gerçek olduğunu bulmak. Eğer yanlış ilizyonu kesersek büyük bir raid damage geliyor.
⭐️ Hazel' in videolu bir şekilde anlattığı "Prophet Skitra" kısmı: https://youtu.be/mz2XJDl8eQs

DARK INQUISITOR XANESH
https://preview.redd.it/ajhr9uae3ee41.jpg?width=1280&format=pjpg&auto=webp&s=9d7185042abdf079f60661e7c80e83a329cdca03
🔥 PHASE 1
  • 3 adet kırmızı alan açılıyor. Bu alanların mutlaka soaklanması gerekiyor yoksa raid wipe yer
  • (Void Ritual).
  • Bu alanı soaklayan kişiler Voidwoken oluyor ve vurdukları damage %99 azalıyor. Bu kişiler raid alanının herhangi bir yerinde spawnlanıyor.
  • Orbu taşıyıp portala doğru sürüklemesi gerekiyor.
  • Bu orbun herhangi bir sütuna, duvara ya da oyuncuya çarpması halinde raid wipe olur.
  • Bu esna da bossun uyguladığı alanların dodgelanması ya da o alanların içinde kalınması halinde defansiflerin basılması gerekmektedir. Bu kişiler 3 dakika boyunca tekrardan voidwoken olamazlar.
  • Soulflay : Kendinizden bir kopya oluşturuyor ve 10 saniye sonra bu kopyanız patlayıp raiddamage yaratıyor. Gelen raid damage i düşürmek için kopyanızdan olabildiğince uzakya durmanız gerekiyor.
  • Tanklar Abyssalstrike da taunt değiştirecekler.
  • Anguish : Her 2 saniye boyunca raid sürekli damage yemektedir
  • Azshara' dan duvarlara doğru sürekli olarak belli mor alanlar oluşuyor ve sonrasında alanların içinde kalan oyuncular damage yiyor. Yani bu alanların içinden çıkmalısınız.
⭐️ Hazel' in videolu bir şekilde anlattığı "Dark Inquisitor Xanesh" kısmı: https://youtu.be/ueMfYPpPy7Y

THE HIVEMIND
https://preview.redd.it/t0j9ybhf3ee41.jpg?width=640&format=pjpg&auto=webp&s=b377b1e69b42fdc331e8e904517fba9e40ad78f8
🔥 PHASE 1
  • Ka’zir ve Tek’ris isimli 2 farklı bosstan oluşuyor.
  • İlk olarak bilinmesi gereken iki bossun da aynı anda ölmesi gerekiyor.
  • Bosslardan biri Dronelar spawnlıyorlar. Bu dronelar herhangi birisine fixate oluyor ve onu takip etmeye başlıyor. Kolaylıkla kesebilmek için tüm raidin bossun altında stack olması yeterli. Dronelar öldüğünde, öldükleri yerde yeşil alanlar açıyorlar bu alanlara girilmemesi gerekiyor.
  • Bosslardan diğeri Darter isimli addlerispawnlıyor. Bu addler PsionicResonance isimli interruptlanamayan bir şey castliyorlar. Ancak cc leyip hızlıca kesmemiz gerekiyor.
  • Hangi bossun hivemindi kontrol ettiğine göre kullandıkları yetenekler değişiyor. Ilk olarak Hivemind'ın kontrolünü her zaman Tek’risalıyor. Tek’ris in kontrolünde bosslar birbirine yakın tanklanmalıdır. Addler her saniye %1 damage ve hareket hızı buffualıyor. Dronelardanbiri ravagere dönüşüyor ve %450 health ve damagebuffukazanıyor. Tüm dpslerin bu addefocuslanması gerekiyor.
  • Ka’zir kontrolü aldığında bossların birbirinden en az 20 yard uzaklıkla tanklanması gerekiyor. Addler in canı %20 ye düştüğünde her saniye %5 can yeniliyorlar. Addler %20 ye düştüğünde addleriignoreluyoruz. Bu esnada addlerden biri bufflanıyor ve cclenemez hale geliyor. 20 saniyelik bir cast olan VolatileEruption skilini castliyor eğer bu cast biterse raidwipe yer. Bu yüzden bu addcaste başladığı an her şeyi bırakıp bu addefocus oluyoruz.
  • Ka’zir, AcidAqircastine başladığında etrafda dolanan küçük moblargöreceksiniz. Tek yapmanız gereken bunları dodgelamak. Yaklaşık 16 saniyeniz var herhalde dodgelarsınız. Diğer bir casti de Mınd-numbing nova. Tüm raidedamage vuruyor ve herkesin haste ini 8 saniyeliğine %50 düşürüyor.
  • Tek’ris Echoing void castliyor. Herkesin altında mor alanlar açılıyor. Tek yapmanız gereken birbirinden en az 4 yard ayrı durmanız (/4yard). Diğer bir casti de Nullificationblast. Boss sadece kendi önündekilere vuruyor ve 6 saniye boyunca heal alamıyorsunuz. Ancak casti biraz uzun ve kolayca dodgelayabilirsiniz.
⭐️ Hazel' in videolu bir şekilde anlattığı "Hivemind" kısmı: https://youtu.be/KkvQ8tW4Fn0

SHAD’HAR
https://preview.redd.it/gg5kp33k3ee41.jpg?width=1920&format=pjpg&auto=webp&s=e10eae47769373dfa157f4ec7ee87e21cd59979c
🔥 PHASE 1
  • Boss tanklara 2 farklı debuff bırakıyor. Tanklar sadece bunlardan birini almalıdır. Yani crushu alan tank sürekli crush da tauntlamalıdır.
  • Healerların dikkat etmesi gereken şey, Debilitatingspit. Herhangi bir oyuncuya 4 stacklik bir debuff bırakıyor ve 5 saniye boyunca ciddi bir hasar veriyor.5 saniye sonra bu debuff 2 farklı oyuncuya bulaşıyor ancak bu sefer hasarın yarısı kadar vuruyor. Healerlar ilk targeta mutlaka dikkat etmesi gerekir.
  • LivingMiasma diye bir add spawnlanıyor ve herhangir bir kişiye fixate oluyor. Tek yapmanız gereken raidden uzaklaşmanız ve addin size ulaşmasını beklemeniz.
  • UmbralEruption oyuncuların altında oluşan alanlar. Bunları dodgelamanız gerekiyor.
  • UmbralBreath castlediğinde bossun önünde durmuyoruz.
🔥 PHASE 2
  • Boss' un canı %66 ya indiğinde phase 2 başlıyor. Raid her geçen saniye EntropicMantle debuffu yüzünden sürekli damage alıyor.
  • Raid alanında EntropicBuildup isimli mor alanlar oluşmaya başlıyor ve bu alanlar 15 saniye sonra patlıyor. Bu yüzden en az 2-3 oyuncunun bu alanları soaklaması, debuffu alması ardından raidden uzaklaşması gerekiyor.
  • EntropicBreathcastinde bossun önünde durmuyoruz.
🔥 PHASE 3
  • Bossun canı %33 e geldiğinde 3. Phase başlıyor. Her 3 saniye de bir Noxiusmantle debuffu yüzünden ciddi damage yiyeceğiz.
  • BubblingOverflow Raid alanının ortasından başlayıp büyüyen bir yeşil alan. Bu alan yeterince büyümeden bossu kesmemiz gerekiyor.Aynı zamanda bu alan 2 kişinin daha altında belirleyip büyümeye başlıyor. Bu yüzden alanın belli bir tarafında durup oradan büyümesini başlatmalıyız.
  • BubblingBreath bossun önünde durmuyoruz.
  • Bossun canı %30 a geldiğinde %25 damagebuffu kazanıyor. Bütün cdleri ve heroyu burada alıp bosu bitirmeliyiz.
⭐️ Hazel' in videolu bir şekilde anlattığı "Shad'har" kısmı: https://youtu.be/dbDflyFsjZo

DREST’AGATH
https://preview.redd.it/ad7gqa0l3ee41.jpg?width=640&format=pjpg&auto=webp&s=064929851cfffaca56c62c3c3406686852fc67bd
🔥 PHASE 1
  • Boss sürekli kendini heal alıyor ve damage yemiyor. Bossa damage vurabilmek için yanında ki addleri kesip altında açılan alanları soaklamamız gerekiyiyor. Aldığımız buff sayesinde boss 30 saniye boyunca damage yiyebilir hale gelecektir.
  • Tanklardan biri mutlaka bossa melee kalmalıdır.
  • Tanklar her volatileseed debuffunda tauntd eğiştirmelidir. Bu debuff patladığında yanındaki tüm kişiler veya yaratıklar 15 saniye boyunca %60 daha fazla damage yiyen bir debuff alırlar. Bu yüzden tank bunu herhangi bir addin yanında patlamalıdır ki addi kolayca kesebilelim. Ancak tabi bu esnada oyuncuların tankdan uzakta durması gerekiyor.
  • Boss %100 enerjiye ulaştığında Throes of Agonycastine başlıyor. Her kesilen tentacle 25 enerji veriyor. 10 saniye boyunca ciddi bir damage atmaya başlıyor ki bu her olduğunda bir healer cd açmak zorunda.
  • Erranblastlar yerde kırmızı alanlar açıyor. Bu alanlardan kaçıyoruz.
  • Voidglaire, Boss ve addler aynı zamanda bu caste başlıyor ve önüne doğru siyah bir lazer ışını ile vurmaya başlıyor. Bu lazerlerden kaçıyoruz
  • RealityTear yerde siyah bir alan oluşuyor ve sürekli hareket ediyor. Bundan kaçıyoruz.
  • Maw of drestler çıktığında bu addlere focuslanıyoruz. Çünkü bu addlermuttering of betrayal debuffu atıyorlar. Budebufftan kaçınmak için bosstan uzakta durmamız gerekiyor. Eğer herhangi bir oyuncu 4 stack olursa hostile oluyor. Aynı zamanda acidsplash atıyorlar. Bu adde vuranların birbirinden 4 yard uzakta durması gerekiyor.Buna ek olarak bu add bir de bir kişiye mutterings of insanity atıyor. Bunu alan oyuncu raidden uzaklaşacak
  • Entropiccrash bosstan ve bu casti yapan bütün tentaclelardan uzak duruyoruz.
  • Genel olarak meleelertentacle da rangel erde mawlarda olacaklar.
⭐️Hazel' in videolu bir şekilde anlattığı "Drest'agath" kısmı: https://youtu.be/5xCzoiaAWWM

IL’GYNOTH
https://preview.redd.it/fz7pgzyl3ee41.jpg?width=640&format=pjpg&auto=webp&s=8d63fde6ff138cf97d89f8ebf3e18d560b2fe268
🔥 PHASE 1
  • Eye of N’zoth tankların dikkat etmesi gereken bir yetenek. Sadece tanklar önünde durmalıdır ve her 2 stackde bir taunt değiştirmelidir.
  • Corruptor’s Gaze herhangbir bir oyuncuya fixate olur ve oyuncuyu takip ederek arkasından lazer şeklinde yeri çizmeye başlar. Oyuncular bunlardan kaçınmalıdır.
🔥 PHASE 2
  • Cursed blood oyuncuların etrafında kırmızı alanlar oluşturuyor. Bu alanları aldığımızda diğer oyunculardan uzaklaşmamız gerekiyor. 8 Saniye zamanımız var.
  • 3 tane Organ of corruption spawnlanacak ve her biri pumping blood castleyecek. Bu phase' i bitirebilmek için organlardan herhangi birini kesmemiz yeterli olacak. Tüm raid 1 tane organa focuslanacak ancak diğer 2 organın dainterruptıalnması gerekiyor. Bu yüzden özellikle rangeler diğer 2 organın interruptını alacaklar.
  • Eğer organlardan biri bu casti tamamlarsa blood of ny’alotha isimli addleri spawnlamaya başlayacak. Bu addler raidin bir kısmına fixateolacaklar. Fixate olan oyuncular bunlardan kaçmalı diğer oyuncularda bunları kesmesi gerek. Ancak bunlarla uğraşmamak için mümkün olduğu kadar organları kicklememiz gerekiyor. Addler öldüğünde hemorrhage oluyorlar yani cok ciddi bir raid damage atıyorlar. Bu yüzden addleri öldürmeden raiddamage ini kontrol etmemiz gerekiyor.
  • Touch of thecorruptor herhangi 1-2 oyuncuyu mindcontrol' e alıyor. Bu oyunculara vurarak mc den çıkarmamız gerekiyor.
⭐️Hazel' in videolu bir şekilde anlattığı "Il'gynoth" kısmı: https://youtu.be/tzABa4RgumM

VEXIONA
https://preview.redd.it/bjp893sm3ee41.jpg?width=640&format=pjpg&auto=webp&s=76e1962d6727cde1c14b6eebc835f35793f3bf4b
🔥 PHASE 1
  • İlk olarak boss ve yanında Void Ascendant isimli bir add ile savaşmaya başlıyoruz.
  • Twilight Breath bossun önüne doğru vurduğu bir attack. Tankın her zaman bossuraide bakmayacak şekilde tanklaması gerekiyor.
  • Despair tankın üzerine 6 saniyelik bir debuff bırakıyor ve saniye başı ciddi bir hasar vuruyor. Bu debuff bittiğinde tankın canı ne kadar az ise o kadar yüksek bir raiddamage i vuruyor. Bu yüzden healerların mutlaka tankı mümkün olduğu kadar full hp de tutması gerekiyor.
  • Enchroaching Shadows herhangi bir oyuncuya atılan bir debuff. Budebuffu alan oyuncunun etrafında mor bir alan açılıyor ve yakın olan oyunculara ve raide hasar veriyor. 8 Saniye sonra bu debuff yerde kalıcı olarak mor bir alan oluşturuyor. Bu alanı raidin uzak köşelerine bırakmalıyız. Bu alandan dolayı raidin aldığı hasarı azaltmamız için oyucular fight boyunca birbirinden ayrı durmaları gerekiyor.
  • Void Ascendant add' i off tank tarafından tanklanması ve yüzünün raide dönük olmaması gerekiyor. Annihilation casti önüne doğru bir lazer ışını vuruyor ve tankın üzerinde stacklenen bir debuff bırakıyor.10 stacke ulaştığında tankın dispellenmesigerekiyor.Annihilation ayrıca etrafta cıkacak add' lere de damage vuruyor. Bu yüzden eğer yapabiliyorsak addleri bu lazere baitlememiz gerekiyor.
  • Void Ascendant öldüğünde gift of the void ortaya cıkıyor. Oyuncular bunu alıyor ve bunu kullanarak üzerinde ki voidcorruptiondebuffını temizleyebiliyor. Ancak her bastığında annihilation tetikleniyor. Bu yüzden sırayla ve dikkatli kullanılması gereken bir yetenek. Ayrıca addleri baitledikten sonra kullanırsak addleri de öldürmüş oluruz.
  • Vexiona "dark gateway" isimli bir portal oluşturuyor ve bu portaldan addler gelmeye başlıyor. Bu addler cc lenebilir ve yukarıda söylediğimiz gibi annihilation dan damage alabilirler
  • Fanatical Cultist enerji kazanmaya başlıyor ve eğer cok uzun yaşarsa void ascendanta dönüşüyor ki biz bunu istemeyiz.Bu yüzden bu addi mümkün olduğu kadar kısa sürede öldürmemiz gerekiyor.3
  • Spell bound ritualists void bolt castliyor. Bunun interruptını almamız gerek.
  • Vexiona 100 enerjiye ulaştığında havalanıyor ve bulunuduğu konumdan karşısında ki duvara kadar twilightdecimator isimli mor bir alan atıyor. Vexionanın odanın neresinde olduğuna her zaman bakmamız gerekiyor.Çünkü bu alanı yiyen oyuncu direkt olarak ölüyor. 3 kere twilight decimator castlediğin de vexiona tekrar yere iniyor ve phase 1 tekrar başlıyor.
  • %40 hp den sonra artık add spawnlanmıyor. Ancak aldığımız void corruption debuff' u artık kalıcı olarak üzerimizde kalıyor.
  • Terrifying PresenceVexiona birbirinden 6 yard uzakta olan oyuncuların haste ini %100 düşürüyor. Bu yüzden oyuncular gruplanıp birbirine yakın duruyorlar.
  • Hearth of Darkness, Vexiona bu caste başladığında oyuncuların Vexiona' dan olabildiğince uzağa kaçması ancak yanında ki arkadaşlarından uzaklaşmaması gerekiyor. Eğer uzaklaşırlarsa fearlanırlar ve hasteleri %100 azalır.
⭐️ Hazel' in videolu bir şekilde anlattığı "Vexiona" kısmı: https://youtu.be/X592dxlxFb8

RA-DEN
https://preview.redd.it/bva0hdtn3ee41.jpg?width=1280&format=pjpg&auto=webp&s=eaa6f960a85c3d919d87499c7c8eacd44dbeca97
🔥 PHASE 1
  • Nullifying Strikeboss her 100 enerjiye ulaştığında tanka ciddi bir hasar veriyor ve maximum healthını %20 azaltıyor. Tanklar her Nullifying Strike dan sonra taunt değiştirmelidir.
  • 2 farklı orb spawnlanıp ra-den' e doğru hareket etmeye başlayacaktır. Bunlardan birini radene ulaşmadan kesmemiz gerekiyor. Diğerorbradene ulaşabilir. Ancak ra-den yediği orbun özelliğini kazanacaktır.
  • Vitaorbunu yediğin de ilk olarak Unleashedvita atıyor. Tüm raide ciddi bir hasar vuruyor.SonrasındaCracklingStalke isimli bir addspawlnıyor. Bu add bir kişiye chainlighting castliyor. Adından da anlayacağınız üzere bu yeteneği yiyen oyuncunun yanındaki oyuncular da bu yeteneğe maruz kalıyolar. O yüzden chainlighting' i alan oyuncu mutlaka raidden uzaklaşması gerekiyor. Ya da hızlıca addi keseriz ve bu yetenekle uğraşmamış oluruz.Buradaki en önemi yetenek UnstableVita. Herhangi bir oyuncuya bunu atıyor 7 saniye sonra size en uzak oyuncuya zıplıyor. Ancak sizin ve o oyuncunun arasında olan oyuncular çok ciddi hasar alacaklardır. Bu yüzden bu iki oyuncunun arasında kimsen olmaması gerekiyor.
  • Eğer Radenvoidorbu yerse, bütün oyuncular üzerinde bir healingabsorbeffect bırakıyor. Healerların bunu mümkün olduğunca kısa sürede healleyerek temizlemesi gerekiyor
  • Voidhunter isimli bir add geliyor bu addin bossun yanında tanklanıp hızlıca öldürülmesi gerekiyor.Buadd herhangi bir oyuncunun üzerine voidcollapse atıyor ve bu oyuncunun etrafında büyük mor bir alan oluşuyor. Tanklar hariç bütün herkesin bu alanı soaklaması gerekiyor. Eğer soğaklamazsakwipe.Soaklayan herkes voiddefilementdebuffunu alıyor ve aldığı heal %50 düşüyor. Ya da immunitysi olan classlara atarsa uzağa biryere gidip immun olarak bu yeteneği baitleyebilir. (çok emin değilim)
  • Unstablevoid yer de mor alanlar oluşuyor. Her bir mor alan için 1 oyuncu gidip bu mor alanı soaklıyor. Soaklandıktan sonra alan yavaşça sıçrayıp başka bir yere doğru geçiş yapıyor. Başka bir oyuncu gidip bu alanı soaklıyor ve zincir döngüsü şeklinde devam ediyor.
🔥 PHASE 2
  • Raden’in canı %40 a düştüğünde 2. Phase başlıyor.
  • Decaying Strike tanklara vurduğu bir yetenek. Bu yeteneğin ardından tankın üzerinde Decayingwoundisimlib ir debuff bırakıyor. Ve bu debuff her 2 saniyede tankın kalan canının %50 si kadar hasar vuruyor.Bu yüzden radenin enerjisi %100 e yakın olduğunda tankın canının %50 lerde olması gerekiyor ki dot tan aldığı hasar daha az olsun
  • Voiderruption yerde açılan büyük mor alanları Dodgeluyoruz.
  • ChargedBonds 2 kişi arasında bir bağlantı oluşturuyor. Bu bağlantıyı alan kişile birbirinden en az 40 yard uzaklaşmaları gerekiyor ki bağlantıyı koparabilsinler
  • RuinRaden her iki orb enerjisini de kullanarak her 2 saniyede bir raiddamagei atarlar ki healerların cd lerini harcamaları gereken yerlerden biri.
⭐️ Hazel' in videolu bir şekilde anlattığı "Ra-Den" kısmı: https://youtu.be/08V4Hgp33uM

CARAPACE OF N'ZOTH
https://preview.redd.it/3bdzmkyo3ee41.jpg?width=640&format=pjpg&auto=webp&s=c395a5c0f6bce750c0f5adb3f3ece213371ed375
🔥 PHASE 1
  • İlk olarak bakmamız gereken şey ekranımızda ki sanity barımız. Bu bar yediğimiz her yetenek için belli bir seviyede azalmaktadır.Sanitymiz 0 olduğunda %100 damage ve healbuffu kazanacağız. Ancak 20 saniye sonra mind control olup bütün raidiw ipelatacağız. Bu yüzden kesinlikle sanitymizin 0 olmasına izin vermemeliyiz.
  • Sanity barımız azadığındaWrathionun yanına gidip onun açmış olduğu Anchor of sanitynin içinde durmamız gerekiyor. Burada sanity barımızı doldurup tekrardan fight a dahil olabiliriz.Wrathiona dönmek için ekranımızda cıkanextra pelerin butonunu kullanabiliriz. Ancak bu yeteneğin 2 dakika cooldown' u var.
  • Mandible Slam tanklara vurduğu yeteneğin ismidir ve arından Black scar isimli debuffu bırakır. Her 2 stack de bir tanklar taunt değişmelidir.
  • Madness Bomb u alan oyuncu raidden uzaklaşıyor ve bombanın patlamasını bekliyor. Eğer başka bir oyuncu bu alanın içinde kalırsa 2 saniyeliğine fear yiyor ve her iki oyuncu 15 sanity kaybediyor.
  • AdaptiveMembrane bossun etraınfa 2 orbspawnlanıyor. Bu orbu alan kişiler 10 sanity yeniliyor. Mümkünse bu orbları tankların almasına müsaade etmeliyiz.
  • Growth-CoveredTentacle bu tentacleraidin herhangi bir yerinde spawnlanıyor ve önüne doğru cok yüksek hasar veren bir hamle de bulunuyor. Bu yüzden tentacle ı yemememiz gerekiyor. Tentacle hamlesini yaptığında yerde sabitleniyor. Meleeler bu tentacleın üzerine çıkıp tentacleın üzerinde bulunan HorrificHemorrhage isimli addleri kesmesi gerekiyor.Buaddlerin tamamını kesmemiz için 60 saniyemiz var. Rangelertentacle a cıkmadan bu addlerevurabilirler.Tentacle yerlere kırmızı alanlar gönderiyor ve bu alanlardan nightmareantigen isimli addlerspawnlanıyor. Mümkün olduğu kadar bu addlerintanklanması ve cc lenip hızlıca kesilmesi gerekiyor..
  • Gaze of Madnessaddleri geldiğinde interruptlanabilirolan Breedmadnesscastine başlıyor. Ancak bu castiinterruptlarsak belli bir sanity ve damage yiyoruz. O yüzden bu castlerikicklemiyoruz ve bütüdpsi bu addlere yapıyoruz.
🔥 PHASE 2
  • Boss' un canı %50 ye indiğin de Wrathion bir tünel açıp bossun 2. Fazını başlatıyor.
  • 2. Odaya gittiğimizde odanın 2 yanında yerlerin kırmızı kaplı olduğu alanlar göreceğiz. Bu alanlarda da 2 farklı add göreceğiz. Bunlardan biri Synthesisgrowthbu addler bossa her 2 saniyede 38k heal atıyorlar. Mycelial Growthlar sizi %75 slowluyor ve az bir miktarda hasar veriyorlar. Burada yapılması gereken şey her iki tarafında hızlıca temizlenmesidir.2 farklı şekilde yapabiliriz. Ya tek bir grup oluşturup bir tarafı hızlıca temizleyip pelerini kullanıp Wrathion' a dönüp sonra diğer tarafı temizleyebiliriz. Ya da 2 farklı grup oluşturabiliriz.
  • Her 2 tarafı da temizledikten sonra bossa vurmaya başlayacağız. İlk önemli yetenek Eternaldarkness. Bu yetenek belli bir miktar da hasar vuruyor ve 10 sanity alıyor. Herhangi bir şekilde bu yetenekten kaçamıyoruz
  • OcciptalBlastBoss önüne doğru geniş siyah bir lazer ışını gönderiyor. Çok ciddi miktar da hasar veriyor ve 40 sanity harcatıyor. Bu lazerden kesinlikle kaçmamız gerekiyor.Bunun için de bossa ne kadar yakın durursak yetenekten kaçmamız da o kadar kolay olacaktır.
🔥 PHASE 3
  • Bossun canı %40 a ulaştığında 3. Faz başlıyor. Phase 3 başlamadan yani bossun canı %41-42 iken hereksin pelerini kullanarak wrathiona dönüp sanitysinifullemesi gerekiyor. Çünkü 3. Phase de Wrathion bizimle beraber olamayacak.
  • InfınıteDarkness bu cast bütün raide hasar veriyor ve raidden 10 sanity alıyor.
  • InsanityBombetrafınızda bir alan açıyor. Bu debuffu alan kişiler raidden uzaklaşıyorlar.
  • Addlerspawnlandığında iki farklı şekilde bu addleri kesebiliriz. İlki Direk focuslanıp kesebiliriz ya da Bossun AdaptiveMembranecastlemesini bekleyip, addlerin kalkan aldıktan sonra keserek sanity yenileyebiliriz ki bu phase de sanityyenileyebileceğimzi tek araç budur.
  • Bu sefer 1 den fazla tentaclespawnlanıyor ve önüne doğru vuruyor. Bunlardan kaçıyoruz.
⭐️ Hazel' in videolu bir şekilde anlattığı "Carapace of N'zoth" kısmı: https://youtu.be/08V4Hgp33uM

NZOTH, THE CORRUPTOR
https://preview.redd.it/06kcu1zp3ee41.jpg?width=1280&format=pjpg&auto=webp&s=39e5115164d3eb04be786126b4c4e9356501e491
🔥 PHASE 1
  • Önceki bossda olduğu gibi dikkat etmemiz gereken bir sanity barımız olacaktır. Sanitymizi doldurmak için ekranda çıkan extra butona tıklamamız yeterli. Ama bu yetenek channeling bir yetenek olduğundan hareket etmemiz bu casti bozacaktır. Bu yüzden nerede kullandığınıza dikkat edin.
  • Psychus buradaki boss'umuzun adı. Tanklara Mindwrack yeteneğini vuruyor. Her vurduğunda tanklar taunt değiştirmelidir.
  • Creeping Anguish bossu takip eden mor alanlar oluşuyor. Bossun sürekli belli bir yönde hareket ettirilmesi gerekiyor.
  • Manifest Madness bizi wipelatacak olan yetenek. Bossun enerjisi 100 olmadan bossu kesmeliyiz.
  • Bu bossu en kolay kesmenin yolu etrafta oluşan tentacleları yani synapseleri kesmektir. Çünkü eğer Psychusutentacleın yanında kesersek boss 20 saniye %50 daha fazla damage alabilir hale gelecek ve bu etki stacklenebilir. Ancak bir tentacle kestiğimizde diğerlerinin canı fulleniyor bu yüzden herkesin bossun önünde ki tentaclefocuslanması gerekmektedir.
  • Bossu öldürdükten sonra kendi bedenlerimize gidip tıklıyoruz ve 2. Phase i başlatıyoruz.
🔥 PHASE 2
  • Bu phase başladığında 30 saniye boyunca N'zoth'a ve addlere vurabileceğimiz bir aralığımız olacak.
  • Mindgrasp - bu yetenek oyuncuların üzerine atılıyor ve oyunculardan nzotha ya da arkasında ki duvara doğru ok işaretleri göndermeye başlıyor.Bu sizin hangi yöne çekileceğinizi gösteriyor. Eğer nzotha doğru çekiliyorsanız nzoth tan uzaklaşın. Duvara doğru çekiliyorsanız duvardan uzaklaşın.
  • Corrupted Neuron - yerde gördüğünüz küçük addler ve bu addler sürekli etrafında mor alanlar oluşturuyor. Çekileceğiniz yöne göre addlere vurarak oluşturuduğu alanları küçültmeniz gerekiyor.
  • Basher Tentacle - en önemli ve direkt focuslanmamız gereken büyük tentacle' ın ismi. Ayrıca u tentacle off tank tarafından tanklanması gerekiyor. Bu add tanka Voidlash isimi yeteneği ile vuruyor ve her geçen saniye vurduğu hasar inanılmaz derece de artıyor. Bu yüzden bu addin direkt olarak öldürülmesi lazım.
  • Corruptor Tentacle ikinci sırada kesmemiz gereken tentacle.Corrupted mindcast'in interrupt'lamamız gerekiyor. Eğer interrupt'layamazsak bu yeteneği attığı kişiyi dispell' lememiz gerekiyor.
  • Spike tentacle - küçük tentaclelar. Üçüncü olarak bunlara focuslanabiliriz.Herhangi bir tentacle öldüğünde CorruptedViscera atıyorlar bu yeteneği dodgelamamız gerekiyor.
  • Paranoia - bu debuffuraidin belli bir kısmına atıyor. Bu oyuncular birbirine 5 yarddan uzak mesafe de durmamalılar. Yani paranoid oyuncular birbirine yakın duracaklar ama diğer oyunculardan uzak duracaklar.
🔥 PHASE 3
  • Nzoth "Mindgate" isimli bir portal açacak. Bu portala gidip tekrardan N'zothun beynine döneceğiz. Ancak bir kere bunu kullanırsak bir daha kullanamayacağız. Bu yüzden iki farkı grup oluşturup ilk grup tekrardan yukarı çıkıp ilk phase tekrarlayacak. Diğer grup ta aşağıda kalıp ikinci phase' i tekrarlayacak
  • Cataclysmic Flames - yerlerde oluşan sarı alanlar. Bu alanlardan kaçıyoruz (Bunları deathwing atıyor)
  • Break Tether - Hareket ettikçe üzerimizde bir debuff oluşuyor ve bu debuffstacklendikçe çok ciddi hasar vuruyor. Bu yüzden cok fazla hareket etmeden stackleri takip ederek hareket etmemiz gerekiyor.
  • Yukarıdaki takım Psychusu öldürdüğünde aşağı iniyor ( sanırım ) aşağı daki takımda işini bitirdiğin de yukarı çıkıyor ve psychusu kesiyor. Psychus 3. Kez öldüğün de son faza geçiyoruz.
🔥 PHASE 4
  • Bu phase de tentaclelar veya diğer 2 phase olmayacak. Sanıyorum ki nzotha vurmaya başlayacağız.
  • Stupefying Glare - Raid alanının belli bir yerinde eye of nzothbelirecek ve önüne doğru bir lazer ile vuracak. Gözün önünde durmuyoruz.
  • EvokeAnguish belli bir oyuncu grubuna bu debuffu atıyor. Belli bir sürede damage bırakıyor 8 saniye sonra bu debuff yerde sabitleniyor ve yayılmaya başlıyor.Bu yüzden bunu alan oyuncu raid alanının en köşesine gidip bu debuffu bırakıyor
  • Thought Harvester isimli bir add çıkıyor ve tanka mindwrack yeteneğiyle vuruyor
  • HarvestThoughts bossun etrafında bir alan oluşuyor. Sanitysi en yüksek olan oyuncular tarafından bu alan soaklanmalıdır. Bu add^i olabildiğince hızlı kesmemiz gerekiyor.
⭐️ Hazel' in videolu bir şekilde anlattığı "N'zoth the Corruptor" kısmı: https://youtu.be/7deTxmlAvrk
submitted by nihilnia to SpearGuild [link] [comments]


2020.01.24 22:03 nihilnia Ny'Alotha Raid Strateji Rehberi

Ny'Alotha Raid Strateji Rehberi
8.3 Yaması ile gelen ve dört gözle beklenen "Ny'alotha, The Waking City Raid"i sonunda bizlerle. Raid' i başarı ile bitirmeniz için sizlere bir rehber hazırladık. Yanlış bulduğunuz yerleri düzeltmemiz veya eklenmesini istediğiniz bilgilerle rehberi zenginleştirmemiz için yorum yapmaktan çekinmeyin!
https://preview.redd.it/8o88prqtksc41.jpg?width=1181&format=pjpg&auto=webp&s=81fece9ba64ce872c54e1e184b319172b80dbe03
Rehberdeki bilgiler: Burak (Thorwyin)
Düzenleme, görsel zenginleştirme ve paylaşım: Nihil (Lilystheme)
Evet, hadi başlayalım!

WRATHION
https://preview.redd.it/nvkq95ry5sc41.jpg?width=1280&format=pjpg&auto=webp&s=8e5da074f6cf7ae38aaebd9f47d092b00242f707
🔥 PHASE 1
  • Tüm dpsler bossun yanında stackleniyor, arkasında değil. Rangeler ise bir nokta da stackleniyor.
  • Tanklar 2 stackde bir ( SearingBreath ) taunt değiştiriyor.
  • Oyuncular Incineration debuffunu aldığında raidden uzaklaşmaları gerekiyor (cd süresi 8 saniye).
  • Wrathion havaya kalkıp tekrar yere düşüyor (Gale blast) ve oyuncuları geri savuruyor.Geri savurduğu alanda bekleyip damage yedikten sonra tekrar bossa attack yapmaya devam edebiliriz
  • WrathionRaid alanının herhangi bir köşesine uçuyor ( BurningCataclysm) ve tüm raid alanını ateşe veriyor. Raid bu esnada wrathionun bulunduğu köşenin tam karşıt noktasında konumlanmalıdır. Çünkü sadece çok küçük bir alan safe de kalacak.

  • 🔥 PHASE 2
  • Wrathionraid alanında sütunlar ve yuvarlak kırmızı alanları oluşturuyor (Burning Madness).
  • Bu yetenek ile eş zamanlı olarak ortaya çıkan addleri de kesmemiz gerekiyor.
  • Mobilitysi olan classlar kırmızı alanlara girmeleri ve debuffu almaları gerekiyor.
  • Bu debuffla sütunların üzerinden geçerek sütunları yok etmeleri gerekiyor.
  • Kırmızı alanlara girmeyen oyuncular ise sütunlara attack yaparak sütunların tamamını yok etmeye çalışıyorlar. Sütunları yok ettikten sonra yerde çıkan alanların soaklanmaması gerekir.
⭐️ Hazel' in videolu bir şekilde anlattığı "Wrathion" kısmı: https://youtu.be/joKnHlp5QoM

MAUT
https://preview.redd.it/05pyv7qo7sc41.jpg?width=1280&format=pjpg&auto=webp&s=a46bb4ffa8038f46e6a039d6bca28476e6643a12
🔥 PHASE 1
  • Tankların Shadow Claws stacklerini kontrol ederek her 3-5 stack de ya da her add geldiğinde taunt değiştirmesi gerekir.
  • Maut DevourMagic debbufunu raidin belli bir kısmına atıyor. 6 saniye sonra bu alanlar patlayıp belli bir damage atıyor ve yerde siyah alanlar bırakıyor. Bu alanların %90 ınınraidin uzağına çok az bir kısmının da bossa yakın bırakılması gerekiyor. Çünkü Maut belli bir süre sonra Stygian Annihilation castlemeye başlayacak. Bu castin bitmesine kısa bir süre kala bütün raidin daha önce yerde açmış olduğu siyah alanlara girmesi gerekiyor. Ancak erken girerseniz damage yersiniz ve mananız biter. Bu yüzden castin sonunda içine girmemiz gerekiyor.
  • Add’in mutlaka alanların yanında tanklanması gerekiyor. Çünkü caste başladığında add’in alanın içine sokulması gerekiyor. Ayrıca add ve boss arasında en az 20 yard olması gerekiyor.

🔥 PHASE 2
  • Bossun manası fullendiğinde bu phase başlıyor.
  • Bossa vurduğumuz da bossun canından değil manasından gidiyor.
  • Bossun mana çektiği oyuncu raidden uzaklaşması gerekiyor.
  • Raid alanın da orblar spawnlanacak.
  • Bu orbları healerların alması gerekiyor. Çünkü bu orblar healerlara %150 mana yenilenmesi ve %50 healing buffu sağlıyor.
⭐️ Hazel' in videolu bir şekilde anlattığı "Maut" kısmı: https://youtu.be/8cdc5ZpxU2A

PROPHET SKITRA
https://preview.redd.it/ff5studp8sc41.jpg?width=1920&format=pjpg&auto=webp&s=3434c63358e73ac635704040391b6be157f72c67
🔥 PHASE 1
  • Tanklar her 3-4 stackde (ShadowShock) bir taunt değişmesi gerekiyor.
  • Shred Psyche debuffu alan oyuncu debuffu grubun biraz dışına bırakması gerekiyor.
  • Debuffı bıraktığı yerde bir add spawnlanıyor. Bu addincastini bitirmesini bekliyor ve sonrasında kesiyoruz.
  • Images of absolution:Raidin bir kenarında addlerspawnlanıyor. Bu spawnlananaddler diğer kenara doğru yürümeye başlıyor. Raidin o an ki konumuna göre önümüzdeki addleri cc leyip geçiş için yol oluşturmamız gerekiyor (Antorus' daki Shivarra bossunda olduğu gibi).

🔥 PHASE 2
  • Bossraidi ikiye bölüyor ve kendi ilizyonlarını oluşturuyor. Her iki gruba da farklı ilizyonlar gösteriyor. Gruptan sadece bir oyuncu bütün ilizyonları marklıyor ve diğer grup hangi markı görüyorsa söylüyor ve raid o ilizyonu kesiyor. Buradaki amaç hangisinin gerçek olduğunu bulmak. Eğer yanlış ilizyonu kesersek büyük bir raid damage geliyor.
⭐️ Hazel' in videolu bir şekilde anlattığı "Prophet Skitra" kısmı: https://youtu.be/mz2XJDl8eQs

DARK INQUISITOR XANESH
https://preview.redd.it/6na7ac7h9sc41.jpg?width=1280&format=pjpg&auto=webp&s=29e1c6ad6fe247ae5855294e58aa09d8ed56314a
🔥 PHASE 1
  • 3 adet kırmızı alan açılıyor. Bu alanların mutlaka soaklanması gerekiyor yoksa raid wipe yer
  • (Void Ritual).
  • Bu alanı soaklayan kişiler Voidwoken oluyor ve vurdukları damage %99 azalıyor. Bu kişiler raid alanının herhangi bir yerinde spawnlanıyor.
  • Orbu taşıyıp portala doğru sürüklemesi gerekiyor.
  • Bu orbun herhangi bir sütuna, duvara ya da oyuncuya çarpması halinde raid wipe olur.
  • Bu esna da bossun uyguladığı alanların dodgelanması ya da o alanların içinde kalınması halinde defansiflerin basılması gerekmektedir. Bu kişiler 3 dakika boyunca tekrardan voidwoken olamazlar.
  • Soulflay : Kendinizden bir kopya oluşturuyor ve 10 saniye sonra bu kopyanız patlayıp raiddamage yaratıyor. Gelen raid damage i düşürmek için kopyanızdan olabildiğince uzakya durmanız gerekiyor.
  • Tanklar Abyssalstrike da taunt değiştirecekler.
  • Anguish : Her 2 saniye boyunca raid sürekli damage yemektedir
  • Azshara' dan duvarlara doğru sürekli olarak belli mor alanlar oluşuyor ve sonrasında alanların içinde kalan oyuncular damage yiyor. Yani bu alanların içinden çıkmalısınız.
⭐️ Hazel' in videolu bir şekilde anlattığı "Dark Inquisitor Xanesh" kısmı: https://youtu.be/ueMfYPpPy7Y

THE HIVEMIND
https://preview.redd.it/enq38pmhasc41.jpg?width=640&format=pjpg&auto=webp&s=1a443e08da4922d5144babbed5835fd737fa8e96
🔥 PHASE 1
  • Ka’zir ve Tek’ris isimli 2 farklı bosstan oluşuyor.
  • İlk olarak bilinmesi gereken iki bossun da aynı anda ölmesi gerekiyor.
  • Bosslardan biri Dronelar spawnlıyorlar. Bu dronelar herhangi birisine fixate oluyor ve onu takip etmeye başlıyor. Kolaylıkla kesebilmek için tüm raidin bossun altında stack olması yeterli. Dronelar öldüğünde, öldükleri yerde yeşil alanlar açıyorlar bu alanlara girilmemesi gerekiyor.
  • Bosslardan diğeri Darter isimli addlerispawnlıyor. Bu addler PsionicResonance isimli interruptlanamayan bir şey castliyorlar. Ancak cc leyip hızlıca kesmemiz gerekiyor.
  • Hangi bossun hivemindi kontrol ettiğine göre kullandıkları yetenekler değişiyor. Ilk olarak Hivemind'ın kontrolünü her zaman Tek’risalıyor. Tek’ris in kontrolünde bosslar birbirine yakın tanklanmalıdır. Addler her saniye %1 damage ve hareket hızı buffualıyor. Dronelardanbiri ravagere dönüşüyor ve %450 health ve damagebuffukazanıyor. Tüm dpslerin bu addefocuslanması gerekiyor.
  • Ka’zir kontrolü aldığında bossların birbirinden en az 20 yard uzaklıkla tanklanması gerekiyor. Addler in canı %20 ye düştüğünde her saniye %5 can yeniliyorlar. Addler %20 ye düştüğünde addleriignoreluyoruz. Bu esnada addlerden biri bufflanıyor ve cclenemez hale geliyor. 20 saniyelik bir cast olan VolatileEruption skilini castliyor eğer bu cast biterse raidwipe yer. Bu yüzden bu addcaste başladığı an her şeyi bırakıp bu addefocus oluyoruz.
  • Ka’zir, AcidAqircastine başladığında etrafda dolanan küçük moblargöreceksiniz. Tek yapmanız gereken bunları dodgelamak. Yaklaşık 16 saniyeniz var herhalde dodgelarsınız. Diğer bir casti de Mınd-numbing nova. Tüm raidedamage vuruyor ve herkesin haste ini 8 saniyeliğine %50 düşürüyor.
  • Tek’ris Echoing void castliyor. Herkesin altında mor alanlar açılıyor. Tek yapmanız gereken birbirinden en az 4 yard ayrı durmanız (/4yard). Diğer bir casti de Nullificationblast. Boss sadece kendi önündekilere vuruyor ve 6 saniye boyunca heal alamıyorsunuz. Ancak casti biraz uzun ve kolayca dodgelayabilirsiniz.
⭐️ Hazel' in videolu bir şekilde anlattığı "Hivemind" kısmı: https://youtu.be/KkvQ8tW4Fn0

SHAD’HAR
https://preview.redd.it/8q10y4yebsc41.jpg?width=805&format=pjpg&auto=webp&s=b740b58c1782a424f922f6e6699fb416c0beee30
🔥 PHASE 1
  • Boss tanklara 2 farklı debuff bırakıyor. Tanklar sadece bunlardan birini almalıdır. Yani crushu alan tank sürekli crush da tauntlamalıdır.
  • Healerların dikkat etmesi gereken şey, Debilitatingspit. Herhangi bir oyuncuya 4 stacklik bir debuff bırakıyor ve 5 saniye boyunca ciddi bir hasar veriyor.5 saniye sonra bu debuff 2 farklı oyuncuya bulaşıyor ancak bu sefer hasarın yarısı kadar vuruyor. Healerlar ilk targeta mutlaka dikkat etmesi gerekir.
  • LivingMiasma diye bir add spawnlanıyor ve herhangir bir kişiye fixate oluyor. Tek yapmanız gereken raidden uzaklaşmanız ve addin size ulaşmasını beklemeniz.
  • UmbralEruption oyuncuların altında oluşan alanlar. Bunları dodgelamanız gerekiyor.
  • UmbralBreath castlediğinde bossun önünde durmuyoruz.

🔥 PHASE 2
  • Boss' un canı %66 ya indiğinde phase 2 başlıyor. Raid her geçen saniye EntropicMantle debuffu yüzünden sürekli damage alıyor.
  • Raid alanında EntropicBuildup isimli mor alanlar oluşmaya başlıyor ve bu alanlar 15 saniye sonra patlıyor. Bu yüzden en az 2-3 oyuncunun bu alanları soaklaması, debuffu alması ardından raidden uzaklaşması gerekiyor.
  • EntropicBreathcastinde bossun önünde durmuyoruz.

🔥 PHASE 3
  • Bossun canı %33 e geldiğinde 3. Phase başlıyor. Her 3 saniye de bir Noxiusmantle debuffu yüzünden ciddi damage yiyeceğiz.
  • BubblingOverflow Raid alanının ortasından başlayıp büyüyen bir yeşil alan. Bu alan yeterince büyümeden bossu kesmemiz gerekiyor.Aynı zamanda bu alan 2 kişinin daha altında belirleyip büyümeye başlıyor. Bu yüzden alanın belli bir tarafında durup oradan büyümesini başlatmalıyız.
  • BubblingBreath bossun önünde durmuyoruz.
  • Bossun canı %30 a geldiğinde %25 damagebuffu kazanıyor. Bütün cdleri ve heroyu burada alıp bosu bitirmeliyiz.
⭐️ Hazel' in videolu bir şekilde anlattığı "Shad'har" kısmı: https://youtu.be/dbDflyFsjZo

DREST’AGATH
https://preview.redd.it/r7vl4bavbsc41.jpg?width=640&format=pjpg&auto=webp&s=04fe3f0d1154c9594d2c105077ee0415205d6ff1
🔥 PHASE 1
  • Boss sürekli kendini heal alıyor ve damage yemiyor. Bossa damage vurabilmek için yanında ki addleri kesip altında açılan alanları soaklamamız gerekiyiyor. Aldığımız buff sayesinde boss 30 saniye boyunca damage yiyebilir hale gelecektir.
  • Tanklardan biri mutlaka bossa melee kalmalıdır.
  • Tanklar her volatileseed debuffunda tauntd eğiştirmelidir. Bu debuff patladığında yanındaki tüm kişiler veya yaratıklar 15 saniye boyunca %60 daha fazla damage yiyen bir debuff alırlar. Bu yüzden tank bunu herhangi bir addin yanında patlamalıdır ki addi kolayca kesebilelim. Ancak tabi bu esnada oyuncuların tankdan uzakta durması gerekiyor.
  • Boss %100 enerjiye ulaştığında Throes of Agonycastine başlıyor. Her kesilen tentacle 25 enerji veriyor. 10 saniye boyunca ciddi bir damage atmaya başlıyor ki bu her olduğunda bir healer cd açmak zorunda.
  • Erranblastlar yerde kırmızı alanlar açıyor. Bu alanlardan kaçıyoruz.
  • Voidglaire, Boss ve addler aynı zamanda bu caste başlıyor ve önüne doğru siyah bir lazer ışını ile vurmaya başlıyor. Bu lazerlerden kaçıyoruz
  • RealityTear yerde siyah bir alan oluşuyor ve sürekli hareket ediyor. Bundan kaçıyoruz.
  • Maw of drestler çıktığında bu addlere focuslanıyoruz. Çünkü bu addlermuttering of betrayal debuffu atıyorlar. Budebufftan kaçınmak için bosstan uzakta durmamız gerekiyor. Eğer herhangi bir oyuncu 4 stack olursa hostile oluyor. Aynı zamanda acidsplash atıyorlar. Bu adde vuranların birbirinden 4 yard uzakta durması gerekiyor.Buna ek olarak bu add bir de bir kişiye mutterings of insanity atıyor. Bunu alan oyuncu raidden uzaklaşacak
  • Entropiccrash bosstan ve bu casti yapan bütün tentaclelardan uzak duruyoruz.
  • Genel olarak meleelertentacle da rangel erde mawlarda olacaklar.
⭐️Hazel' in videolu bir şekilde anlattığı "Drest'agath" kısmı: https://youtu.be/5xCzoiaAWWM

IL’GYNOTH
https://preview.redd.it/viqy4swacsc41.jpg?width=640&format=pjpg&auto=webp&s=950669cf316ef5a3d13603698f20fd8ee6488cae
🔥 PHASE 1
  • Eye of N’zoth tankların dikkat etmesi gereken bir yetenek. Sadece tanklar önünde durmalıdır ve her 2 stackde bir taunt değiştirmelidir.
  • Corruptor’s Gaze herhangbir bir oyuncuya fixate olur ve oyuncuyu takip ederek arkasından lazer şeklinde yeri çizmeye başlar. Oyuncular bunlardan kaçınmalıdır.

🔥 PHASE 2
  • Cursed blood oyuncuların etrafında kırmızı alanlar oluşturuyor. Bu alanları aldığımızda diğer oyunculardan uzaklaşmamız gerekiyor. 8 Saniye zamanımız var.
  • 3 tane Organ of corruption spawnlanacak ve her biri pumping blood castleyecek. Bu phase' i bitirebilmek için organlardan herhangi birini kesmemiz yeterli olacak. Tüm raid 1 tane organa focuslanacak ancak diğer 2 organın dainterruptıalnması gerekiyor. Bu yüzden özellikle rangeler diğer 2 organın interruptını alacaklar.
  • Eğer organlardan biri bu casti tamamlarsa blood of ny’alotha isimli addleri spawnlamaya başlayacak. Bu addler raidin bir kısmına fixateolacaklar. Fixate olan oyuncular bunlardan kaçmalı diğer oyuncularda bunları kesmesi gerek. Ancak bunlarla uğraşmamak için mümkün olduğu kadar organları kicklememiz gerekiyor. Addler öldüğünde hemorrhage oluyorlar yani cok ciddi bir raid damage atıyorlar. Bu yüzden addleri öldürmeden raiddamage ini kontrol etmemiz gerekiyor.
  • Touch of thecorruptor herhangi 1-2 oyuncuyu mindcontrol' e alıyor. Bu oyunculara vurarak mc den çıkarmamız gerekiyor.
⭐️Hazel' in videolu bir şekilde anlattığı "Il'gynoth" kısmı: https://youtu.be/tzABa4RgumM

VEXIONA
https://preview.redd.it/bcy4crmrcsc41.jpg?width=640&format=pjpg&auto=webp&s=21c1dc976d836578df5b944fdaebb94c973d2d89
🔥 PHASE 1
  • İlk olarak boss ve yanında Void Ascendant isimli bir add ile savaşmaya başlıyoruz.
  • Twilight Breath bossun önüne doğru vurduğu bir attack. Tankın her zaman bossuraide bakmayacak şekilde tanklaması gerekiyor.
  • Despair tankın üzerine 6 saniyelik bir debuff bırakıyor ve saniye başı ciddi bir hasar vuruyor. Bu debuff bittiğinde tankın canı ne kadar az ise o kadar yüksek bir raiddamage i vuruyor. Bu yüzden healerların mutlaka tankı mümkün olduğu kadar full hp de tutması gerekiyor.
  • Enchroaching Shadows herhangi bir oyuncuya atılan bir debuff. Budebuffu alan oyuncunun etrafında mor bir alan açılıyor ve yakın olan oyunculara ve raide hasar veriyor. 8 Saniye sonra bu debuff yerde kalıcı olarak mor bir alan oluşturuyor. Bu alanı raidin uzak köşelerine bırakmalıyız. Bu alandan dolayı raidin aldığı hasarı azaltmamız için oyucular fight boyunca birbirinden ayrı durmaları gerekiyor.
  • Void Ascendant add' i off tank tarafından tanklanması ve yüzünün raide dönük olmaması gerekiyor. Annihilation casti önüne doğru bir lazer ışını vuruyor ve tankın üzerinde stacklenen bir debuff bırakıyor.10 stacke ulaştığında tankın dispellenmesigerekiyor.Annihilation ayrıca etrafta cıkacak add' lere de damage vuruyor. Bu yüzden eğer yapabiliyorsak addleri bu lazere baitlememiz gerekiyor.
  • Void Ascendant öldüğünde gift of the void ortaya cıkıyor. Oyuncular bunu alıyor ve bunu kullanarak üzerinde ki voidcorruptiondebuffını temizleyebiliyor. Ancak her bastığında annihilation tetikleniyor. Bu yüzden sırayla ve dikkatli kullanılması gereken bir yetenek. Ayrıca addleri baitledikten sonra kullanırsak addleri de öldürmüş oluruz.
  • Vexiona "dark gateway" isimli bir portal oluşturuyor ve bu portaldan addler gelmeye başlıyor. Bu addler cc lenebilir ve yukarıda söylediğimiz gibi annihilation dan damage alabilirler
  • Fanatical Cultist enerji kazanmaya başlıyor ve eğer cok uzun yaşarsa void ascendanta dönüşüyor ki biz bunu istemeyiz.Bu yüzden bu addi mümkün olduğu kadar kısa sürede öldürmemiz gerekiyor.3
  • Spell bound ritualists void bolt castliyor. Bunun interruptını almamız gerek.
  • Vexiona 100 enerjiye ulaştığında havalanıyor ve bulunuduğu konumdan karşısında ki duvara kadar twilightdecimator isimli mor bir alan atıyor. Vexionanın odanın neresinde olduğuna her zaman bakmamız gerekiyor.Çünkü bu alanı yiyen oyuncu direkt olarak ölüyor. 3 kere twilight decimator castlediğin de vexiona tekrar yere iniyor ve phase 1 tekrar başlıyor.
  • %40 hp den sonra artık add spawnlanmıyor. Ancak aldığımız void corruption debuff' u artık kalıcı olarak üzerimizde kalıyor.
  • Terrifying PresenceVexiona birbirinden 6 yard uzakta olan oyuncuların haste ini %100 düşürüyor. Bu yüzden oyuncular gruplanıp birbirine yakın duruyorlar.
  • Hearth of Darkness, Vexiona bu caste başladığında oyuncuların Vexiona' dan olabildiğince uzağa kaçması ancak yanında ki arkadaşlarından uzaklaşmaması gerekiyor. Eğer uzaklaşırlarsa fearlanırlar ve hasteleri %100 azalır.
⭐️ Hazel' in videolu bir şekilde anlattığı "Vexiona" kısmı: https://youtu.be/X592dxlxFb8

RA-DEN
https://preview.redd.it/0tyatf5kdsc41.jpg?width=1280&format=pjpg&auto=webp&s=78ba98e24b0c17868b05cf353d72d68d452ba721
🔥 PHASE 1
  • Nullifying Strikeboss her 100 enerjiye ulaştığında tanka ciddi bir hasar veriyor ve maximum healthını %20 azaltıyor. Tanklar her Nullifying Strike dan sonra taunt değiştirmelidir.
  • 2 farklı orb spawnlanıp ra-den' e doğru hareket etmeye başlayacaktır. Bunlardan birini radene ulaşmadan kesmemiz gerekiyor. Diğerorbradene ulaşabilir. Ancak ra-den yediği orbun özelliğini kazanacaktır.
  • Vitaorbunu yediğin de ilk olarak Unleashedvita atıyor. Tüm raide ciddi bir hasar vuruyor.SonrasındaCracklingStalke isimli bir addspawlnıyor. Bu add bir kişiye chainlighting castliyor. Adından da anlayacağınız üzere bu yeteneği yiyen oyuncunun yanındaki oyuncular da bu yeteneğe maruz kalıyolar. O yüzden chainlighting' i alan oyuncu mutlaka raidden uzaklaşması gerekiyor. Ya da hızlıca addi keseriz ve bu yetenekle uğraşmamış oluruz.Buradaki en önemi yetenek UnstableVita. Herhangi bir oyuncuya bunu atıyor 7 saniye sonra size en uzak oyuncuya zıplıyor. Ancak sizin ve o oyuncunun arasında olan oyuncular çok ciddi hasar alacaklardır. Bu yüzden bu iki oyuncunun arasında kimsen olmaması gerekiyor.
  • Eğer Radenvoidorbu yerse, bütün oyuncular üzerinde bir healingabsorbeffect bırakıyor. Healerların bunu mümkün olduğunca kısa sürede healleyerek temizlemesi gerekiyor
  • Voidhunter isimli bir add geliyor bu addin bossun yanında tanklanıp hızlıca öldürülmesi gerekiyor.Buadd herhangi bir oyuncunun üzerine voidcollapse atıyor ve bu oyuncunun etrafında büyük mor bir alan oluşuyor. Tanklar hariç bütün herkesin bu alanı soaklaması gerekiyor. Eğer soğaklamazsakwipe.Soaklayan herkes voiddefilementdebuffunu alıyor ve aldığı heal %50 düşüyor. Ya da immunitysi olan classlara atarsa uzağa biryere gidip immun olarak bu yeteneği baitleyebilir. (çok emin değilim)
  • Unstablevoid yer de mor alanlar oluşuyor. Her bir mor alan için 1 oyuncu gidip bu mor alanı soaklıyor. Soaklandıktan sonra alan yavaşça sıçrayıp başka bir yere doğru geçiş yapıyor. Başka bir oyuncu gidip bu alanı soaklıyor ve zincir döngüsü şeklinde devam ediyor.

🔥 PHASE 2
  • Raden’in canı %40 a düştüğünde 2. Phase başlıyor.
  • Decaying Strike tanklara vurduğu bir yetenek. Bu yeteneğin ardından tankın üzerinde Decayingwoundisimlib ir debuff bırakıyor. Ve bu debuff her 2 saniyede tankın kalan canının %50 si kadar hasar vuruyor.Bu yüzden radenin enerjisi %100 e yakın olduğunda tankın canının %50 lerde olması gerekiyor ki dot tan aldığı hasar daha az olsun
  • Voiderruption yerde açılan büyük mor alanları Dodgeluyoruz.
  • ChargedBonds 2 kişi arasında bir bağlantı oluşturuyor. Bu bağlantıyı alan kişile birbirinden en az 40 yard uzaklaşmaları gerekiyor ki bağlantıyı koparabilsinler
  • RuinRaden her iki orb enerjisini de kullanarak her 2 saniyede bir raiddamagei atarlar ki healerların cd lerini harcamaları gereken yerlerden biri.
⭐️ Hazel' in videolu bir şekilde anlattığı "Ra-Den" kısmı: https://youtu.be/08V4Hgp33uM

CARAPACE OF N'ZOTH
https://preview.redd.it/k7d95rwydsc41.jpg?width=640&format=pjpg&auto=webp&s=4ec1053f3b2965ffd111220cec2f2b5bc6deb716
🔥 PHASE 1
  • İlk olarak bakmamız gereken şey ekranımızda ki sanity barımız. Bu bar yediğimiz her yetenek için belli bir seviyede azalmaktadır.Sanitymiz 0 olduğunda %100 damage ve healbuffu kazanacağız. Ancak 20 saniye sonra mind control olup bütün raidiw ipelatacağız. Bu yüzden kesinlikle sanitymizin 0 olmasına izin vermemeliyiz.
  • Sanity barımız azadığındaWrathionun yanına gidip onun açmış olduğu Anchor of sanitynin içinde durmamız gerekiyor. Burada sanity barımızı doldurup tekrardan fight a dahil olabiliriz.Wrathiona dönmek için ekranımızda cıkanextra pelerin butonunu kullanabiliriz. Ancak bu yeteneğin 2 dakika cooldown' u var.
  • Mandible Slam tanklara vurduğu yeteneğin ismidir ve arından Black scar isimli debuffu bırakır. Her 2 stack de bir tanklar taunt değişmelidir.
  • Madness Bomb u alan oyuncu raidden uzaklaşıyor ve bombanın patlamasını bekliyor. Eğer başka bir oyuncu bu alanın içinde kalırsa 2 saniyeliğine fear yiyor ve her iki oyuncu 15 sanity kaybediyor.
  • AdaptiveMembrane bossun etraınfa 2 orbspawnlanıyor. Bu orbu alan kişiler 10 sanity yeniliyor. Mümkünse bu orbları tankların almasına müsaade etmeliyiz.
  • Growth-CoveredTentacle bu tentacleraidin herhangi bir yerinde spawnlanıyor ve önüne doğru cok yüksek hasar veren bir hamle de bulunuyor. Bu yüzden tentacle ı yemememiz gerekiyor. Tentacle hamlesini yaptığında yerde sabitleniyor. Meleeler bu tentacleın üzerine çıkıp tentacleın üzerinde bulunan HorrificHemorrhage isimli addleri kesmesi gerekiyor.Buaddlerin tamamını kesmemiz için 60 saniyemiz var. Rangelertentacle a cıkmadan bu addlerevurabilirler.Tentacle yerlere kırmızı alanlar gönderiyor ve bu alanlardan nightmareantigen isimli addlerspawnlanıyor. Mümkün olduğu kadar bu addlerintanklanması ve cc lenip hızlıca kesilmesi gerekiyor..
  • Gaze of Madnessaddleri geldiğinde interruptlanabilirolan Breedmadnesscastine başlıyor. Ancak bu castiinterruptlarsak belli bir sanity ve damage yiyoruz. O yüzden bu castlerikicklemiyoruz ve bütüdpsi bu addlere yapıyoruz.

🔥 PHASE 2
  • Boss' un canı %50 ye indiğin de Wrathion bir tünel açıp bossun 2. Fazını başlatıyor.
  • 2. Odaya gittiğimizde odanın 2 yanında yerlerin kırmızı kaplı olduğu alanlar göreceğiz. Bu alanlarda da 2 farklı add göreceğiz. Bunlardan biri Synthesisgrowthbu addler bossa her 2 saniyede 38k heal atıyorlar. Mycelial Growthlar sizi %75 slowluyor ve az bir miktarda hasar veriyorlar. Burada yapılması gereken şey her iki tarafında hızlıca temizlenmesidir.2 farklı şekilde yapabiliriz. Ya tek bir grup oluşturup bir tarafı hızlıca temizleyip pelerini kullanıp Wrathion' a dönüp sonra diğer tarafı temizleyebiliriz. Ya da 2 farklı grup oluşturabiliriz.
  • Her 2 tarafı da temizledikten sonra bossa vurmaya başlayacağız. İlk önemli yetenek Eternaldarkness. Bu yetenek belli bir miktar da hasar vuruyor ve 10 sanity alıyor. Herhangi bir şekilde bu yetenekten kaçamıyoruz
  • OcciptalBlastBoss önüne doğru geniş siyah bir lazer ışını gönderiyor. Çok ciddi miktar da hasar veriyor ve 40 sanity harcatıyor. Bu lazerden kesinlikle kaçmamız gerekiyor.Bunun için de bossa ne kadar yakın durursak yetenekten kaçmamız da o kadar kolay olacaktır.

🔥 PHASE 3
  • Bossun canı %40 a ulaştığında 3. Faz başlıyor. Phase 3 başlamadan yani bossun canı %41-42 iken hereksin pelerini kullanarak wrathiona dönüp sanitysinifullemesi gerekiyor. Çünkü 3. Phase de Wrathion bizimle beraber olamayacak.
  • InfınıteDarkness bu cast bütün raide hasar veriyor ve raidden 10 sanity alıyor.
  • InsanityBombetrafınızda bir alan açıyor. Bu debuffu alan kişiler raidden uzaklaşıyorlar.
  • Addlerspawnlandığında iki farklı şekilde bu addleri kesebiliriz. İlki Direk focuslanıp kesebiliriz ya da Bossun AdaptiveMembranecastlemesini bekleyip, addlerin kalkan aldıktan sonra keserek sanity yenileyebiliriz ki bu phase de sanityyenileyebileceğimzi tek araç budur.
  • Bu sefer 1 den fazla tentaclespawnlanıyor ve önüne doğru vuruyor. Bunlardan kaçıyoruz.
⭐️ Hazel' in videolu bir şekilde anlattığı "Carapace of N'zoth" kısmı: https://youtu.be/08V4Hgp33uM

NZOTH, THE CORRUPTOR
https://preview.redd.it/hcuzyu3sesc41.jpg?width=1280&format=pjpg&auto=webp&s=dc14319a02198adc347d631910e2127f5b84475e
🔥 PHASE 1
  • Önceki bossda olduğu gibi dikkat etmemiz gereken bir sanity barımız olacaktır. Sanitymizi doldurmak için ekranda çıkan extra butona tıklamamız yeterli. Ama bu yetenek channeling bir yetenek olduğundan hareket etmemiz bu casti bozacaktır. Bu yüzden nerede kullandığınıza dikkat edin.
  • Psychus buradaki boss'umuzun adı. Tanklara Mindwrack yeteneğini vuruyor. Her vurduğunda tanklar taunt değiştirmelidir.
  • Creeping Anguish bossu takip eden mor alanlar oluşuyor. Bossun sürekli belli bir yönde hareket ettirilmesi gerekiyor.
  • Manifest Madness bizi wipelatacak olan yetenek. Bossun enerjisi 100 olmadan bossu kesmeliyiz.
  • Bu bossu en kolay kesmenin yolu etrafta oluşan tentacleları yani synapseleri kesmektir. Çünkü eğer Psychusutentacleın yanında kesersek boss 20 saniye %50 daha fazla damage alabilir hale gelecek ve bu etki stacklenebilir. Ancak bir tentacle kestiğimizde diğerlerinin canı fulleniyor bu yüzden herkesin bossun önünde ki tentaclefocuslanması gerekmektedir.
  • Bossu öldürdükten sonra kendi bedenlerimize gidip tıklıyoruz ve 2. Phase i başlatıyoruz.

🔥 PHASE 2
  • Bu phase başladığında 30 saniye boyunca N'zoth'a ve addlere vurabileceğimiz bir aralığımız olacak.
  • Mindgrasp - bu yetenek oyuncuların üzerine atılıyor ve oyunculardan nzotha ya da arkasında ki duvara doğru ok işaretleri göndermeye başlıyor.Bu sizin hangi yöne çekileceğinizi gösteriyor. Eğer nzotha doğru çekiliyorsanız nzoth tan uzaklaşın. Duvara doğru çekiliyorsanız duvardan uzaklaşın.
  • Corrupted Neuron - yerde gördüğünüz küçük addler ve bu addler sürekli etrafında mor alanlar oluşturuyor. Çekileceğiniz yöne göre addlere vurarak oluşturuduğu alanları küçültmeniz gerekiyor.
  • Basher Tentacle - en önemli ve direkt focuslanmamız gereken büyük tentacle' ın ismi. Ayrıca u tentacle off tank tarafından tanklanması gerekiyor. Bu add tanka Voidlash isimi yeteneği ile vuruyor ve her geçen saniye vurduğu hasar inanılmaz derece de artıyor. Bu yüzden bu addin direkt olarak öldürülmesi lazım.
  • Corruptor Tentacle ikinci sırada kesmemiz gereken tentacle.Corrupted mindcast'in interrupt'lamamız gerekiyor. Eğer interrupt'layamazsak bu yeteneği attığı kişiyi dispell' lememiz gerekiyor.
  • Spike tentacle - küçük tentaclelar. Üçüncü olarak bunlara focuslanabiliriz.Herhangi bir tentacle öldüğünde CorruptedViscera atıyorlar bu yeteneği dodgelamamız gerekiyor.
  • Paranoia - bu debuffuraidin belli bir kısmına atıyor. Bu oyuncular birbirine 5 yarddan uzak mesafe de durmamalılar. Yani paranoid oyuncular birbirine yakın duracaklar ama diğer oyunculardan uzak duracaklar.

🔥 PHASE 3
  • Nzoth "Mindgate" isimli bir portal açacak. Bu portala gidip tekrardan N'zothun beynine döneceğiz. Ancak bir kere bunu kullanırsak bir daha kullanamayacağız. Bu yüzden iki farkı grup oluşturup ilk grup tekrardan yukarı çıkıp ilk phase tekrarlayacak. Diğer grup ta aşağıda kalıp ikinci phase' i tekrarlayacak
  • Cataclysmic Flames - yerlerde oluşan sarı alanlar. Bu alanlardan kaçıyoruz (Bunları deathwing atıyor)
  • Break Tether - Hareket ettikçe üzerimizde bir debuff oluşuyor ve bu debuffstacklendikçe çok ciddi hasar vuruyor. Bu yüzden cok fazla hareket etmeden stackleri takip ederek hareket etmemiz gerekiyor.
  • Yukarıdaki takım Psychusu öldürdüğünde aşağı iniyor ( sanırım ) aşağı daki takımda işini bitirdiğin de yukarı çıkıyor ve psychusu kesiyor. Psychus 3. Kez öldüğün de son faza geçiyoruz.

🔥 PHASE 4
  • Bu phase de tentaclelar veya diğer 2 phase olmayacak. Sanıyorum ki nzotha vurmaya başlayacağız.
  • Stupefying Glare - Raid alanının belli bir yerinde eye of nzothbelirecek ve önüne doğru bir lazer ile vuracak. Gözün önünde durmuyoruz.
  • EvokeAnguish belli bir oyuncu grubuna bu debuffu atıyor. Belli bir sürede damage bırakıyor 8 saniye sonra bu debuff yerde sabitleniyor ve yayılmaya başlıyor.Bu yüzden bunu alan oyuncu raid alanının en köşesine gidip bu debuffu bırakıyor
  • Thought Harvester isimli bir add çıkıyor ve tanka mindwrack yeteneğiyle vuruyor
  • HarvestThoughts bossun etrafında bir alan oluşuyor. Sanitysi en yüksek olan oyuncular tarafından bu alan soaklanmalıdır. Bu add^i olabildiğince hızlı kesmemiz gerekiyor.
⭐️ Hazel' in videolu bir şekilde anlattığı "N'zoth the Corruptor" kısmı: https://youtu.be/7deTxmlAvrk
submitted by nihilnia to SpearGuild [link] [comments]


2019.10.04 14:37 flatartagency Büyümeyen Köpek Cinsleri ve Bakımları - Vetrium

Büyümeyen Köpek Cinsleri ve Bakımları - Vetrium
Ailenize yeni bir üye katmaya karar verdiniz ve büyük köpeklerden ziyade küçük köpekleri seven birisiniz veya eviniz büyüklük bakımından müsait olmadığı için küçük bir köpek almaya karar verdiyseniz, büyümeyen köpek cinsleri için hazırladığımız bu yazı tam da sizin için!

https://preview.redd.it/tg16hl8zqiq31.jpg?width=900&format=pjpg&auto=webp&s=ad75c05a595c752c55678ee4578e04200ec537d4
Büyümeyen köepk cinsleri, minik halleri ve şirin görünümleri ile birçok kişinin sevgisini kazanıyorlar.

Büyümeyen Köpek Cinsleri

Toy Poodle, Shih Tzu, Malta Teriyeri, Pug cinsi köpekler en bilinen örneklerden. Şimdi gelelim büyümeyen köpek cinsleri özellikleri ve bakımları için yapmanız gerekenlere…

https://preview.redd.it/l5r7i6s0riq31.jpg?width=800&format=pjpg&auto=webp&s=1ef4feb7ff79c47eecc0cf88c297541d021825be

Toy Poodle: Şirinlik Abidesi

Eğer bu cinsi daha önce görmediyseniz, fotoğraflarını gördüğünüzde onları oyuncak ile karıştırabilirsiniz. Sevimlilikleri ile oyuncak gibi görünen toy poodle köpekler de büyümeyen köpek cinsleri arasındadır. Sevimli ve aynı zamanda akıllı olan bu tür, oyuncu ve hareketli oldukları için kendilerini sevdiren bir cinstir.
Farklı farklı renklerde olabilen ve her biri birbirinden şirin olan Poodle’lar insan canlısı türlerdir. Dışarı çıktığınızda insanlara koştuğunu görebilirsiniz. Bunu yapmaması gerektiğini öğrenene kadar tasma kullanmanız gereklidir fakat koştuğunda onu çekmek zorunda kalacağınız için boyun tasması yerine göğüs tasması almalısınız.
Toy poodle’lar korumacı ve zeki köpeklerdir. Yuvasını ve evini korumak için bir tehlikeye karşı çok havlayarak korumacılığını gösterir. Evinize yeni biri geldiğinde çok havlamasının nedeni bu olabilir. Köpekler arasında insanların hissiyatını en çok hissedebilen türlerden biri olduğu için eğer stresli bir ortamda yaşıyorsanız, sizin stresinizden etkilenip mutsuz olabilirler. Sakin ve huzurlu bir ortam ararlar. Hastalık bakımından hassas yapıda olduğu için veteriner kontrollerini düzenli yaptırmalısınız.

https://preview.redd.it/y6nel2q2riq31.jpg?width=900&format=pjpg&auto=webp&s=44ff43d747573ce61c97b3db0cea74792a42d0f4

Chihuahua (Şivava): Küçük ve Güçlü

Büyük kulakları, kısa boyları ve minik yapısı ile bilinen bu Meksika cinsi, en az 6 kilo ağırlığında dünyanın en küçük köpeği unvanını taşıyor. Bu yüzden dünyadaki en küçük köpeklerden biri olarak biliniyor. Şivava, kısa ve yumuşak tüylere sahiptir. Bu nedenle tüy alerjisi olan kişiler kısa tüyleri nedeniyle Şivava ile daha rahat edebilirler. Uzun süre yaşayan bir köpek türü olan Şivava, enerjik ve hareketli bir türdür. Birçok köpek türüne göre daha hareketli olduğu için her an birşeyle oynamak isterler. Bu nedenle onlara oyalanabilecekleri bir oyuncak verebilirsiniz, aksi halde istemediğiniz şeyleri kemirebilirler.
Büyümeyen köpek cinsleri arasında en ufaklarından biri olan Şivava, evde bakımı kolay olan bir köpektir. Chihuahua sahiplerinin, 2 haftada bir düzenli olarak tüyleri fırçalayıp temizlemesi yeterli olur. Soğuğa karşı pek dayanıklı olmadıkları içn çok soğuk günlerde fazla dışarıda bırakmayın ve kıyafet giydirmeyi ihmal etmeyin! Sadece moda anlamında değil, soğuğa karşı onları korumak için kıyafetlerini giydirin.
Ve tabii ki onu eğitmeyi de unutmayın! Küçük olması ve onu sürekli kucağınızda taşımak istemeniz normal olabilir, fakat onları eğitmeniz hem onun için hem de sizin için daha yararlı olacaktır. Özellikle temel eğitimleri biliyor olması onunda hayatını kolaylaştıracaktır. Ve son olarak, egzersiz yaptırmayı unutmayın! Hava güzel olduğunda ufak bir yürüyüş, soğuk olduğunda ise evde top peşinde koşmak onlar için yeterli olacaktır.

https://preview.redd.it/ynvdufk3riq31.jpg?width=900&format=pjpg&auto=webp&s=94ad1850b7b44591bac24fd53c51b7e4cba536a5

Yorkshire Terrier: Büyük Kaşif

Onu birkaç kelimeyle anlatmak gerekirse, cesur, enerjik ve kaşif diyebiliriz. Büyümeyen köpek cinsleri arasında bulunan Yorkshire, şirin mi şirin suratı ve görünüşü ile herkesi kendine hayran bırakan bir tür olarak karşımıza çıkıyor. Apartman dairelerinde kolayca bakılabilen bir tür olan Yorkshire Terrier’in, yabancılara karşı fazla havlama huyu vardır. Çocuklarla iyi anlaşan bir köpek türü olarak bilinen bir tür olarak bilinsede çocuklarla yalnız bırakıldığında kızdırılmadığından emin olmalısınız çünkü, kızdığında hırçınlaşabilen bir köpektir.
Sahibine sadık olan ve ailesine ve yuvasına son derece bağlı olan Yorkshire’lar ailesine olan sevgi dolu bağlılığı ile iyi bir bekçi köpeği olarak da bilinir. İlgi ve sevgi görmeye alışık olduğu için onunla sürekli oyun oynamanızı ve ilgilenmenizi isteyebilir. Ama emin olun ki onunla oyun oynamak çok zevkli olacaktır!
İnsan saçına benzeyen uzun ve yumuşak tüyleri vardır. Tüylerinin güzel ve bakımlı kalması için düzenli olarak taramayı unutmamalısınız. Soğuk havalara karşı hassas olan Yorkshire Terrier cinsleri soğuklarda fazla kalmamalıdır. Aynı zamanda, beslenmesi için kaliteli, vitamin ve mineraller açısından zengin olan kuru mamalar ile beslemelisiniz. Gezmekten ve dolaşmaktan keyif alan bir tür olduğunu da unutmayıp, ona egzersizler yaptırmalısınız.

https://preview.redd.it/yzqu0b55riq31.jpg?width=900&format=pjpg&auto=webp&s=2ad7eac8d4019ab9e6c4877b5b66976bfe0fb53f

Papillon: Sporcu

Kelebek kanadına benzer kulak yapısı ile bilinen Papillon’lar, eğitime verdiği hızlı cevap ve şirinliği ile bilinir. Büyümeyen köpek cinsleri arasında bulunan, küçük boyu, uzun kuyruğu ve sevimli görüntüsüyle tüm kalpleri fethedebilr. Papillon’ların uzun kuyruğu nedeniyle daha önceden farklı isimler takıldığı da olmuştur.
Sıcakkanlı olsa da zaman zaman aksi davranışlar da sergileyebilir. Zeki bir cinstir ve genellikle canlı ve hareketlidir. Özellikle ev dışında oyun oynamayı ve hareket etmeyi çok sever. Sahibine karşı çok sadık ve sahiplenici olan Papillon, yabancılara karşı soğuk tavırlar gösterebilir. Verilen eğitimi çok çabuk kavrayan bir köpek türü olduğu için iyi bir eğitimle çok akıllı ve uyumlu bir köpek olabilir. Küçük çocuklarla çok harika olmasa da büyük çocuklarla iyi anlaşabilir.
Apartmanda beslemek için uygun bir cinstir ama biraz havlama problemi olabilmektedir. Zil çaldığında veya eve yabanco birisi geldiğinde aşırı havlayabilir. Bu konuda iyi bir eğitim alırsa bir sıkıntı yaşamayabilirsiniz. Papillon cinsinin bakımı için uzun tüyleri nedeniyle her gün taranma ihtiyacı vardır. Kendisi son derece temiz bir köpektir.

https://preview.redd.it/7u3hs876riq31.jpg?width=900&format=pjpg&auto=webp&s=fb6077d3d53a4f7dd8c8b77885ccafa8dba53d37

Dachshund: Küçük Ama Enerjik

Dachshund, sevimli suratı ve aşağı kıvrık kulakları ile herkesin sevgisini kazanan bir cinstir. Genellikle baskın kızıl, kızılımsı kahverengi, siyah veya çikolata rengi olurlar. Dachshund cinsi uysal bir av köpeğidir. İyi koku alan burunları ve keskin kulakları sayesinde av köpeği olarak kullanılmışlardır. Oldukça sevecen ve uysal bir aile köpeği de olabilen bu köpek ırkı, oldukça enerjiktir. O kadar hareketli ve enerjiktir ki, enerjisinin asla bitmeyeceğini düşünebilirsiniz.
Apartman içinde beslemeye uygun bir köpek cinsidir. Ancak farklı hayvan türleri ile aynı anda geçinemeyebilirler. Dachshund cinsi uyumlu bir köpek olmasına karşın, o kadar hareketli ve meraklıdır ki diğer evcil hayvanınızı rahatsız edebilir.
Beslenmesi ve bakımı kolay bir köpektir. Orta derecede tüy döken Dachshund için haftalık olarak düzenli fırçalama yapmanız yeterli olur. Bu köpek cinslerinin fiziki yapısından dolayı çok fazla beslemek ve kilo aldırmak uygun değildir. Daha öncede bahsettiğimiz gibi çok enerjik bir köpek olduğu için kimi zaman evde enerjisini atamaz ve enerjisini atması için onu uzun yürüyüşlere çıkartmanız gerekebilir.

https://preview.redd.it/8gmhb847riq31.jpg?width=900&format=pjpg&auto=webp&s=b1194a55471cba83d1b9b36246a413c985f9231f

Malta Teriyeri: Büyüleyici ve Cesur

Büyümeyen köpek cinsleri arasında en çok bilinenlerden biri de Malta Teriyeri. Sevimli bakışları ve minik burnu ile kendine hayran bırakan cinslerden birisidir Maltese Terrier. Özellikle evde beslemek için ideal bir cinstir. Safkan olması durumunda az tüy dökmesi, minik boyutta olması, ve tuvalet eğitimini çok hızlı alması onu apartman için en ideal cins yapar. İlk defa köpek besleyecek ve bu sorumluluğu ilk defa alacak kişiler için uygun olabilir.
Kendinden büyük olan köpeklerle ve hatta kedilerle bile iyi anlaşabilirler. Evde bakımında onun rahat etmesi için yapılması gerekenler vardır. Çok tüy dökmediğinden ölü tüylerinin atılması için fırçalanması gerekir. Göz kenarlarında bulunan rahatsız edici tüyleri temizlenmelidir. Ayrıca bakımının daha iyi olması için tüyleri düzenli olarak traş edilmelidir. Bunun için veterinerinizden yardım alabilirsiniz.
Hassas yapıda bir köpek türü olduğu için eğitim verilirken sert kelimeler ile bağırarak eğitilmesi yerine, cesaret verici bir dil kullanılmalıdır. Çok enerjik olmasa da hareketli ve oyunu seven bir köpektir. Maltese cinsi öğrenmeye istekli, arkadaş canlısı ve sosyal bir köpek olduğu için kolay eğitilebilir bir cinstir.

https://preview.redd.it/dv4x8158riq31.jpg?width=900&format=pjpg&auto=webp&s=fb3bc6c359b20411c9a05d75dc15430b801fe9cb

Pomeranian

Çok minyon bir dış görünüme sahip olan Pomeranian Boo’lar, peluş bir oyuncak görünümünde ve çok şirinlerdir. Kahverengi, turuncu, siyah en fazla bulunan renkleridir. Büyümeyen köpek cinsleri için gösterilebilecek en iyi ırklardan biridir. Ufacık boyları ve minik boyutlarıyla küçük köpek isteyenler için tam olarak idealdir.
Meraklı davranış özellikleri sayesinde zeki ve öğrenmeyi seven bir karaktere sahiptir. Evde besleyebilmek için fazla havlamalarına karşı bir eğitim almaları gerekir. Çünkü pek paylaşımcı olmadıkları için kapıdan giren yabancı kişilere karşı havlama eğilimi gösterebilirler. Boo’lar aynı zamanda biraz inatçı bir kişiliğe sahiptir. İstemedikleri birşey yaptırmak pek kolay olmayabilir.
Pomeranian Boo, karakteri itibari ile ilgiyi seven bir yapıya sahiptir. Eğer bir Pomeranian Boo sahibi olmak istiyorsanız, onu kucağınızdan indirmeden çoğu zaman sevgi ve ilgi ile beslemeniz gerekir. Boo’ları beslerken bakımları için en çok tüy bakımına ihtiyacı olur. Erkekleri yılda bir kez tüy dökerken, dişileri doğumdan sonra ve sıcak havalarda sık sık tüy dökmektedir. Ayrıca, uzun tüyleri nedeniyle sık sık tüylerinin fırçalanması gerekir. Ayrıca, diş bakımı da bu ırk için oldukça önemlidir.

https://preview.redd.it/1t6gyp59riq31.jpg?width=900&format=pjpg&auto=webp&s=043c4716b7b10df9c210c634e9d18308d94ac172

Shih-Tzu: Dikkat Çeken Bir Minik

Köpek güzellik yarışmalarında şirinliklerinden dolayı sıkça gördüğümüz Shih-Tzu cinsi köpekler, tatlı ve güzel görünüşleri ile tüm kalpleri kazanabilirler. Diğer evcil hayvanlar ve çocuklar ile iyi geçinen Shih-Tzu’lar, neşeli ve sosyal bir türdür. Orta düzeyde enerji düzeyine sahip olan bu köpekler, akklı ve zekilerdir.
Shih-Tzu bakımında dikkat etmeniz gereken önemli nokta tüylerinin bakımıdır. Tüylerinin birbirine karışmaması için düzenli fırçalama ister. Bu yüzden her gün tüylerini taramalı ve haftada bir düzenli profesyonel yardım alarak tüy bakımı yapılmalıdır. Ayrıca, tüylerinin düzenli olarak da traş edilmesi gerekmektedir. Tırnakları aydan aya kesilmeli ve bakımı yapılmalıdır.

https://preview.redd.it/765wqt5ariq31.jpg?width=900&format=pjpg&auto=webp&s=3f478e30130b86bafa019ab763016573078626fa

Cavalier King Charles Spaniel: Sempatik

Cavalier King Charles, küçük yapılı, uzun tüylü ve aşağı sarkık uzun kulakları ile şirin bir görünüme sahip bir köpektir. Kısaca Cavalier olarak bilinen bu tür, iyi karaktere sahiptir ve sempatikliği ile öne çıkar. Apartman dairelerinde en sorunsuz olarak beslenebilen yönüyle öne çıkar. Sevecen ve sabırlı bir cins olduğu için çocuklu aileler için uygundur. Küçük çocuklar onunla oynarken canı yansa bile sesini çıkarmaz diyebiliriz. Büyümeyen köpek cinsleri arasında apartmanda beslemeye en uygun olanlarından biridir.
Arkadaş canlısı ve sevecen olan bu köpekler, eğitime açıktır. Cavalier’in bakımına gelecek olursak, tüylü bir köpek olduğu için tüy bakımı önemlidir. Özellikle tüylerinin karışmaması için haftada birkaç kez tüylerinin taranması gerekir. Enerjisi bakımından orta kararda bir cinstir, ne çok enerjik ne de çok sakindir. Egzersiz ihtiyacı da orta düzeydedir ve belli zamanlarda yürüyüş egzersizleri yaptırılabilir.
Büyümeyen köpek cinsleri için her bir köpek türüne ait karakteristik ve bakım bilgilerini paylaştık. Büyümeyen köpek cinsleri için sormak istediğiniz sorularınızı yorumda bizimle paylaşabilirsiniz.

https://preview.redd.it/q9wzw5kbriq31.jpg?width=800&format=pjpg&auto=webp&s=ff8ca66238d9a68f467e230b6f779cc1c11177bc
Kaynak: https://ankaravetrium.com/buyumeyen-kopek-cinsleri/
submitted by flatartagency to u/flatartagency [link] [comments]


2019.09.13 09:02 NewsJungle Türkiye'nin en kanlı askeri darbesinin üzerinden 39 yıl geçti

39 yıl sonra bile, kanlı 12 Eylül 1980 askeri darbesi, Türk tarihinde siyah bir leke olarak öne çıkıyor.
Türkiye Cumhuriyeti tarihinde emir komuta zinciri boyunca yürütülen son askeri darbe, infazları, saldırıları ve insan hakları ihlalleriyle meşguldür.
12 Eylül’ün erken saatlerinde darbeci, 27 Mayıs 1960 darbesi ve 12 Mart 1971 tarihli mutabakatın ardından Türkiye’nin silahlı kuvvetlerinin üçüncü müdahalesiyle ülkedeki gücü ele geçirdi.
Genelkurmay Başkanı Kenan Evren'den - darbeye öncülük eden ve sonrasında cumhurbaşkanı oldu - Ulusal Kara Kuvvetleri Komutanı, hava ve deniz kuvvetleri ve jandarma kuvvetleri komutanı oluşan Ulusal Güvenlik Konseyi Tüm güç kolları.
Artan demokrasi, darbeciler ülkenin anayasasını feshedip parlamentoya son verdiler.
Savaş yasası ilan ettikten sonra, sivil toplum örgütlerini hedef aldı ve Türk Hava Kurumu, Çocuk Esirgeme Derneği ve Kızılay'ın yanı sıra birçoğunun faaliyetlerini durdurdu.
Ülkenin siyasi partilerini de kapatan komplocular, ulusun vicdanını hala rahatsız eden bir dizi infaz gerçekleştirdiler.
- Darbe sonrası infaz, yargılama
İki siyasi figürden oluşan ilk infaz aynı yıl 9 Ekim'de yapıldı.
17 yaşındaki Erdal Eren, darbeden önce bir askeri polisi öldürdüğü için 19 Mart'ta ölüm cezasına çarptırıldı. Eren, 13 Aralık 1980'de, cezasını yerine getirmek için yaşıyla tahrif edilmiş bir mahkemenin ardından idam edildi.
Evren’in hapsedilmiş Eren ve diğerlerinin idam edilmesine dair sözleri - "Asalım mı, onlarla beslenelim mi?" - hala insanların kafasında yanıyor.
Darbe, Türkiye’nin tarihine en kanlı askeri müdahale olarak biliniyor, yüzlerce hayatın yaşandığı yıllar süren siyasi huzursuzluktan sonra geliyor.
1980 darbesi döneminde 650.000'den fazla kişi gözaltına alınırken, çoğu siyasi nedenlerden ötürü 230.000 kişi yargılandı ve 50 kişi idam edildi. İşkence ve sağlıksız hapishane koşulları nedeniyle 299 kişi daha öldü.
Yaklaşık 14.000 kişi Türk vatandaşlığından yoksun bırakıldı, yaklaşık 1000 kişi yasaklanmış bir örgütün üyesi olduğu için yargılandı ve öğretmenler dahil 30.000 kişi görevlerinden alındı.
Yaklaşık 1000 film yasaklandı ve onlarca gazeteci binlerce yıla kadar hapis cezasına çarptırıldı.
- Darbe çiziciler ilk defa mahkemeye çıktı
1982'de darbeciler tarafından hazırlanan bir Anayasa, "kontrollü" bir referandumda% 92 onay aldı. Baltıkların ömür boyu yargılanmasını önleyen bir bölüm içeriyordu.
12 Eylül 2010 tarihli referandumda, bu bölüm Anayasa'dan çıkarılarak, çizicilere ve darbe sırasında emirleri verenlere yönelik bir dizi suç duyurusunun önünü açtı.
Ardından, başkent Ankara’nın başsavcıları, Evren ve eski hava kuvvetleri Org. Tahsin Şahinkaya hakkında suçlu bir soruşturma başlattılar.
İkili, Türkiye’nin tarihinde darbecilerin mahkemede göründüğü ilk tarihe damgasını vurdu.
Evren ve Şahinkaya'nın yargılanması, ikisinin Türkiye Anayasasını "ortadan kaldırmaya" ve parlamentoyu geçersiz kılmaya çalıştığını savunarak savcılıkla başladı; Her iki general de özel rütbesine indirgendi.
Eski generaller, sağlığa gerekçe göstermediğinden mahkeme duruşmalarına katılmamışlar ve bunun yerine hastaneden gelen video bağlantısı ile ortaya çıkmışlardı.
Evren, darbedeki rolünden dolayı 18 Haziran 2014'te hapis cezasına çarptırıldı, ancak Mayıs 2015'te 97 yaşında vefat etti. Şahinkaya, iki ay sonra Temmuz ayında onu takip etti.
Ankara’nın 10 No'lu Ceza Mahkemesi, 1980 yılında gerçekleşen askeri darbe davasını reddetti ve bankanın avukatlardan gelen iki sanık ve davaya katılanlar tarafından yapılan açıklamaları memnuniyetle dinlediğini söyledi.
submitted by NewsJungle to TurkishNews [link] [comments]


2019.08.14 10:50 Haberfutbol24 14 Ağustos 2019 Çarşamba Spor Haberleri

14 Ağustos 2019 Çarşamba Beşiktaş Haberleri
Beşiktaş'ta forvette Borja ve Bas Dost sesleri
Babacar ve Kamil Wilczek pazarlıklarından beklediği sonuçları alamayan siyah-beyazlılar, rotasını Güney Amerika ve Portekiz’e çevirdi. Siyah beyazlılar, Borja ve Bas Dost'u listeye aldı.
ransferde bir numaralı gündem maddesi forvet olan Beşiktaş, Güney Amerika ve Portekiz pazarına yöneldi. Siyahbeyazlılar Khouma Babacar'ı kiralama teklifine Sassuolo'dan yanıt alamazken Brondby, Kamil Wilczek'i iyi bir bonservis bedeli kazanmadan bırakmaya niyetli değil. Yönetim, anlaşmaya varılan Hoffenheim'ın golcüsü Adam Szalai ise fark yaratamayacağı düşüncesiyle bekletiyor.
Bu üç isimde aradığını bulamayan Kartal'da listeye birinci sıradan giren golcü Miguel Borja oldu. Beşiktaş'ın, geçen yıl ve yeni sezon öncesi gündemine iki kez gelen Kolombiyalı forvetle ilgilendiği öğrenildi. 26 yaşındaki futbolcuyu satın alma opsiyonu ile kiralamak isteyen siyah-beyazlıların, oyuncunun kulübü Palmeiras ile pazarlıklarını sürdürdüğü belirtildi.
Beşiktaş'ın gündeminde olan bir başka isim ise Portekiz'de yer alıyor. Sporting Lizbon'un tecrübeli golcüsü Bas Dost için nabız yoklamaya başlandı. 30 yaşındaki Hollandalı forvet de Miguel Borja gibi daha önce siyahbeyazlıların ilgi alanındaydı.
MIGUEL BORJA
Libertadores Kupası'nda 5 maçta 315 dakika forma giyen Borja; 2 gol, 1 asist kaydetti. Kariyerinde 10 kez Kolombiya Milli Takımı forması giyen golcü oyuncu, iki sezon önce 10 milyon Euro bonservisle Atletico Nacional'den Palmeiras'a transfer olmuştu.
BAS DOST
2016 yılında 12 milyon Euro bonservis bedeliyle Werder Bremen'den Sporting Lizbon'a transfer oldu. 30 yaşındaki santrfor, kariyeri boyunca 407 resmi maça çıktı ve 218 gol, 47 asiste imzasını attı.
KAMİL WILCZEK
Üç sezondur formasını giydiği Brondby ile birlikte 147 resmi maça çıkan 31 yaşındaki futbolcu, bu maçlarda 81 gol, 22 asist kaydetti.
Beşiktaş'tan Aboubakar için yeni teklif!
Beşiktaş, Kamerunlu yıldız golcü için Portekiz ekibine yeni teklif sunacak. Siyah-Beyazlı Yönetimin önümüzdeki günlerde Porto'nun kapısını çalacağı ve yeni teklifi ileteceği öğrenildi.
Beşiktaş'ta adı forvet adayları arasında geçen Vincent Aboubakar için yeni bir teklif daha yapılacak.
Siyah-Beyazlı Yönetimin önümüzdeki günlerde Porto'nun kapısını çalacağı ve yeni teklifi ileteceği öğrenildi.
Öte yandan Kartal, forvet transferinde Aboubakar'ın yanı sıra Sassuolo'nun tecrübeli golcüsü Khouma Babacar'ı da listesine dahil etti.
Beşiktaş, son maçından 3-0 galip ayrıldı
Beşiktaş Kadın Futbol Takımı, UEFA Şampiyonlar Ligi Elemeleri’nde 9. Grup’taki üçüncü ve son maçında Ermenistan temsilcisi Alashkert’i 3-0 yendi.
Beşiktaş Kadın Futbol Takımı, Hollanda’nın Enschede kentinin ev sahipliği yaptığı 9. Grup’taki üçüncü ve son mücadelesinde Alashkert ile karşı karşıya geldi.
Müsabakanın ilk yarısını Kader Hançar’ın golüyle 1-0 önde tamamlayan Beşiktaş, ikinci yarıda da üstün oyununu sürdürdü. Rakip takımdan O’Rourke’nin kendi kalesine attığı golle farkı 2’ye çıkaran siyah-beyazlılar, Sevgi Çınar’ın golüyle sahadan 3-0 galip ayrıldı.
Grubundaki 3 maçta 1 galibiyet ve 2 beraberlikle 5 puan toplayan Beşiktaş, Twente’nin ardından 2. sırada yer alarak üst tura adını yazdıramadı.
Mirin’i ikna turları...
Fransız ekiplerinden Amiens, Beşiktaşlı Isimat Mirin’i kadrosuna katmaya çalışıyor.
Siyah-Beyazlılar’la Amiens, tecrübeli stoperin 2 yıllık kiralık olarak transferi konusunda anlaşma sağladı. Ancak Fransız savunma oyuncusu, henüz Amiens ile el sıkışmadı. Amiens’in Mirin’i ikna etmesi durumunda transfer resmiyet kazanacak. Isimat Mirin, geçen sezon Beşiktaş formasıyla Süper Lig’de 14 maça çıkmıştı. 27 yaşındaki stoper, Beşiktaş’ın dün sabah yapılan antrenmanında da yer aldı.
Beşiktaş Maçı İzle, Canlı Maç İzle, Şifresiz Maç İzle, Taraftarium 24 İzle

14 Ağustos 2019 Çarşamba Fenerbahçe Haberleri

Sakatlar açık kapatıyor

Serdar Aziz ve Garry Rodrigues, sakatlıkları nedeniyle bir süredir takımdan ayrı kalmıştı.
2 futbolcu, yeni transfer Zanka ile birlikte kendileri için hazırlanan özel programı uyguluyor. Bu 3 oyuncu, takımla yaptıkları çalışmaların ardından bireysel antrenmanlarına da devam ediyor. Serdar, Rodrigues ve Zanka, Gazişehir maçına kadar hazır hale gelmeyi hedefliyor.

Andre Ayew ilk maçında iki gol attı!

Swansea, Andre Ayew’e takım bulamadı ancak Ganalı oyuncu da ilk maçında iki gol attı.
Ali Koç’un, kişiliğine övgüler yağdırıp, “Keşke bonservisini alabilsek” dediği Ganalı oyuncu, bedelsiz olarak yeniden kiralanması için önerilse de Fenerbahçe bunu geri çevirdi. Eski takımı Marsilya’nın istemediği Ayew için Swansea Menaceri Steve Cooper, “Aramıza hazır bir şekilde katıldı. Eğer gitmezse, Ayew’i forvette kullanabilirim” dedi.

İlk maçında 2 gol attı

Öte yandan Ganalı oyuncu Swansea'nın Nottingham Forest'la oynadığı Lig Kupası maçında takımının iki golünü attı. Ayew ilk çıktığı maçta iki gol atmış oldu. Swansea maçı 3-1 kazandı.

Ersun Yanal'ı sıkıntı bastı

Transferler yetişmedi, sakatlık kabusu bitmedi. bitmedi. Ersun Yanal, pazartesi günkü Gazişehir maçında sahaya süreceği 11’i belirlemekte zorlanıyor.
Fenerbahçe'nin ligdeki ilk sınavı olan Gazişehir mücadelesine 5 gün kaldı. Ancak hem transfer çalışmalarının gecikmesi, hem de hazırlık sürecinde peş peşe yaşanan sakatlıklar nedeniyle ideal kadro bir türlü kurulamadı. Ersun Yanal, hazırlık maçlarında sürekli farklı futbolcularla sahaya çıktı. Ligin başlamasına bu kadar kısa bir süre kalmasına rağmen, tecrübeli teknik adam sahaya süreceği ilk 11’i belirlemekte zorlanıyor.
Sakatlığı devam eden Hasan Ali Kaldırım’ın alternatifi yok. Bu nedenle yine Dirar’ın sol bekte oynaması bekleniyor. Yeni transfer Zanka, takımla çok az sayıda idmana çıkmasına rağmen 11’de olacak gibi görünüyor. Sakatlığını yeni atlatan Rodrigues ve Serdar Aziz’in durumuna ilerleyen günlerde karar verilecek. Moses, Mehmet Ekici, Kruse gibi ismlerin formsuz olması da Ersun Yanal’ı düşündürüyor.

Zanka: Şampiyonluk için geri adım atmak yok

Yeni transfer Zanka, FB TV’ye konuştu. Danimarkalı savunmacı iddialı açıklamalar yaptı: Ben ve takım arkadaşlarım bu büyük kulübün başarısı için sahada savaşacağız. Geri adım atmadan, şampiyonluk için oynayacağız.
“Mücadele etmeden başarı kazanamazsınız, Türkiye’nin en büyük kulübünün başarısı için sahada geri adım atmayacağım. Bu büyük kulübe geldiğim için oldukça mutluyum. Fenerbahçe’nin tarihine geçen Danimarkalı oyunculardan biri olmak istiyorum. Çubuklu formayla Henrik Nielsen, Brian Steen Nielsen, Högh, Kjaer ve Pingel gibi başarılar elde etmek için savaşacağım. Benden sonra gelenler de Zanka gibi taşıyacağız bu formayı diyecekler.”

‘Sevmezler, saygı duyarlar’

“Savaşmadan, mücadele etmeden başarı elde etmek zor. Kariyerim boyunca savaşçı kişiliğim nedeniyle rakiplerim tarafından sevilmeyen bir isim oldum. Fakat onlar da zamanla bana saygı duymaları gerektiğini öğrendiler. Bundan sonra ben ve takım arkadaşlarım bu büyük kulübün başarısı için sahada savaşacağız. Bir an olsun geri adım atmadan, şampiyonluk için oynayacağız.”

‘Taraftarı mutlu edeceğim’

“Şu an takıma uyum aşamasındayım. Bir an önce bu dönemi atlatıp forma giymeyi hedefliyorum. Büyük Fenerbahçe taraftarının karşısına çıkmak ve onları mutlu etmek istiyorum. Taraftarlarımızın desteğiyle bu sezon mutlu sona ulaşacağız ve şampiyonluk hasretine son vereceğiz. Bizler sahada onlar da tribünde son ana kadar savaşacağız.”

Fenerbahçe'de izin bitti, Gazişehir hazırlıkları başladı

Süper Lig’in ilk haftasında 19 Ağustos Pazartesi günü Gazişehir Gaziantep’i ağırlayacak Fenerbahçe, 2 günlük iznin ardından hazırlıklarına başladı.
Pazartesi günü Gazişehir Gaziantep’i ağırlayacak Fenerbahçe, 2 günlük iznin ardından hazırlıklarına başladı. Sarı-lacivertli kulüpten yapılan açıklamada, Fenerbahçe Can Bartu Tesisleri’nde teknik direktör Ersun Yanal yönetiminde gerçekleştirilen antrenmanın, koşu, ısınma ve koordinasyon hareketleriyle başladığı belirtildi.
Pas idmanı ve çift kale maçlarla devam eden antrenmanın, taktiksel ve bireysel çalışmalarla sona erdiği aktarıldı.
Fenerbahçe, hazırlıklarına yarın yapacağı antrenmanla devam edecek.
Fenerbahçe Maçı İzle, Canlı Maç İzle, Taraftarium 24 İzle, Şifresiz Maç İzle

14 Ağustos 2019 Çarşamba Galatasaray Haberleri

Galatasaray'da baskın seçim sesleri!

Mahkemeden ‘Denetleme Kurulu’nun seçimi yönünde karar çıkması üzerine yönetim, bütün kurulları seçime götürmek için çalışma başlattı. 2 Eylül’e kadar Mustafa Cengiz yönetimi ‘Olaganüstü seçim’ kararı açıklayabilir.
GENEL Kurul’un aldığı ‘İbrasızlık’ kararına yönetimin mahkeme tarafından tedbir koydurmasıyla, seçim gündemden çıktı. Ancak mahkeme Denetleme Kurulu’nun seçime gitmesine de hükmetti. Dernekler Masası, seçime gidilmesi konusundaki yazı 2 Ağustos’ta Galatasaray yönetimine ulaştırdı. Yasaya göre; 2 Eylül’e kadar Sarı-Kırmızılı yönetimin Denetleme Kurulu seçimleri için tarih açıklaması gerekiyor. Ancak yönetim bu kuruldaki ağırlığını kaybetmemek için, seçimi genele taşıma niyetinde. Yani önümüzdeki günlerde Galatasaray’ın yönetiminin gündeminde ‘Olağanüstü seçim’ kararı ciddi şekilde masaya yatırılacak.
KARAR SÖZLÜ OLARAK ALINDI
Yönetim kulislerinden sızan bilgilere göre, şifahen seçim kararı alındı. Ancak 2 Eylül’e kadar yönetim konuyu net şekilde bir zemine oturtmak için çalışmaları sürdürüyor. Yönetim bu tarihe kadar yaşanacak gelişmeleri değerlendirecek ve bu konudaki net kararını verecek. Eğer 2 Eylül’e kadar seçim kararı alınırsa, bu tarihten sonra 45 gün içinde seçimin yapılması gerekiyor. Bu da Ekim ayının ortasına denk geliyor. Başkan Mustafa Cengiz’in yapılacak olası seçimde yönetimde bazı değişikliklere gitmesi de bekleniyor. Abdurrahim Albayrak, Yusuf Günay, Mahmut Recevik, Kaan Kançal’ın olağanüstü seçim projesinde önemli bir rol oynayacağı da belirtiliyor.

ALi DÜRÜST SICAK BAKMIYOR

Muhalefet, Mustafa Cengiz yönetiminin baskın seçim ihtimaline karşı yoğun bir çalışma içinde. Hatta bu konuda ilk başkanlık teklifi, TFF’deki görevinden ayrılan Ali Dürüst’e götürüldü. Ancak Dürüst, mevcut yönetimin karşısına aday olarak çıkmayı düşünmediğini nazik şekilde iletti. Muhalefetin bir diğer adayı Dursun Özbek’in ise kulüple olan alacak-verecek ilişkisi nedeniyle durumu net değil. Özbek’in bu süreçte mevcut yönetim tarafından aday çıkma ihtimaline karşılık bilinçli şekilde yıpratıldığı iddia ediliyor. Muhalefetin yıpranmamış, genç ve dinamik bir isim bulduğu ancak bunu sır gibi sakladığı da iddia ediliyor.

Galatasaray'a müjdeli haber! Monaco resmen açıkladı!

Fransa Lig 1 ekiplerinden Monaco, Sevilla'da forma giyen forvet oyuncusu Ben Yedder'i transfer ettiğini açıkladı. Bu gelişme sonrası Falcao'nun Galatasaray'a transferinin önü açıldı.Galatasaray'da hareketli saatler yaşanıyor. Geçtiğimiz günlerde menajer Ahmet Bulut ile Galatasaray 2. Başkanı Abdurrahim Albayrak, Fransa'ya giderek golcü futbolcu Radamel Falcao ile bir görüşme gerçekleştirmişti.
Bu gelişmenin ardından sarı kırmızılılara Monaco'dan müjdeli haber geldi. Fransız ekibi, Sevilla'dan forvet oyuncusu Ben Yedder'i 5 yıllığına kadroya kattığını açıkladı.

Başakşehir, Basel, Dinamo Kiev elendi, Galatasaray'ın kasasına büyük meblağ girdi!

Şampiyonlar Ligi gruplarına direkt olarak katılacak Galatasaray ön elemelerdeki sonuçlara göre kasasını ciddi şekilde doldurmayı garantiledi.Birçok Türk kulübü gibi finansal anlamda ciddi zorluklar yaşayan Galatasaray son iki sezonda Şampiyonlar Ligi'ne direkt katılarak nefes almıştı.
Cim Bom bu sene de büyük bir meblağı kasasına koymayı garantiledi. Başakşehir'in Olympiakos'a elenmesiyle birlikte Sarı Kırmızılılar, Şampiyonlar Ligi'nin Türkiye payının yüzde 90'ını eline geçirdi. Aynı senaryo geçen sene de yaşanmış ve Galatasaray kasasına 8,5 milyon euro koymuştu. Bu para bu sezon biraz daha artacak.

Ekstradan 3 milyon euro daha!

UEFA Şampiyonlar Ligi 3. eleme turunda Galatasaray'ın katsayı sıralamasında üzerinde bulunan Dinamo kiev, Basel ve Porto elendi. Krasnodar'ın Porto'yu, Club Brugge'ün Dinamo Kiev'i, LASK Linz'in de Basel'i elemesinin ardından, Sarı Kırmızılı takım elde edeceği gelire 3 milyon 324 bin euro ekledi. Galatasaray'ın üzerinde olan PSV'yi de dün gece elenen Basel kupa dışına itmişti.

Galatasaray Steven Nzonzi transferini bitirdi

Galatasaray, aradığı orta sahayı İtalya’da buldu. Cim Bom, ezeli rakibi Fenerbahçe’nin de istediği Steven Nzonzi ile prensipte anlaştı. Kulübü Roma da 1 milyon Euro’luk kiralama teklifine ‘tamam’ dedi.
Ve Galatasaray forvet transferinin ardından orta sahadaki kize de son verdi. Listesinde pek çok isim olan Sarı- Kırmızılılar, Roma forması giyen Nzonzi’de karar kıldı. Seri’nin yanına defansif özelliği ön planda olan bir isim isteyen Fatih Terim, 30 yaşındaki yıldız için ‘Mutlaka alalım’ derken, yönetim görüşmelerde mutlu sona ulaştı. 1.96 boyundaki Fransız yıldız, Roma’dan 1 seneliğine kiralanacak. İtalyan ekibine 1 milyon Euro bedel ödenecek.1.96 boyundaki Nzonzi, Fransa Milli Takımı’nda da 14 maça çıktı.
Oyuncu da Galatasaray’a ‘evet’ derken, arada sadece çok ufak pürüzler kaldı. Fenerbahçe’nin de yakından ilgilendiği Nzonzi Şampiyonlar Ligi faktörü nedeniyle Aslan’a yeşil ışık yakarken, kısa zamanda bu transferin sonuçlanması bekleniyor. Nzonzi geçen sezon Roma’da toplam 39 maça çıkarken, 1 gol, 2 asistlik katkı sağladı.
Galatasaray Maçı İzle, Canlı Maç İzle, Taraftarium 24 İzle, Şifresiz Maç İzle

14 Ağustos 2019 Çarşamba Trabzonspor Haberleri

Trabzonspor 1467 gün sonra taraftarı önünde Avrupa maçına çıkıyor

UEFA Avrupa Ligi 3. Ön Eleme Turu mücadelesinde yarın sahasında Çekya'nın Sparta Prag takımıyla 2-2'nin rövanşında karşılaşacak olan Trabzonspor, 1467 gün sonra taraftarı önünde Avrupa maçına çıkacak. Bordo-mavililer ayrıca ilk kez yeni stadyumunda bir Avrupa maçı oynayacak.
Trabzonspor, UEFA Avrupa Ligi 3. Ön Eleme Turu rövanş maçında yarın sahasında Çekya'nın Sparta Prag ekibiyle mücadele edecek. En son Avrupa kupalarında 6 Ağustos 2015'de Makedonya'nın Rabotnicki takımıyla Hüseyin Avni Aker Stadyumu'nda karşılaşan bordo-mavililer, deplasmanda 1-0 kaybettiği maçın rövanşında sahasında 1-1 berabere kalmasıyla erken veda etmişti. Söz konusu dönemden sonra Avrupa kupalarında yer alamayan Trabzonspor, 1467 gün sonra taraftarı önünde bir Avrupa kupası maçında mücadele edecek.

Akyazı'da ilk Avrupa maçı

18 Aralık 2016'da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla açılan Şenol Güneş Spor Kompleksi içinde bulunan Medical Park Stadyumu'nda ilk kez Avrupa kupası maçı oynayacak olan bordo-mavililer, 41 Bin 461 kapasiteli yeni stadında Avrupa'lı rakiplerini ağırlayacak.
Trabzonspor Avrupa'da 127 randevuya çıkıyor
Çekya'nın Sparta Praf takımıyla 2-2'nin rövanşında karşılaşacak olan Trabzonspor, bu maçla birlikte Avrupa'da 127. kez sahne alacak. Bordo-mavililer, Avrupa arenasında bugüne kadar oynadığı 126 maçta 48 galibiyet ve 33 beraberlik aldı. 45 müsabakada ise mağlubiyetle ayrıldı. Söz konusu karşılaşmalarda rakip fileleri 164 kez havalandıran Karadeniz ekibi, kalesinde de 168 gol gördü.
Trabzonspor, ilk olarak 1976-1977 sezonunda başladığı Avrupa serüveninde Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası ve UEFA Şampiyonlar Ligi'nde 28, 2009-2010 sezonundan itibaren UEFA Avrupa Ligi adıyla düzenlenmeye başlanan eski adıyla UEFA Kupası'nda 78, Avrupa Kupa Galipleri Kupası'nda 12 ve UEFA Intertoto Kupası'nda 8 maç oynadı.

UEFA Avrupa Ligi'nde 79 maç

Trabzonspor, Sparta Prag takımıyla eski adı UEFA Kupası yeni adıyla UEFA Avrupa Ligi'nde 79. maçını oynayacak. Kupada ilk olarak 1982-1983 sezonunda Almanya'nın Kaiserslautern takımı ile eşleşen bordo-mavililer, bugüne dek oynadığı 78 maçın 31'inde sahadan galibiyetle ayrıldı. 21 maçta berabere kalan bordo-mavililer, 26 maçta mağlup oldu. Söz konusu maçlarda rakip fileleri 108 kez havalandıran Karadeniz ekibi, kalesinde ise 104 gole engel olamadı.

Devlere karşı zaferler

Trabzonspor, bugüne kadar Avrupa'da oynadığı maçlarda büyük takımlara karşı önemli galibiyetler elde etti. Avrupa sınavlarında güçlü takımlara karşı başarılı sonuçlar alan bordo-mavililer, 1976-1977 sezonunda İngiltere'nin Liverpool, 1983-1984 sezonunda İtalya'nın Inter, 1990-1991 sezonunda İspanya'nın Barcelona ve 1994-1995 sezonunda ise İngiltere'nin Aston Villa takımını Hüseyin Avni Aker Stadı'nda 1-0'lık sonuçlarla yenmeyi başardı. Trabzonspor, 1983-1984 sezonunda yendiği Inter'i 14 Eylül 2011'de oynanan Şampiyonlar Ligi grup maçında da 1-0 mağlup ederek Avrupa'da adından söz ettirmişti.

En farklı galibiyetini Arnavutluk takımı karşısında aldı

Karadeniz ekibi, Avrupa kupalarında en farklı galibiyetini Arnavutluk'un Vllaznia takımı karşısında aldı. Karadeniz ekibi, 2007-2008 sezonunda UEFA Intertoto Kupası'nda Arnavutluk temsilcisini sahasında 6-0'lık sonuçla mağlup ederek, Avrupa'da oynadığı 126 maçtaki en farklı galibiyetine imza attı.

En farklı yenilgi Barcelona'ya karşı

Karadeniz ekibi, Avrupa kupalarında en farklı yenilgisini İspanya'nın Barcelona takımı karşısında gördü. Trabzonspor, Avrupa Kupa Galipleri Kupası 1. Tur rövanş maçında deplasmanda Barcelona'ya 7-2'lik sonuçla mağlup olmuştu.

Trabzonspor, Edgar Le'yi Feyenoord'a kiraladı

Trabzonspor'un Yusuf Yazıcı transferi karşılığında Lille'den kadrosuna kattığı Edgar Miguel Le, 1 yıllığına Feyenoord'a kiralandı.
Trabzonspor, Portekizli savunma oyuncusu Edgar Le ile anlaşmaya varıldığını duyurdu. Trabzonspor Sportif Yatırım ve Futbol İşletmeciliği Ticaret AŞ’den Borsa İstanbul’a gönderilen ve Kamuyu Aydınlatma Platformunda (KAP) da yer alan açıklamada, profesyonel futbolcu Edgar Miguel Le ile opsiyon hakkı kulübe ait olmak üzere 3 1 yıllık anlaşma sağlandığı belirtildi.
Oyuncuya 2019-20 futbol sezonu için 650 bin avro, 2020-21 futbol sezonu için 750 bin avro, 2021-22 futbol sezonu için 750 bin avro olmak üzere 3 yıllığına 2 milyon 150 bin avro garanti ücret ödeneceği kaydedildi. Opsiyon hakkının kullanılması durumunda ise oyuncuya 2022-23 sezonu için 800 bin avro garanti ücret verileceği aktarıldı.

İmzayı attı, Feyenoord'a kiralandı

Transfer döneminde Gaston Campi ve Ivanildo Fernandes’i kadrosuna katarak stoper hattını güçlendiren Bordo-Mavililer, Edgar’ı kiralamaya karar verdi. Bu doğrultuda da en ciddi aday olan Hollanda devi Feyenoord, Portekizli’yi kiralık olarak kadrosuna kattı. 25 yaşındaki futbolcunun sözleşme detayları hakkında ise bilgi verilmedi.

Trabzonspor, Sparta Prag'da forma giyen Guelor Kanga'nın peşinde!

Trabzonspor, Sparta Prag ile Avrupa Ligi’nde oynanan ilk maçta beğendikleri yıldız oyuncu Guelor Kanga için Çekya temsilcisinin kapısını çalmaya hazırlanyor.
Trabzonspor bir yandan forvet transferine yoğunlaşırken bir yandan da 10 numara transferi için bastırıyor. Bordo- Mavililer, UEFA Avrupa Ligi'nde karşılaştıkları Sparta Prag'da forma giyen 28 yaşındaki 10 numara Guelor Kanga'nın peşinde... Fırtına, onun için resmi teklif yapacak.

​27 KEZ MİLLİ FORMAYI GİYDİ

Prag'da oynanan ilk maçta 1 gol atan yıldız oyuncunun kulübüyle olan sözleşmesi gelecek yıl sona eriyor. Tecrübeli futbolcu, 27 kez Gabon Milli Takımı formasını giydi ve 1 gol attı.

KARAMAN DA ONAY VERDİ

Yusuf Yazıcı'nın ayrılmasından sonra o bölgeye dinamik bir 10 numara bakan Trabzon'da Ünal Karaman da bu transfere onay verdi. Görüşmeler birkaç gün içinde sonuçlanacak.
Canlı Maç İzle, Şifresiz Maç İzle, Taraftarium 24 İzle, Futbol Cafe TV
submitted by Haberfutbol24 to u/Haberfutbol24 [link] [comments]